Aydın Hedef Gazetesi'nden Betül Ulaşzade'nin haberine göre; Kuşadası’nda 30 yıldan bu yana aynı dükkanda berberlik yapan Ercan Bayrı, 15 Temmuz Darbesi ve pandemi döneminin ekonomiyi sektörü fazlasıyla etkilediğini aktararak işlerin eskisi gibi olmadığını belirtti. Güncel fiyatlardan bahseden Bayrı Kuşadası’nın maliyetli bir ilçe olmasına dikkat çekerek, “Söke’de berberler bizden daha iyi kazanıyor” dedi. Bayramın yaklaştığını hatırlatan Bayrı, eskiye nazaran müşteri potansiyelinin yüzde 75 düştüğünü belirtti. Eski bayramlardaki yoğunluğa dikkat çeken Bayrı, Sosyal medyada berberlerin çok para kazandığı yönündeki paylaşımları eleştirerek gerçeği yansıtmadığını dile getirdi. Kuşadası’ndaki berber sayısının da artmasının mevcut müşteri sayısını böldüğünü belirterek bunun da etkisi olduğunu aktaran Bayrı, turist avantajı olmadığını dile getirdi.
“MÜŞTERİDEN PARA ALMAK ZOR OLUYOR”
Müşterilerin parasının olmadığını belirten Bayrı, “Ben şu an 53 yaşındayım, bu mesleğe 1985’te 11 yaşında başladım 1992’de de kalfalık belgesini aldım. Yani çocukluktan beri berberlik yapıyorum. Bu dükkanda da yaklaşık 30 yıldır çalışıyorum. İşler eskisi gibi değil. Darbe oldu, pandemi oldu derken sektör çok etkilendi. Şu anda kullandığımız bütün ürünlere 1 Ocak itibarıyla yüzde 50-60 civarında zam geldi ama biz aynı oranda zam yapamıyoruz. Geçen seneki fiyatlarla bile müşteriden para almak zor oluyor. Aslında saç-sakal için en az bin, bin 200 lira almamız lazım ama ben 600-700 lira aldığımda bile iyi sayıyorum” ifadelerine yer verdi.

“ASIL KAZANANLAR KADIN KUAFÖRLERİ”
Fiyatlar hakkında bilgi veren Bayrı, “Şu anki listede normal saç kesimi 400 lira, modelli kesim 550 lira civarında. Sakal 250 lira. Saç ve sakal birlikte yaklaşık 800 lira oluyor, modelli olursa 900 lirayı buluyor. Ama buna rağmen kazanç çok yüksek değil. Ben Sökeliyim. Mesela Söke’de berberler bizden daha iyi kazanabiliyor. Çünkü ev kiraları, pazar fiyatları ve dükkan kiraları daha uygun. Balıkesir’in İvrindi ilçesinde bir arkadaşım var, nüfusu 15 bin olan küçük bir yer. Orada saç-sakal 500 lira alıyorlar. Köy gibi bir yer olmasına rağmen. Kira gibi büyük giderler de yok. Burada ise gider çok fazla. Aslında insanlar 'Berberler çok kazanıyor' diye düşünüyor ama öyle değil. Hatta bazen müşteriler 'Bizi beş dakikada tıraş edip gönderiyorsunuz' diyor ama işin arkasında çok emek var. Bana göre asıl kazananlar kadın kuaförleri” dedi.
“ŞİMDİ İKİ KİŞİ KALDIK”
Eski bayramlarda işlere yetişmekte zorlandıklarını dile getiren Bayrı, “Bizde randevu sistemi de pek işlemiyor. Erkek müşteriler genelde 'Dükkanda mısın, kaçta kapatıyorsun?' diye arar, o kadar. Kadın kuaförlerinde gün ve saat verilir ama erkeklerde o alışkanlık yok. Bir de burası turistik bir yer. Otel müşterisi var, gemi personeli var. Mesela gemiden çıkan bir tayfa geliyor, zamanı kısıtlı oluyor. Ben ona '10’da gel' desem 10’u çeyrek geçe geliyor, o arada başka müşteriyi kaçırıyorum. Bu yüzden burada randevu sistemi çok zor. Eskiden işler çok daha iyiydi. Bu dükkanda bir zamanlar 7 kişi çalışıyorduk. Üç kalfa, ben, manikür-pedikür yapan bir bayan, oğlum ve iki çırak vardı. Şimdi ise sadece iki kişi kaldık” diye konuştu.

