Atilla Dağıstanlı

Atilla Dağıstanlı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

JEOTERMAL  CEHENNEMİ

A+A-

ABD,MBD,CİA,MİA,Emperyalizm,Memperyalizmin   bizleri fişlemek için önümüze koydukları  oyun diyoruz ya şu

FACEBOOK ve benzerlerine yine de işimize yarıyor.

Bırakın ülke sınırlarını dünyanın öteki ucundaki insanlarla bile yazılı,sözlü iletişim kurabiliyoruz.

Dünyada olan bitenden anında haberdar olmamızın bedeli  kimliklerimizin birilerinin eline geçmiş olması.

Yoksa  anında nereden öğrenebilirdik neler olduğunu ?

 

Jeotermal  santrallerinin Aydın’ı top yekün ölüme götürdüğüne dair hemen hemen hergün görsel bilgiler alıyoruz.

Bundan önce  Aydınımızın havasını solurken çürük yumurta  kokusun burnumuzun direğini  alıştırarak ciğerlerimize  gidiyor.

 

Menderes Nehri’nin üzeri ni ölü balıklar kaplıyor…

Zeytin ağaçları,

İncir ağaçları kuruyor.

Toprak ki;insan eksen insan  üretecek kadar bereketli…

Toprak ki; anamız,yaşarken bize binbir çeşit nimet veren anaların anası,

Toprak ki; ölünce çürüyen etlerimizden geriye kalan iskeletimizi başkalarına göstermemek için  bizleri karabağrında sonsuzluğa dek gizleyen  anaların anası.

O bile,

Toprak ana bile kendi bağrından çıkartılan akışkanın zehriyle  ölüyor…

Ve bu bilgiler,kimliğimizin fişlenmesi pahasına kullandığımız sosyal medyada  ta dünyanın öteki ucuna kadar gidiyor,

Her paylaşımdan anında haberimiz oluyor;ama bizi duyan yok .

 

Jeotermal santrallerin Aydın’ı yok etmekte olduğu  bilimsel verilerle kanıtlanıyor olmasına karşın,

Yetkililer susuyor.

Bu belgeleri  bilimsel belge diye saymıyorlar.

Niye ?

Vali  bey,araştırmaların yapıldığını ve en kısa zamanda  sonuç alınacağını söylemişlerdi.

Hala bu konuda  aydınlatıcı bir açıklama yok.

Ayrıca,

Vali bey i bu durumu  Aydın’da göreve başladığı zaman öğrenmiş olabilir;ancak bizlerin yani  Aydın’da yaşayan herkes bu  zulmü  10 yıldan fazla bir zamandır yaşıyoruz.

Jeotermal santrallerin kurulduğu yerlerin yerel yöneticileri  ne yapıyorlar ?

Jeotermal santrallerinin Aydın’ı öldürmekte olduğunu Vali  beyde,yardımcıları da,Emniyet müdürleri de,daire müdürleri de bizler de biliyoruz; ama

Yukarılardan bir yerlerden demek ki  çok büyük bir baskı var.

Baskı  kimden geliyor

İnsanların,hayvanların,doğanın yaşam hakkını kim para uğruna  hiçe sayıyor ?

 

İşte  yine Kofüçyüs’ün,sözü aklıma geldi:

                                                     ‘’ DEVLET GEMİYE,HALK DA SUYA BENZER.

                                                      GEMİYİ TAŞIYAN SUDUR;AMA GEMİYİ DEVİREN DE SUDUR’’

Konfüçyüs,kendi devrinde neler yaşadı da  bu sözü söyleme gereği duydu.

Çok merak ediyorum…

Önceki ve Sonraki Yazılar