Karacasu'da jeotermale karşı bir araya geldiler

Karacasu'da jeotermale karşı bir araya geldiler

Karacasu Belediye Başkanı Zeki İnal’ın mazbatasını alır almaz jeotermal seracılığı getirecekleri müjdesini vermesinin ardından tepkiler çığ gibi büyüyor.

A+A-

(GÜLAY ÖZTEKİN) Aydın’da sayıları hızla artan jeotermale karşı yıllardır amansız mücadele veren AYÇEP üyeleri, Karacasulularla bir araya gelip jeotermale karşı vatandaşları uyardı.
UNESCO dünya mirası listesinde olan Afrodisias Antik kentinin bulunduğu turizm ve tarım kenti olan Karacasu’da 31 Mart seçimlerinin hemen ardından jeotermal enerji gündeme geldi. Yeni seçilen Belediye Başkanı Zeki İnal'ın, Karacasu’ya termal seracılığı getireceklerini müjdelemesinin ardından vatandaşlar jeotermale savaş açtı.  

AYÇEP KARACASULULARI UYARDI
En büyük geçim kaynakları arasında zeytincilik olan Karacasu’da jeotermale karşı çıkan vatandaşlar, Dereköy Mahallesi'ndeki kahvehanede Aydın Çevre Platformu (AYÇEP) Derneği Başkanı Mehmet Vergili ve yönetim kurulu üyeleri ile Yılmazköy ve Kızılcaköy’de jeotermale karşı direnen köylülerle bir araya geldi. Jeotermal mağdurları yaşadıkları zorlu mücadeleyi anlattı. 

GELECEKLERİNE SAHİP ÇIKACAKLAR
Tabipler Odası Başkanı Hakan Karagöz, TEMA Vakfı Aydın Şube Başkanı Mehmet Öztürk, Aydın Barosu avukatlarından Hicran Danışman, Dereköy, Yenice, Esençay, Çamköy, Güzelköy Mahallesi muhtarları, Millet İttifakının Belediye Meclis üyeleri ve çok sayıda mahalle sakinleri katıldı. 

AYÇEP Üyesi Yenice Mahalle Muhtarı Cavit Paksoy, “Tek amacımız birbirimizi bilgilendirmek. Topraklarımızı, kendi geleceğimizi sahip çıkmak adına bu toplantıyı gerçekleştirdik” dedi. 

KÖMÜR BAHANESİYLE ARAMA YAPTILAR
Buharkent ve Pamukören’deki jeotermal enerjinin havaya ve suya bırakılan akışkanlarından Karacasu’nun da son yıllarda nasibini aldığını ifade eden Muhtar Paksoy, “Üzümlerimiz, zeytinimiz, incirlerimiz çürüyüp aktı. Tarım ve turizm kenti Karacasu’da jeotermal istemiyoruz. Jeotermal şirketlerinin iki yıldır bölgede arama yaptığını biliyoruz. Kömür arıyoruz, fay hattı arıyoruz diyerek halkı yanılttılar. Bunların hiç biri tutmadı şimdi de seracılık yapacağız diyerek halkı kandırma peşindeler. Seracılık vatandaşın işine yaramaz. Sadece jeotermal şirketlerini zengin eder. Seracılık işin kandırmacası. Asıl amaçları elektrik santrali kurmak. Toprağımızı, suyumuzu elimizden alırlarsa biz nereye gideceğiz? Mücadele edip topraklarımızı koruyacağız” dedi.

SAKIN OLA ALDANMAYIN
AYÇEP Başkanı Mehmet Vergili, jeotermal enerjinin bu bölgeye uygun olmadığını anlatmaya geldiklerini belirterek, jeotermal enerjinin çevreye verdiği zararları anlatıp halkı bilinçlendirdi. Jeotermallere karşı hep birlikte mücadele etmeye davet eden Vergili, “Dünyanın en güzel şehri Aydın. Bizim 2 bin yıllık zeytin ağaçlarımız, binlerce yıldır insanları besleyen doğal bir coğrafyamız var. 2007 yılında çıkan mineraller yasasında '1. sınıf tarım arazisinde, yerleşim yerlerinin yanına zeytinlik arazilerde jeotermal yapamazsın, akışkanlarını havaya suya bırakamazsın' denmiş. Zeytin yasası, Roma, Bizans, Osmanlı hepsi zeytini korumuş. Bizim zeytin olmayan yerimiz var mı? Dünyanın hiçbir yerinde yok böyle bir şey. Yerel yönetimlerimizi, muhtarlarımızı satın almışlar. Biz çevreciler ortaya çıkana kadar 2007-2014 yılı arasında 17 tanesini yapmışlar. Bugüne kadar, 2007-2019’a kadar 35 santral Aydın cennetini cehenneme çevirmeye yetmiş. Seracılıkla ilgili tüm imtiyaz hakları şirketlerin elinde. Sakın buna aldanmayın. Germencik’ten Buharkent’e kadar hani nerede sera? Sera onlar için zül. İşin içinde başka planları var. Vahşi bir şekilde toprağımızı,, suyumuzu, havamızı yok ediyorlar. Seracılığın 15-20 yıl ömrü var. Oysa bu topraklar binlerce yıldır insanlığa hizmet ediyor. Bizden sonraki kuşaklara da hizmet edecek. Bu topraklar bize yeter. Geleceğinizi yok etmeyin” dedi. 

