Kraliçe Arı

Kraliçe Arı

2012’den bu yana Efeler Halk Eğitim Merkezi’nde arıcılık üzerine kurs öğretmenliği yapan Kezban Kerim, 7 yıllık süreçte yaklaşık 500’e yakın Aydınlı kursiyerin sertifika almasını sağlayarak devlet desteklerinden yararlanmalarının önünü açtı. 

A+A-

(MURAT TAN) 23 yıllık süreçte arı yetiştiriciliği ve bal üretimi yapmasının yanı sıra Aydın’da arı yetiştiriciliği üzerine kurs öğretmenliği yapan tek kadın olan Kezban Kerim, hemcinslerine taş çıkartıyor. 1991’de Fırat Üniversitesi Hayvan Sağlığı ve Yetiştiriciliği Bölümü’nden mezun olmasının ardından eşi Emekli Polis Ali Kerim ile 1996’da Aydın’a taşınmalarıyla birlikte aile olarak arı yetiştiriciliği yapmaya başladıklarını söyleyen Kerim, Aydın’ın bal üretimine çok uygun olduğunu söyleyerek özellikle kırsal kesimde yaşayan herkesin arı yetiştirmesini tavsiye etti. 

“AYDIN’DA ARICILIĞA İLGİ ARTIYOR”

Aydın’ın doğa ve iklim şartları bakımından arıcılığa çok uygun olduğunu söyleyen Kezban Kerim, “Aydın’da arıcılığa ilgi gayet güzel. Bu işe ilgi duyan hemen hemen herkesin de dedesinden, babasından ya da yakın akrabasından kalma karakovanı ya da normal kovanı var. Hemen hemen her kursiyemizden de ‘Bahçemizde kovanımız vardı, dedem bu işi yapıyordu, amca oğlum da yıllardır bu işi yapıyor’ gibi sözler işitiyoruz. Aydın’da kırsalda yaşayan kesimdekiler de arıcılıktan ciddi anlamda para kazancı olduğunu da görmeye başladılar. Bizim kurslarımıza gelen bütün öğrencilerimizin Aydın’da ortalama 50-70 kovanı var. Bu bahsettiğim öğrenciler, sıfırdan bu işe başlayanları kapsıyor. Daha öncede arıcılık yapanlar da kurslarımıza katılıyor. Onlarla birlikte biz 30-40 saatlik kurs sürelerini 80 saatlik kursa çıkardık. Şu anda arıcılık kursu 74 saate indi” dedi. 

“AYDINLI KADINLAR DA BU İŞİ KEŞFETTİ”

Efeler Halk Eğitim Merkezi’nde bu yıl 16 iş günü sürecek periyodik takvimler dahilindeki 74 saatlik kurslara, Aydınlı arı yetiştiricilerinin ve sıfırdan işe başlamak isteyenlerin ilgisinin geçtiğimiz yıllardaki gibi yoğun olacağını söyleyen Kerim, “Kurslarımız, haftalık 10 saat olmak üzere iki gün boyunca veriliyor. Kurslarımıza kadınlarımız da katılıyor. Kurslarımız genelde çalışan kesime hitap ediyor ancak Aydınlı kadınların da arı yetiştiriciliğine ilgisi gayet güzel. Çünkü Aydın’da hemen hemen mirastan kalma olsa bile bir çok kadının zeytin bahçesi var. Haliyle kadınlarımızın ellerindeki bahçelere bir kovan koyup bal üretebilme isteği söz konusu. Bal üretimi yapan kadınlarımız da esasen ev ekonomisine katkı sağlamak için çiçek, örgü gibi işler yapan kadınlara nazaran çok daha karlı durumdalar. Arıcılık yapan kadınlarımız, hem evlerinin ihtiyacı olan balı temin edip ailesine sağlıklı bir ürün elde ediyorlar, hem de ev ekonomisine ciddi katkı sağlıyorlar” diye konuştu. 

“SIFIRDAN BAŞLAYIP GÜZEL YERE GELENLER VAR”

Arı yetiştiriciliği kapsamında verilen kurslarda arı ırklarının tanıtımından, mevsimsel bakıma kadar kursiyerleri detaylı bilgilerle eğitime tabi tuttuklarını söyleyen Kerim, “Diğer Ürünler adıyla verdiğimiz derste de bal, propolis, polen, arı zehiri üretimini öğretiyoruz. Arısının ölü de dirisi de kazanç kapısıdır. 7 yıldır kurs eğitmenliği yapıyorum. Aydın’da sıfırdan başlayıp güzel yerlere gelen insanlarımız var. İlk etapta ben bu işi yaparım deyip 30-40 kovanla bu işe girip büyüten de, kadınlardan da biz bu işi böyle bilmiyorduk deyip ilgisini ve emeğini daha da artıranlar da var. Arıcılığın derinliğini öğrendikçe şaşkınlığını gizlemeyen öğrencilerimizle de karşılaşıyoruz. Aydın’da arıcılık üzerine benden başka kurs veren başka bir kadın da yok. Kadınlarımızla bu anlamda iletişimim de çok iyi. Onları arı yetiştiriciliğine teşvik etmem daha kolay oluyor ve bana sordukları sorulara verdiğim doyurucu cevaplarla da sürekli ilgilerini diri tutmaya çalışıyorum” dedi.

