“Kolayı değil zoru seçin”

“Kolayı değil zoru seçin”

​​​​​​​Üniversite tercihi yapacak öğrencilere altın değerinde öğütler veren tecrübeli Eğitim Uzmanı Cihat Şener, tercih yaparken yüksek puanlı yerleri seçmenin önemine değindi.

A+A-

AYŞE AKTAŞ - Kolayı herkesin yaptığının altını çizen Şener, “Kendinizi geliştirin, emek harcayın, tırmalayın. Zoru seçin, yüksek puanı seçin” diyerek üniversiteye girişteki yüksek puanının değerinin mezuniyette görüleceğinin altını çizdi.
 
Bu hafta ki röportaj konuğumuz deneyimli Eğitim Uzmanı Cihat Şener oldu.  Çeşitli öğretim kurumlarında uzun yıllar öğretmenlik, yöneticilik, danışmanlık yapan 11 Nisan 1953 Aydın Bozdoğan doğumlu eğitimci Cihat Şener ile eğitim üzerine konuştuk. Şimdi söz, HBB TV’de başlayıp TV 8’de yürüttüğü eğitim ve gençlik programlarını ‘Hayatımız Sınav’ adıyla uzun yıllardan beri TRT’de sürdüren evli, iki kız babası olan Cihat Şener’de.

Cihat Şener kimdir? sizi tanıyabilir miyiz?
Cihat Şener, Aydın Bozdoğanlı’yım, 70 yaşındayım.  Matematikçidir aslında. Yaklaşık 45 yıl Türkiye’de matematik öğretmenliği yaptım. Öğretebildi mi tartışılır. Eğer istediği gibi öğretebilseydi Türkiye bugün başka bir Türkiye olurdu. Bu 45 yılın içinde daha çok profesyonel eğitim var. Yani okul öğretmenliği yerine üniversitelerde, dershanelerde, özel eğitim kurumlarında ve bunun yaklaşık eğitim kurumlarına paralel olarak 20 sene civarında da televizyonda üniversite sınavına yönelik programlar yaptım. Ama 20 yıl kesintisiz TV programcılığı yaptım. Benim uzmanlık alanım test tekniğidir. Yıllarca sınav soruları hazırladım. Kitaplar yazdım. Sonradan ‘Hayatımız Sınav’ diye bir televizyon programı adı olan anneler, babalara yönelik bir kitap da çıkardık.

Televizyon programlarınızdan bahseder misiniz?
Bu programcılığın hedefi yine eğitimdi. Ama daha lokal üniversite sınavıydı. Şimdiki kuşaklar bilmez. HBB diye bir televizyon kanalı vardı. Orda başlamıştım. Bunun 11 yılı TRT’de geçti, 8 yılı da TV 8’de geçti. O dönemlerde lise son sınıf öğrencisi olan yaklaşık 20 dönem kadar öğrenci, sınavdan çıkar, televizyonun başına otururdu. Neler yaptım, neler çözdük, neler yapamadım diye soruları çözerdik. Elimizde çok önemli bir deneyim vardı. Sınav sorularına baktığımız zaman biz üç aşağı, üç yukarı nereye tekâmül ettiğini hesaplayabiliyorduk. O canlı yayınlar da yaklaşık 5 saat sürerdi. Sonrasında artık yoruldum.

Türkiye’de nerelere giderek konferanslar verdiniz?
 Türkiye’de bütün il merkezlerini ve ilçeleri dolaştım. O zaman ki asistan arkadaşlarıma özellikle il merkezlerini değil ilçe merkezlerini tercih edin dedim. Çünkü il merkezindeki çocuğun yine birtakım seçenekleri var ama ilçelerde olan çocukların olanakları yoktu. O yüzden okullarla bağlantılar kurardık, ilçelerdeki küçük dershanelerle bağlantı kurulurdu. Hatta bazılarından hiçbir şey talep edilmezdi. İstisnasız hepsine gittim. 

Hiç unutmadığınız bir konferans var mı?
Hiç unutmadığım Erzincan’a bağlı Tercan diye bir ilçeye gittim. Çocukları çok seven, il milli eğitim müdürünü orda gördüm. 28 yaşındaydı. Çocukları okulun koridoruna topladık. Sınıflar küçüktü. Hava soğuktu. Koridor geniş ve uzundu. Çocuklar sırlara oturdu. Kimilerine bunlar hikaye gelir ama ayakkabılı çocuk sayısı yüzde 10’du. Diğerleri çorap ve terlikle oturuyorlardı. İçlerinde ortaokul çocukları da vardı lise öğrencileri de vardı. Benim mesleki hayatımdaki en enteresan konferanslarımdan biriydi. Sonradan o kaymakam arkadaşımla ve milli eğitim müdürü arkadaşımla oradaki konferanstaki birkaç öğrenciyle İstanbul’da karşılaşma imkanım oldu. Çok heyecan verici şeyler bunlar, benim için çok önemlidir. 

