Koçarlı Bıyıklı Mahallesi’nde yaşayan 47 yaşındaki Emine Turgan, sahip olduğu iki deveyi adeta birer çocuk gibi özenle besliyor. Develerin bakımının büyük emek istediğini belirten Turgan, hayvanların beslenmesinden barınmasına kadar her ayrıntıyla yakından ilgilenildiğini anlattı. Develerine özel beslenme düzeni, sıcak su ve battaniyelerle adeta birer çocuk gibi özenle bakan Turgan, develer için kızgınlık döneminde olduklarına dikkati çekerek, şap hastalığı nedeniyle güreşlerin yapılamamasından kaynaklı olarak zaman zaman hayvanların huzursuz ve sinirli olabildiğine dikkati çekti.

"YEMİ ELİMİZLE YEDİRİYORUZ”
Develerin beslenme sürecinin büyük bir titizlik gerektirdiğini vurgulayan Emine Turgan, sürecin sanıldığı kadar kolay olmadığını belirtti. Yemin kıvamının develer için hayati önem taşıdığını ifade eden Turgan, bakım sürecinin tam bir ustalık gerektirdiğin belirterek, “Onların beslenmesi tam bir ustalık işi. Ne çok yaş olacak ne de çok kuru; tam kıvamını tutturmak zorundasınız. 'Yemi önüne koyayım da kendi yesin' gibi bir durum söz konusu değil. Acıktıklarında yemi ellerimizle yediriyoruz. Adeta bir bebeği besler gibi her lokmasıyla ilgileniyoruz” dedi.

BATTANİYELİ VE PEKMEZLİ ÖNLEM
Kış aylarının sert geçtiği günlerde develerin sağlığını korumak için alışılmışın dışında yöntemler uygulayan Turgan, hayvanların konforu için hiçbir masraftan ve emekten kaçınmadığını söyledi. Barınaklarının zeminine halılar sermesinin yanı sıra üzerlerini de kalın battaniyelerle örten Turgan, develerin içme suyunu bile özel olarak hazırladığını vurgulayarak, “Develer kışın çok daha hassas oluyor. Onlara asla soğuk su içirmiyoruz. Sularını mutlaka ılıtıyoruz ve dirençlerini artırmak için içine pekmez katıyoruz. Ne çok yaş olacak ne de kuru. Tam kıvamında hazırlanıyor. Acıktıklarında yemi elinle vermen gerekiyor. ‘Yemi buraya koyayım, kendisi yesin’ diye bir şey yok. Bebek gibi bakıyorum. Altlarına halı seriyoruz, üstlerine battaniye örtüyoruz. Halıları, örtüleri var. Gerçekten çocuk gibi bakıyoruz” diye konuştu.

“ÇOCUKLARIMIZDAN AYRI TUTMUYORUZ”
Develerine olan duygusal bağını yerine göre “Çocuktan daha kıymetli” ifadeleriyle özetleyen Emine Turgan, sevgisinin maddi karşılığa dönük olmadığını da söyledi. Günün büyük bir bölümünü develeriyle geçiren Turgan, üstlendiği sorumluluğun kendisi için yorgunluk değil, aksine mutluluk kaynağı olduğunu dile getirdi.

“GÜREŞLERİ SABIRSIZLIKLA BEKLİYORUZ”
Halihazırda develerin kızgınlık döneminde olduğunu hatırlatan Turgan, bu yıl bölgede deve güreşlerinin şap hastalığından kaynaklı yapılamamasının hayvanlar üzerinde olumsuz etkilere neden olduğunu söyledi. Develerin doğası gereği kızgınlık döneminde güreşmeyi beklediklerini belirten Turgan, “Güreşler olmayınca hayvanlar huzursuz ve sinirli olabiliyor. Bunu kuyruklarını vurmalarından ve hırçın hareketlerinden anlıyoruz. Onlar da er meydanına çıkmak için sabırsızlanıyorlar ama bu sene maalesef bu heyecanı yaşayamadılar. En kısa zamanda güreş yasağının kalkacağı günleri biz de onlar gibi sabırsızlıkla bekliyoruz” ifadelerini kullandı.





