Küresel petrol fiyatlarındaki yükseliş ve döviz kurundaki hareketlilik akaryakıt fiyatlarını yükselti. Mazot fiyatları 80 liraya dayanırken Koçarlı Ziraat Odası Başkanı Taner Güneş, ilçede çiftçilik yapan 43 yaşındaki Nuri Özkan ve 43 yaşındaki Süleyman Altıntaş, konuya ilişkin Aydın Hedef Gazetesi’ne değerlendirmede bulundu. Piyasadaki dalgalanmadan kaynaklanan akaryakıt fiyatlarının yükselişi ve gübre fiyatlarındaki artış Koçarlılı üreticileri zor bir sürece soktu.
“BAŞLAMADAN SONU BELLİ OLAN BİR ÜRETİM SÜRECİNDEYİZ”
Koçarlı Ziraat Odası Başkanı Taner Güneş, gübre ve mazot fiyatlarındaki artışlara değinerek, “Gübre ve mazot fiyatları konusunda çiftçilerimizle sürekli temas halindeyiz. İran’a karşı İsrail ve Amerika’nın bir taarruzu söz konusu ancak bu gerilimden maalesef en çok Türk çiftçisi etkileniyor. Mazot fiyatları, piyasadaki dalgalanmalara bağlı olarak 76-79 lira civarında seyrediyor. Gübre fiyatları da keza aynı şekilde yükselişte. Üre gübresinin tonu 34 bin ila 35 bin seviyelerine ulaşmış durumda. Maliyetler sadece bunlarla sınırlı değil; işçilik yevmiyeleri, alet ve ekipman giderleri de oldukça pahalı. 1 litre zeytinyağının 150 lira olduğu, pamuk ve buğday üreticisinin zorlandığı bu şartlarda çiftçinin tarlaya inmesi dahi imkansız hale gelmiştir. Başlamadan sonu belli olan bir üretim sürecinin içindeyiz. Devletin verdiği desteklemeler ise mevcut enflasyon karşısında maalesef yetersiz kalıyor. Çiftçinin bu şartlarda ayakta kalıp üretimi sürdürmesi çok zor. Ekonomik yükün yanı sıra iklim şartları da bizi vurdu. Biz 'yağmur yağmıyor' diye endişelenirken, ikinci bir taşkın felaketiyle karşı karşıya kaldık. Ortada göz ardı edilemeyecek bir gerçek var; buradan Tarım ve Orman Bakanlığı’na ve Sayın Cumhurbaşkanımıza sesleniyoruz: Bölgemizin ivedilikle 'afet kapsamına' alınması bir zorunluluktur. Üreticimiz kara kara düşünürken bu adımın atılması hayati önem taşımaktadır” dedi.

"BÜYÜK BİR BELİRSİZLİK İÇİNDEYİZ”
Çiftçilikle uğraşan Nuri Özkan, “Bizim işte maliyetler arttı, ürün para etmedi. Bu yüzden ekim yaptık ama verim zaten düşüktü. Üstüne bir de yaklaşık bir buçuk ay önce yaşanan taşkın, tarlalarımızı tamamen vurdu. Daha önce tek bir noktada sorun vardı, şimdi aynı bölgede 3-4 farklı yerden taşkın oluyor. Çiftçi zaten sezonun sonuna gelmişti, ürünün yüzde 90’ı neredeyse hazırdı. Ama şimdi ne kadarını kurtarabileceğimiz bile belli değil. Büyük bir belirsizlik içindeyiz. Biz dilekçelerimizi verdik, ekipler gelip inceleme yaptı, sağ olsunlar. Ama zarar büyük. Özellikle ürünü olmayan, tamamen kayıp yaşayan çiftçiler daha da zor durumda. Koçarlı’da çiftçiler pamuktan zarar ettiği için buğdaya yöneldi. Ama buğdayda da tablo değişmedi. Bir yandan maliyetler sürekli artıyor. Mazot, gübreye her hafta zam geliyor. Destekler ise ya eksik ya da hiç ulaşmıyor. Örneğin mazot ve gübre desteğinin yarısını bile alamayanlar var. Böyle giderse küçük çiftçi ayakta kalamaz. Ama kimse şunu düşünmesin küçük üretici biterse, bu iş sadece büyüklerin elinde de yürümez. Bu, tüm tarımın çökmesi demek” diye konuştu.

“350 BİN LİRA CİVARINDA ZARARIM VAR”
Geçimini çiftçilikle sağlayan 43 yaşındaki Süleyman Altıntaş, pamuk, buğday ve mısır ektiğini belirtti. Son yaşanan taşkınlar nedeniyle 50 dekar buğday ekili alanının zarar gördüğünü dile getirdi. Altıntaş, "Maalesef çaresiziz ve yetkililerin gereğini yapmasını bekliyoruz. Bundan yaklaşık bir buçuk ay önce yaşanan yağışlarda da yine aynı bölgede 50 dekar kaybım olmuştu. Şimdi su yeniden yükselmeye başladı. Dekar başına yaklaşık 7-8 bin lira masrafımız oluyor, bu da totalde sadece şu anki kayıpla 300-350 bin lira civarında bir zararım var. Daha ortada ne bir kazanç ne de mahsul var, hepsi çöpe gitti. Bu bizim kronikleşmiş sorunumuz. Sürekli aynı senaryoyu yaşıyoruz. Dedeköy, Koçarlı, Güdüşlü ve Tekeliler mevkisinde su sürekli taşıyor. Bu nehir yatağının kenarına set mi yapılacak yoksa içi mi temizlenecek bilmiyorum ama bir şeyler yapılması şart. Biz burada 'günah keçisi' olduk; sürekli aynı noktadan patlıyor ve biz mağdur oluyoruz. Maliyetler ise belimizi büküyor. Geçen yıl 600 liraya aldığım nitrat gübresi bu yıl bin 200 lira oldu. Yüzde 100 zam geldi. Mazot, gübre, ilaç fiyatları alıp başını giderken, biz emeğimizin karşılığını alamıyoruz. Kar etmeyi geçtik, elimizdeki sermaye de gitti. Bu şartlar altında artık bu işi bırakmayı, tarlayı kiraya vermeyi veya başka bir işte çalışmayı düşünür hale geldik. Sadece ben değil, Koçarlı’daki tüm çiftçi arkadaşlarım aynı durumda, kimsenin yüzü gülmüyor” ifadelerini kullandı.