Son yıllarda Nazilli’deki eğitimi nasıl görüyorsunuz? 
Türkiye’de eğitimin niteliği son 20 yılda özellikle bir iniş gösteriyor. Kanıtım var mı var, özellikle üniversite giriş sınavlarında net sayılarına bakarsanız bunu görebilirsiniz. Dolayısıyla Nazilli’yi de bu zayıflamadan ayrı tutamayız. Ama Nazilli’nin grafiği Türkiye grafiğine göre keskin düşmüyor. Bu faktör Nazilli’deki insanların dünya görüşüyle alakalı. Genel olarak Egeli vatandaşlar çocuklarını eğitmek ister ve bu konuda para harcamayı da kısmaz. Yani Nazilli’deki bir çocuğu İzmir’de bir üniversiteye göndermek bir gurur meselesidir ama bu Türkiye’nin her yerinde böyle değildir. Biraz da ekonomiyle alakası var. Nazilli’de ziraat yapılır, iyi ki de yapılır. Çünkü oradan gelen parayla bu çocukların eğitim parası hazırlanır. Şöyle bir kıyaslama yapalım; 40 yıl önceki öğrencilerin başarı düzeyi ile bugünkü öğrencilerin başarı düzeylerini kıyaslarsak biraz canımız sıkılır.

Bunda Sümerbank’ın katkısı var mı? Biliyorsunuz Sümerbank sadece fabrika değildi, bir sanat yuvası bir eğitim ve kültür yuvasıydı.
Nazilli’yi Sümerbank’tan ayırarak düşünemezsiniz. Sümerbank’ı çıkarırsanız Nazilli bir köy haline gelir çünkü. Sümerbank Nazilli için 1950’lerde, bu giderek azalmış da olabilir ama hiçbir zaman Nazilli’de Sümerbank’ın etkisi bitmedi. Bana kalırsa hala daha devam eder, bu bir gelenek gibidir. Nazilli bölgesinde Sümerbank’tan emekli kişiler hala daha torunları, için çocukları için aydınlanmalısın ve okumalısın derler. Zaten çocuklar da yazın bağ bahçede çalışırlar. Ama eğitim zamanı geldiği zaman, bu çocuklar okullarına gider. Çok başarılı çocuklar çıkmıştır. Kazanma yüzdesi fazladır, hem de meslek seçimi anlamında çok yukarılarda, sıradan olmayan mesleklere ulaşmış öğrenciler çoktur.

Nazilli’deki öğrencilere tavsiyeniz nedir?
Aslında gençler tavsiye edilecek şeylerin farkındalar, bilincindeler. Tavsiye etmek çok işlevli değil ama bir iki çıkış yolu önerilebilir. Mesleğin, yani işin iyisi, kötüsü yoktur. Meslek, insanın yaşamdaki işlevini ortaya koyar. Bir işe yarayacaksınız. Öteki türlü diğer canlılardan farkınız kalmaz. Bir ağaç gibi yaşarsınız. Bir şeyler üretmeniz lazım. Bireyi de yetiştirirken iyi yetiştireceksiniz. Nazilli bu konuda şanslıdır. Çocuklara, şunu önerebilirim. Atalar diyor ki; Ne ekersen onu biçersin. Siz de kendinizi ne kadar yukarı ekerseniz, ne kadar donanımlı olursanız, karşılığını da o kadar çok alacaksınız. Bugün bilgisayar konusunda veya cep telefonu konusunda konuşmayan, bilmeyen çocuk var mı? Bugün cep telefonunuz yoksa geri kalıyorsunuz. İşte bu uyum sağlamak. Birçok şeyi bilmeniz gerekiyor. Bu yetmiyor tabi ki. Özellikle Nazilli’de iseniz ekip biçmeyi, tohumu iyi bileceksiniz. Budamayı bileceksiniz. Yetmez, pazarlamayı da bileceksiniz. Çok zor şartlarda bunları yapmak zorundasınız. Zorunda değilseniz bile bileceksiniz. 

Meslek seçiminde ya da üniversite seçiminde öğrencilere tavsiyeniz nedir?
Mesela mühendislik seçtiniz. Önce iyi bir mühendis olacaksınız, sıradan bir mühendis olmayacaksınız. Bilmem neredekinin puanı düşük diye oraya gitmeyeceksiniz. En iyi mühendislik eğitimini hangi üniversite veriyor? Araştıracaksınız. Bakacaksınız ki puanı yüksek. Siz o puanı almak için mücadele edeceksiniz. A üniversitesinden de mühendis çıkarsınız B üniversitesinden de. Ama bu iki üniversite arasında, atıyorum 100 puan fark varsa bilin ki mezuniyette o 100 puan 200 puan olarak farklı dönecektir size. O puan farkı, üniversiteye başlarken fark etmez ama mezun olduğunda fark eder. İş veren de çok iyi biliyor o iki üniversitenin farkını. Yani kolayı seçmek akıllıca değildir. Kolayı seçmeyin. Kolayı herkes yapıyor çünkü. Kendinizi geliştirin, emek harcayın, tırmalayın. Zoru seçin, yüksek puanı seçin. Yüksek puanın neden yüksek olduğunu düşünün. Çünkü talep çok. Neden? Çünkü orada eğitim iyi. Bir yeri kazanmış olmak için sınava girmeyin. O zaman kendinizi inkar ediyorsunuz demektir. O zaman fotosentez yapıyorsunuz demektir. Ailen para harcıyor, sen zamanını harcıyorsun. Çekil bir kenara fotosentez yaparak geçir hayatını. Tüm öğrencilerimizi ve eğitim camiasını saygıyla selamlıyorum.

isin-iyisi-kotusu-yoktur-istedigim-gibi-ogretebilseydim-turkiye-bugun-baska-bir-turkiye-olurdu-204700-3d253228a537f8559763801c548ad90a.jpgisin-iyisi-kotusu-yoktur-istedigim-gibi-ogretebilseydim-turkiye-bugun-baska-bir-turkiye-olurdu-204700-a2a354c026fcd87f1663f6375e46300d.jpg

ssss-001.jpgiiiii.jpg
 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.