Aydın Hedef Gazetesi'nden Betül Ulaşzade'nin haberine göre; Kuşadası’nda 5 şubesi bulunan bir tatlı işletmesinde yönetici olarak faaliyet gösteren Latif Aslan, bayram dönemlerinde siparişlerin günler öncesinden gelmeye başladığını belirterek müşterilerin genellikle telefonla arayarak siparişlerini önceden ayırttığını aktardı.
“TÜRKİYE’Yİ 8’İNCİ SIRAYA TAŞIDIM”
Sektördeki faaliyetlerinden söz eden Aslan, “Ben 7 yaşımdan beri fırıncılık ve tatlı sektörünün içerisindeyim. Yaklaşık 10-14 yıldır da yöneticilik yapıyorum. Daha önce Pastacılar ve Fırıncılar Dernek Başkanlığı görevinde bulundum. Aynı zamanda sektörümüzle ilgili okullarda kurslar açarak eğitimler verdim. Özellikle dezavantajlı gruplara yönelik çalışmalar yaptım. Sığınma evlerinde kalan kadınlar, sosyal hizmetlerde kalan çocuklar, iş arayanlar ve işsiz vatandaşlara meslek kazandırdım. Bu çalışmalar kapsamında baklava, tatlı ve pasta alanında eğitim verdiğimiz 5 bin 650 kişiyi sigortalı olarak işe yerleştirdim. Bu çalışmalar sayesinde Türkiye’de istihdam alanında birincilik elde ettim. Avrupa Birliği projelerinde de yer aldım ve 64 ülke arasında Türkiye’yi 8’inci sıraya taşıdım” ifadelerine yer verdi.

“SON SİSTEM ÜRETİM TESİSİ KURDUK”
İşletme olarak yurt dışındaki firmalarla da iş birliği içerisinde olduklarını belirten Aslan, “Şu anda Kuşadası’nda faaliyetlerimize devam ediyoruz ve 5 şubemizi imalatıyla birlikte yönetiyoruz. Son sistem bir üretim tesisi kurduk. Hijyen koridorundan sanitasyon koridoruna kadar tüm süreçlerimiz HACCP kurallarına uygun şekilde ilerliyor. Aynı zamanda Mesleki Eğitim Merkezlerinden bize stajyer öğrenciler geliyor. Onlara mesleği öğrenmeleri ve bu sektörü geleceğe taşımaları için destek oluyoruz. Öğrencilerin meslek sahibi olması bizim için çok önemli. Ben daha önce İtalya’nın Milano Ticaret Odası ile de projeler yaptım. Oradaki CAPAC okulu ile iş birliği içerisinde pastacılık alanında çalışmalar yürüttük. Onlardan ustalar Türkiye’ye geldi, biz de oraya giderek deneyimlerimizi paylaştık. Bunun dışında Letonya ve Moğolistan ile de mesleki projeler gerçekleştirdik” dedi.

“ÜRÜNLERİMİZDE HAS ANTEP YAĞI KULLANIYORUZ”
Ürünlerin kalitesine verdikleri önemden söz eden Aslan, “Bizim için en önemli konulardan biri kalite. Çünkü buraya gelen yerli ve yabancı turistlere ülkemizin tatlı kültürünü en iyi şekilde sunmamız gerekiyor. Ürünlerimizde has Antep yağı kullanıyoruz. Pancar şekeri kullanıyoruz ve kesinlikle glikoz kullanmıyoruz. Glikoz kullanıldığında ürün boğazı yakar. Antep fıstığımız ve cevizimiz birinci kalite ürünlerden seçiliyor. Kullandığımız cevizler kelebek cevizdir ve en kaliteli ürünlerdir. Ayrıca sade yağ kullanıyoruz. Bu yüzden ürünlerimiz çok beğeniliyor. Pastanemiz üst segment bir pastane ve oturmuş bir müşteri kitlesine sahibiz. Müşterilerimiz ürünlerimizin kalitesini bildiği için çoğu zaman düşünmeden sipariş veriyor” diye konuştu.

