AYDIN SARI

AYDIN SARI

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

KRİZİ FIRSATA ÇEVİRMEK

A+A-

Uluslararası Para Fonu’nun son yaptığı açıklamalara göre Kovit-19 sonrasında dünyada ekonomik bir daralma söz konusu olacak.

Diğer bir söylem ile dünya ekonomisi 1929’dan bu yana yaşanmamış bir ekonomik krizin içine girecek.
Uluslararası Para Fonu (IMF) Başkanı Kristalina Georgieva, koronavirüs salgını nedeniyle küresel ekonominin 1929’da yaşanan Büyük Buhran’dan bu yana görülmeyen bir ölçekte daralmasının beklendiğini ve bu yıl 170 ülkede kişi başına düşen gelirin azalacağını söylüyor.
Bu ekonomik daralma, ekonomik kriz elbette öncelikli olarak az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeleri derinden etkileyecek.
İşte bu noktada Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin öncelikli olarak kendi öz kaynaklarına dönmesi gerekiyor.
Türkiye’nin Kurtuluş Savaş sonrasında yaptığı gibi kendi öz kaynaklarına yönelmesi, köylünün, çiftçinin daha iyi koşullarda desteklenmesi gerekiyor.
Türkiye’nin ekilebilir tarım alanlarının tamamında tarım yapılması için gerekli teşvik paketlerinin hazırlanması gerekiyor.
Köyden kente göçün tersine çevrilerek köyde üretimin arttırılması adına çalışmalar yapılması gerekiyor.
Tarımsal üretim bakımından kendi kendine yetebilen ülkelerden biri olma kapasitesine sahip, (ki önceleri böyle idi) Türkiye’nin yeniden tarıma yönelmesi ve kendi yerli tohumları ile üretim yapıp, ihtiyaç fazlasını ihraç etmeye yönelik politikalar üretmesi gerekiyor.
Bugün bu salgın sırasında Tarım ve Orman Bakanlığı’nın ciddi bir çalışma yaparak önümüzdeki on yılın, yirmi yılın, elli yılın planlamasını yapmalı ve çiftçiye, üreticiye verilecek desteklerin planlamasını yapması gerekiyor.
Bunları yaparken elbette sanayi üretimini göz ardı etmemek gerek.
Salgın günlerinde bile üretim yapabilen sanayi kesiminin ihracata yönelik üretiminin arttırılması ve bunların pazarlanmasının sağlanması yolunda önemli adımlar atılması gerekiyor.
Bu ve bunlara benzer önlemler alındığı taktirde, salgını Avrupa ülkelerine göre daha az hasarla atlatılacağı görünen Türkiye, yaşanacak olan krizi de fırsata çevirebilir. 
BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ
Basın özgürlüğü noktasında geldiğimiz nokta hiç de iç açıcı görünmüyor.
Önceki gün yayınlanan rapora göre Türkiye bu alanda 170 ülke arasında 154. Sırada bulunuyor.
Yani basın özgürlüğü konusunda Türkiye sınıfta kalmış durumda. 
Siyasetçisinden tutun da sivil toplum örgütüne ve vatandaşına dek Türkiye’de basın üzerinde bir baskı oluşturulmaya çalışılıyor. 
En basitinden önceki gün Aydın’da yaşanan bir olayda, sosyal medya üzerinde gazeteci kardeşlerimize yapılan hakaretler ortada.
Hem doğru dürüst haber yaz diyor. Sanki kendisi işin aslını tam biliyormuş gibi, hem de arkasından küfür ve hakaret yağdırıyor.
Hatta bu mahalleye bir daha gelmeyin diye tehditler bile savrulabiliyor.
Türkiye’de basın öyle bir konuma geldi ki, artık bir zamanlarının moda deyimi ile kefenini giymiş öyle haber yapıyor.

Önceki ve Sonraki Yazılar