Siverek Ahmet Koyuncu Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde eski bir öğrencinin gerçekleştirdiği saldırı, eğitim sendikalarını ayağa kaldırdı. Yaşanan saldırıya tepki göstermek için Nazilli Cumhuriyet Meydanı'nda toplanan Eğitim-Bir-Sen üyeleri tarafından yapılan açıklamada, okullarda artan şiddetin artık "münferit bir olay" olmaktan çıktığı ve ciddi bir güvenlik sorunu haline geldiği vurgulandı.

"Eğitim Şiddete Teslim Oluyor"
Eğitim sisteminin müfredat ve pedagoji yerine şiddetle anılmasından duyulan üzüntünün dile getirildiği açıklamada, yetkililerin çözüm üretmedeki yetersizliği eleştirildi. Açıklamada, “Eğitim sistemimizin en önemli paydaşlarından biri olarak; iyi bir eğitim için daha iyi bir müfredat, pedagojik yöntemler ve ileri amaçlar üzerine kafa yormamız gerekirken, bugün bu acı olayı konu edinmek mecburiyetinde kalışımızın ana sebebi, şiddetin ağırlaşan toplumsal maliyeti karşısında, ilgililerin çözüm üretmede yetersiz kalmaları veya isteksiz olmalarıdır. Eğitimciye yönelen şiddetin vaka-i âdiyeye dönüştüğü, eğitim çağındaki çocukların şiddetin faili haline geldiği, silahın çocuklar tarafından kolayca elde edildiği ve pervasızca suç işlendiği bir dönem içerisindeyiz. Aklı esenin, aklı kesenin ya da aklı başında olmayanın; öğretmene, okul yöneticisine, eğitim çalışanına, öğrenciye şiddet uyguladığı, can güvenliği riskinin eğitim-öğretime galebe çaldığı bir zemine doğru hızla yol alıyoruz.” sözleriyle durumun ciddiyetine vurgu yapıldı.

"Can Güvenliği Sağlanmalı"
Saldırıların failinin eğitim çağındaki çocuklar olmasının ruhsal ve toplumsal bir yıkım olduğu belirtilen açıklamada, “Eğitim, şiddeti ortadan kaldırılacak bir unsur olarak nitelendirirken; şiddetin, eğitimi tehdit ve tahdit eder boyuta ulaşması, bunun geleceğimizi hepten tehlikeye soktuğunu göstergesidir. Bu durum acil ve köklü çözüm bulmayı zaruri hâle getirmektedir. Evrensel hukuk ve anayasada ifadesini bulan hayat hakkı ve can güvenliği ilkesi gereğince; devletin her vatandaşına olduğu gibi eğitim çalışanlarının da can ve mal güvenliğini korumak, çalışma koşullarını daha güvenli hale getirmek gibi bir zorunluluğunu bulunmaktadır ve biz bir kez daha ve daha bunu yüksek perdeden vurguluyoruz. Devletin, bu yükümlülük çerçevesinde suç işlemeyi caydırıcı hale getirmesi, yasal zemini ve idari koşulları tesis etmesi, yaşama hakkını koruması, eğitimcilerin ve öğrencilerin can güvenliğini sağlaması, okullarda güvenli ve huzurlu bir çalışma ve eğitim-öğretim ortamı tesis etmesi gerekliliğini hatırlatıyoruz.” diyerek yetkililere çağrıda bulunuldu.
Siverek’teki olayın "son örnek" olması gerektiği vurgulanan deklarasyonda; eğitimcilerin onuruna ve yaptığı işin ağırlığına uygun, güvenli çalışma koşullarının bir an önce tesis edilmesi istendi.





