Meydanlar toplum için mi doluyor?

Abone Ol

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) tam da ülke sorunların parmak basmaya, ocakta kaynamayan tencereye, torununa bir çikolata alamayan emeklinin sorunlarına parmak basmaya, bu sorunların üzerine üzerine gitmeye başladığı tarihlerde gündem birden değişti.
Günden etkili ve yetkililer tarafından şok bir baskın ile değiştirildi. Üç kez seçim kazanmış olan İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na bir operasyon başlatıldı, gözaltına alındı ve birkaç gün sonra da tutuklandı. Bu olayın gerçekleştiğinden takvim yaprakları 19 Mart 2025’i gösteriyordu.
19 Mart’ın üzerinde bir hafta sonra tam olarak altı ay geçmiş olacak. Ve o günden bu yana Türkiye’de muhalefet yok. Ana muhalefet partisi CHP il il mitingler yapıyor, sözde iktidarı eleştiriyor, ama aslına bakılarsa tamamen tribünlere oynuyor. Mitinglerde varsa yoksa Ekrem İmamoğlu. Bırakın kardeşim İmamoğlu edebiyatını. Toplum açlık ve sefalet ile uğraşıyor, astronomik ev kiraları ile cebelleşiyor, siz toplumu unutmuş İmamoğlu da İmamoğlu diyorsunuz. Eğer benim sorunum çözülmüyor ise senin sorunun beni hiç mi hiç ilgilendirmez.
CHP’nin genel politikası bu ivme ile sadece ve sadece Genel Başkan Özgür Özel’in koltuğunu sağlamlaştırmaya çalışmaktan öte bir eylem değildir. Şu da unutulmasın, halkı yok sayan ve halkın sorunlarını görmezden gelerek kendi sorunlarına gömülenler, sandıkta da büyük bir hüsrana uğrayacaktır.
CHP açısından yerelde de yanlış bir yol izlendiği kanaatindeyim. 14 Ağustos 2025 tarihi sonrası CHP Genel Başkanı apar topar Aydın’a geldi ve bir miting gerçekleştirdi. Bu mitingde ne konuştu? Halkın geçim sıkıntısından mı söz etti. Emeklinin 16 bin lira ile geçinemediğinden mi söz etti. Elbette hayır. Onun için varsa yoksa partisinde iken kıymetini bilemediği, milletvekilleri marifeti ile mobbing uyguladığı ve bu konuda hiçbir girişimde bulunmadığı Özlem Çerçioğlu’nu eleştirmek oldu. Evet giden kıymetli olur da, gideni bu kadar da hırpalamak ne derece doğruydu.
Sonrasında milletvekilleri, il başkanları, çeşitli belediye başkanları ve bazı trol hesaplar bir aydır Özlem Çerçioğlu’nu nasıl itibarsızlaştırırız diye planlar yapıp duruyorlar. Bırakın bunları, tolumun sorunları ortada dururken parti içi kavgaları bırakın. Bunun bir benzeri sayın Deniz Baykal’ın genel başkanlığı döneminde yaşandı; hatta o zaman ‘sel gider kum kalır’ gibi söylemlerde bulunuldu ve ardından yapılan ilk genel seçimde CHP tarihinde ilk kez baraj altında kalarak parlamentoya gidemedi.
Sonuç olarak; bugünkü CHP yönetimi toplumu unutmuş ve üst yönetimin bekası için şov yapmaktadır. Bu da iktidara yürüdüğünü söyleyen CHP’ye zarar vermektedir.