“BU SENE KURSLAR EYLÜL’DE BAŞLAYACAK”

Eşi Ali Kerim’in arı yetiştiriciliği ve hijyenik, doğal bal üretimiyle ilgili yapılan yarışmada 2004 yılında Aydın’da birinci olarak ödül aldığını söyleyen Kerim, “Bu ödül elbette bizleri onurlandırdı ancak arı yetiştiriciliği ciddi ilgi ve düzen isteyen bir iştir. Kovandaki arı dizilişi ve düzeni çok önemlidir. Arıyı karışık koyarsınız arı da sizi karıştırır. Düzenli ve planlı olmak gerekiyor. Bu sene kurslara henüz başlamadım. Geçtiğimiz Eylül ayında memleketimiz Konya’da olduğum için başvuruda bulunmadım. Kurslarımıza bu sene Eylül ayında tekrar başlayacağız. Eylül ayında başlayan kurslarımız devamlı olarak sürecek. Ciddi taleplerin olacağından da şüphem yok ve geçtiğimiz yıllara göre baktığımızda da bu yıl ilg gayet güzel olacaktır diye düşünüyorum. Aydın’da Arı Yetiştiricileri ve Birliği’ne kayıtlı yaklaşık 2 bin üye var. Aydın’da bir de Bal Birliği var. Ben kendim Bal Birliği’nin üyesiyim. Kendimiz de bal üretimi yapıyoruz. 150 aktif kayıtlı kovanımız var. Aydın bal üretimine gayet elverişli olduğu için ileride kovanlarımızı daha da artırmayı düşünüyoruz” diye konuştu. 

“HER AYDINLIYA BU İŞİ ÖNERİYORUM” 

Kuran-ı Kerim’deki Nahl Suresi’nde 68 ve 69. ayetlerde arıya Allah tarafından bal üretmesi için vahyedildiğini söyleyen Kerim, “Diğer hayvanlar aleminde vahyedilen başka bir canlı yok. Arı bu anlamda hakikaten önemli bir canlıdır. Arı yetiştiricilerine tavsiyem mevsim ve florayı takip etmeleridir. İşlerini zamanında yapmalarıyla birlikte kadınlarımıza da bu işi özellikle öneriyorum. Yani kırsal kesimde yaşayan bir kadınımız bahçesindeki kümesinin üzerine bir kovan koyup dahi bu işi rahatlıkla yapabilir. Ben Aydınlıya da bu işi özellikle öneriyorum. Evin ihtiyacı da çıkıyor, ev ekonomisine de katkı sağlanıyor. Mesela bir domates ekmek için yeri bellemek, suyu getirmek, gübre atmak lazım ama arı yetiştiriciliğin böyle bir şey yok. Kovanı koyuyorsunuz ve arı doğadan nektarini poleni getirip balı üretiyor. Kovanın kendi içinde bir üretim var. Hem yavru besler, hem bal üretir, hem poleni hem de propolisi saklar. Bütün bu işi bir laboratuardaymış gibi sekteye uğratmadan yapar. 35 derece sıcaklıktaki bir kovan düşünün, içinde bir zerre dahi mikrop yok” dedi. 

“YERLİ IRKIMIZI KORUMAMIZ GEREKİYOR” 

Arıcı yetiştiricilerinin öncelikli olarak arıdan asla korkmamaları gerektiğini tavsiye eden Kerim, “Aydın’a arı yetiştiriciliği için en uygunu Anadolu Arısı dediğimiz Muğla Arısıdır. Zaten Dünya’da da verimli olan dört tane ırk vardır; Kafkas, Karniyol ve bir de İtalyan. Tabi İngiltere ve Rusya’da daha farklı ırklar da vardır. Anadolu Arısı’nın İç Anadolu’da başka bir formunu görüyoruz ama Muğla Arısı Aydın’da çam ağaçları bol olduğu için uygundur. Aydın’daki arıcılarımız Erzurum’a ya da Kars’a kadar da gidebiliyor ama gidemeyen arıcımız Muğla Arısı ile bal üretimi yapıyor. Eldeki bu güzel ırkımızı kaybetmemiz gerekiyor. Yerli ve milli arımıza sahip çıkmalıyız. Şu da var; Aydın’da ağırlıklı olarak eski usül küçük çekmeceli kovanlar kullanılıyor. Ergonomik kovan arı ve polen üretmek için en uygunudur. Aydın’da “Alerjisi olana elbette tavsiye etmiyoruz ancak birileri mutlaka bal üretmeli. Ben bu işi ömrüm vefa ettiği sürece yapacağım” diye konuştu.

kralice-ari-99538-1b1b1a8c6670716d88e432f839a433cf.jpegkralice-ari-99538-3e0ced5d229701fb1a3ca67c6ba42eeb.jpegkralice-ari-99538-00202a7b8839c32101f600326baebaa2.jpgkralice-ari-99538-382c471b535b535a4d38fc90d72aac7a.jpeg


 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.