ATALARIMIZ BU TOPRAKLARI CANLARIYLA KAZANDI
Tabipler Odası Başkanı Hakan Karagöz, jeotermalin zararlarını, avukat Hicran Danışman ise hukuki boyutlarını anlatırken, Kızılcaköy’de jeotermal şirketlerine direnen mağdur kadınlardan Gülten Şimşek, “Biz bu topraklarımızda bu zulmü hak etmiyoruz. Atalarımız bu topraklar için canlarını kanlarını verdi. Biz de ölürüz topraklarımızı ranta kurban etmeyiz. Söylenenlere inanmayın, topraklarınıza sahip çıkın. Paraya kul olmayın. Ülkenin geleceği tarımdan hayvancılıktan geçiyor. Atalarımız binlerce yıl hep üretti. Bizler de üretiriz” dedi. 

DEVLET YALAN SÖYLER Mİ?
Eski İl Genel Meclisi Üyesi ve Belediye Meclis üyesi Kenan Tabak, devletin yalan söyleyerek halkı kandırdığını ileri sürüp bunu yapan devlet yetkililerini kınadı. Tabak, “Devlet yalan söyler mi arkadaşlar? Halkının can ve mal güvenliğini sağlamakla yükümlü olan ve en çok güvendiğimiz devlet yalan söylüyor. Halkını aldatıyor. Geçtiğimiz yıl kömür arıyoruz adı altında arama yaptılar. Devlet neyi saklar? Bir çıkar ilişkisi varsa saklar. Belediye olarak kaymakamlığa yazı yazıp işin gerçeğini öğrenmek istedik. Önceki kaymakam zamanında bize gelen cevapta jeotermal değil kömür aranıyor yazıyordu. Çekindiğin bir şey yoksa ne saklıyorsun da yalan söyledin? Şimdi daha iyi anlıyoruz ki, gerçekler gün gibi ortada. Kömür dedikleri jeotermal imiş. Devlet bizi kandırdı. Halkını kandıran devleti bu duruma düşürenleri buradan kınıyorum. Biz devletimize güvenmek zorundayız. Halkın çıkarlarının kendi çıkarları üzerinde tutması gerekiyor” diye konuştu. 

GEREKİRSE BEDEL ÖDERİZ
Belediye Meclis Üyesi Erdinç Gümüş ise üreticinin yanında olması gereken Ziraat Odasının toplantıya katılmadığı için de tepki gösterdi. Gümüş, “Ziraat Odası'nı da aramızda görmek isterdik. Basında haberler çıktı. Ziraat Odası'nın tepkisini de görmedik. Meclis üyelerimizle birlikte biz jeotermale karşıyız. Torunlarımın yüzüne gönül rahatlığı ile bakmak istiyorum. Muhtarlarımızla da tüm Karacasulularla da gurur duyuyorum. Tek yumruk olacağız. Jeotermale karşı birlik beraberlik içinde sonuna kadar jeotermale karşı çıkacağız. Gerekirse bedel öderiz ama jeotermali Karacasu’ya sokmayacağız” diye konuştu.
 
DEREKÖY’DE RUHSATLAR VERİLMİŞ

Dereköy Mahallesinde Nevzat Şavk, “Jeotermal şirketlerin bir ay kadar önce gelip Dereköy, Alemler, Bereketli, Esençay mahallelerinde 3 tane sondaj ruhsatı aldıklarını ve arazi aradıklarını çok iyi biliyorum. Buna müsaade etmeyeceğiz” dedi. 

MAHALLE KOMİTESİ KURULDU
Toplantıda Dereköy, Esençay, Alemler Mahallelerini kapsayan Komite kurulması kararlaştırıldı. Toplantının ardından Belediye Meclis Üyesi Dereköylü emekli öğretmen Nail Kurt başkanlığında komite kuruldu. Komitenin tüm mahalleleri kapsayacağı bildirildi. Dünya kenti Afrodisias ile Nazilli, Kuyucak ve Buharkent’e içme suyu sağlayacak olan Dandalaz barajının olduğu Karacasu’da jeotermalle turizmin bir arada olamayacağının altı çizildi.

VATANDAŞLAR UYARILDI
Toplantıdan birlik beraberlik içinde kararlı bir duruşla jeotermale her ne pahasına olursa olsun karşı çıkılacağı ve kesinlikle göz açtırılmayacağı vurgulandı. Ayrıca, her ne teklif edilirse edilsin kimsenin parayı tamah edip arazilerini satmamaları konusunda vatandaşlar uyarılıp duyarlı olmaya davet edildi.

dunya-sehri-karacasu-jeotermale-gecit-vermeyecek-103032-2da5326ca493edf27aa7ee37f63179aa.jpgdunya-sehri-karacasu-jeotermale-gecit-vermeyecek-103032-7db1893397ef10ee3818a6b5b28d31cb.jpgdunya-sehri-karacasu-jeotermale-gecit-vermeyecek-103032-36e6117f4bce61606487fcbd10324bfd.jpgdunya-sehri-karacasu-jeotermale-gecit-vermeyecek-103032-41c40408b13d0d6841a54a56a0cec8b4.jpg

 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
2 Yorum