“SİPARİŞLERİNİ ÖNCEDEN AYIRTIYORLAR”
Tatlı fiyatları hakkında bilgiler veren Aslan, “Bayram dönemlerinde müşterilerimiz telefonla arayıp iki tepsi, beş tepsi baklava gibi siparişlerini önceden ayırtıyorlar. Bayram siparişleri yaklaşık 10 gün öncesinden başlamış oluyor. Fiyatlarımız da piyasaya göre oldukça uygun. Cevizli baklavalarımız ortalama 800 ile 900 lira arasında başlıyor. Fıstıklı baklavalarımız ise bin 200 liradan başlayıp bin 800 liraya kadar çıkabiliyor. Bunun dışında kadayıf çeşitlerimiz de oldukça tercih ediliyor. Antep usulü burma kadayıf ve düz kadayıfımız var. Kadayıfta da cevizli ürünler 800-900 lira civarında başlıyor, burma kadayıflarımız ise yaklaşık bin 300-bin 400 lira civarında oluyor” dedi.

“YURT DIŞINA DAHİ GÖNDERİM YAPABİLİYORUZ”
Kuşadası dışında da sipariş aldıklarını vurgulayan Aslan, “Sipariş konusunda da geniş bir dağıtım ağımız var. Toplam 6 aracımızla toplu siparişleri adreslere teslim edebiliyoruz. Aydın’ın ilçelerine gönderim yapabiliyoruz. İsteyen müşterilerimize kargo ile de gönderim sağlıyoruz. Hatta İzmir’den sipariş veren müşterilerimize de kargoyla gönderiyoruz. Bugün yurt dışına bile gönderim yapabiliyoruz. Örneğin Almanya ya da Londra’dan sipariş veren müşterilerimiz olduğunda ürünleri paketleyip kargolayarak ulaştırabiliyoruz” ifadelerine yer verdi.

“SU BÖREĞİ DE OLDUKÇA RAĞBET GÖRÜYOR”
Tatlı dışında su böreğine ve simide de rağbet olduğunu belirten Aslan, “Bayram döneminde sadece tatlı değil, su böreği de çok tercih ediliyor. Bayram sabahı kahvaltılarında börek oldukça rağbet görüyor. Şu anda yaklaşık 20-25 tepsi su böreği siparişi var. Bunun dışında her gün şubelerimizde sabah saatlerinde satışa sunduğumuz sabit üretimlerimiz de oluyor. Su böreği özellikle bayramlarda önemli bir kültürdür. Tatlı ve Su Böreği dışında en çok tercih edilen ürünlerden biri de simittir. İzmir gevreği dediğimiz simit bayram kahvaltılarında oldukça ağırlıklı olarak tüketilir. Bayram sabahı sofralarında simit ve börek önemli bir yer tutar. Şöyle düşünün; 30 gün boyunca oruç tutuluyor. İnsan birçok şeyden uzak kalıyor. Bayram sabahı kurulan sofra ise adeta bir mükafat sofrasıdır. Bu nedenle insanlar o sofrayı su böreğinden simide kadar çeşitli ürünlerle donatır. Öğle saatlerinde ya da gün içerisinde gelen misafirlere ise baklava ikram edilir” diye konuştu.

“SOĞUK BAKLAVA BAYRAMDA ÇOK TERCİH EDİLMİYOR”
Soğuk baklavanın tercih edilme oranıyla ilgili değerlendirmede bulunan Aslan, “Su böreğimizin fiyatı şu anda 900 lira civarında. Günlük olarak yaklaşık 20-30 tepsi su böreği siparişi alıyoruz. Tulumba tatlısının fiyatı ise yaklaşık 500 lira civarında. Tulumba tatlısını genellikle sipariş üzerine değil, günlük olarak üretiyoruz. Taze ve sıcak şekilde özellikle İnönü şubemizin önünde hazırlayıp satışa sunuyoruz. Soğuk baklava da oldukça tercih edilen ürünlerimizden biridir. Günlük olarak yaklaşık 6-7 tepsi soğuk baklava satıyoruz. Ancak bayram dönemlerinde soğuk baklava çok fazla tercih edilmiyor. Bayramlarda daha çok klasik baklava çeşitleri tercih ediliyor. Yine de yılların verdiği tecrübeye dayanarak arife günü için yaklaşık 30 tepsi soğuk baklava üretimi planlıyorum ve bunların satılacağını biliyorum” dedi.