“ESKİSİ GİBİ SABAHA KADAR ÇALIŞMA DURUMU KALMADI”
Günümüzde beklenilen yoğunluğun yaşanmadığını aktaran Bayrı, “Pandemiyle birlikte işler iyice düştü. İnsanlar evde tıraş makinesi alıp kendi saçını kesmeye başladı. Zaten ekonomi de kötü. İnsanlara da hak veriyorum. Eskiden bayram öncesi çok yoğun olurdu. Bazen dükkanı sabaha karşı kapatırdık, hatta kapatmadığımız bile olurdu. O zamanlar hamam kültürü de vardı. İnsanlar hamama gider, temizlenir, sonra tıraşa gelirdi. Saat 3, 4, 5’e kadar çalıştığımız olurdu. Şimdi ise o yoğunluk yok. Bu bayramda muhtemelen 11-12 gibi kapatırım. Belki dışarıdan gelen biri olur da kapıdan dönmesin diye biraz beklerim. Ama eskisi gibi sabaha kadar çalışma durumu kalmadı” dedi.
“ŞİMDİ 10 MÜŞTERİ GELSE ŞÜKREDİYORUZ”
Berberler çok kazanıyor algısının gerçeği yansıtmadığını belirten Bayrı, “Bir de sosyal medyada 'Berberler çok para kazanıyor' diye videolar dönüyor. Camı parayla siliyorlar, tencerede para kaynatıyorlar falan. Ama bunlar gerçeği yansıtmıyor. Müşteri sayısı en az yüzde 75 düştü. Eskiden bayramdan bir hafta önce yoğunluk başlardı. Günde 60-70 müşteri olurdu. Şimdi 10 müşteri gelirse bile şükrediyoruz. Ekstra müşteri de gelmiyor aslında. Benim şu an Kuşadası’nda dört kuşak tıraş yaptığım insanlar var: dede, oğlu, onun oğlu ve onun oğlu. Eskiden Kuşadası’nda 50 berber vardı, şimdi 250 berber var. Tabii ki müşteri bölünüyor. Bunun da etkisi olduğunu düşünüyorum. Adnan Menderes’in oğlu Aydın Menderes bile benim müşterimdi. Vali, emniyet müdürü, buradaki kaymakamlar, hepsi benim müşterimdi. Şimdi hiçbiri yok. Tayini çıkan oldu, giden oldu” ifadelerine yer verdi.

“TURİSTİN CEBİNDE ÇOĞU ZAMAN PARA YOK”
Turistlerin ilçeye çok para bırakmadığını aktaran Bayrı, “Kuşadası turizm bölgesi ama turist avantajı olsa ne olur? Dışarıda tabelam var: 5 Euro sakal. Kaç para? 150-180 lira. Turistin bana bir avantajı yok. Ben ondan 1000-1500 lira almıyorum, aynı parayı alıyorum. Kalabalık olmuyor, zaten turist de gelmiyor. Kalitesiz turist geliyor. Adam cebine para koyuyor, bir hafta 500 Euro, ama ben o paraya İstanbul’a gidemem. Adam 50 Euro da cebine koyuyor, çarşıya çıkıyor, her şey çok pahalı. Sonra tıraş da olmuyor. Çok turist olması, çok müşteri olması demek değil, kaliteli olacak. Ben onunla uğraşayım, 2 bin lira alayım yeter. Ama turist pazarlık yapıyor, “Kaç para olur? 10 olur mu? 5 olur mu?” Çoğu zaman cebinde para yok” dedi.





