9 Aralık 2024'te Reşadiye Mahallesi Mustafa Kemal Caddesi'nde eşinin kendisini aldattığını düşünen işitme engelli fabrika işçisi Aykut Elmas, olay günü işe gitme bahanesiyle evden çıkıp kendisi gibi işitme engelli olan 1 çocuğunun annesi eşi Mavuş Elmas'ı beklemeye başlamış ve bir süre sonra evden çıktığına şahit olmuştu. Eşinin, Nazillili Hayrullah Karadeniz'le börekçide buluştuğunu gören Aykut Elmas, yakındaki marketten bıçak alıp işletmeye girmiş ve bıçakla önce Karadeniz'i ardından araya girmeye çalışan eşi Mavuş Elmas'ı defalarca bıçaklayıp, kaçmıştı. Olay 112 Acil Sağlık Merkezi’ne bildirilmiş ve ihbar üzerine adrese sevk edilen sağlıkçıların yaptığı ilk kontrollerde 11 bıçak darbesi alan Hayrullah Karadeniz'in öldüğü belirlenmişti. Olayda 5 bıçak darbesiyle ağır yaralanan Mavuş Elmas ise kaldırıldığı Çorlu Devlet Hastanesi'nde tedaviye alınmıştı.

Zanlı Aykut Elmas olayın ardından otomobiliyle kaçmış ve polis tarafından takip edilerek yakalanmıştı. Tutuklanan Elmas hakkında, Çorlu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, 'Tasarlayarak, canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme' ve 'Kadına ve eşe karşı kasten öldürmeye teşebbüs' suçlarından 2 kez ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenmiş. İddianamenin kabul edildiği Çorlu 1'inci Ceza Mahkemesi'nde Aykut Elmas'ın yargılanmasına 2'nci duruşmayla devam edilmişti. Geçen duruşma mütalaasını sunan savcı, sanık Aykut Elmas hakkında, Hayrullah Karadeniz'i 'Haksız tahrik altında kasten öldürme' suçundan 18 yıla kadar hapis, Mavuş Elmas'a karşı 'Eşe ve kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs' suçundan da 20 yıla kadar olmak üzere toplam 38 yıla kadar hapis cezası istedi.

Whatsapp Image 2026 03 27 At 01.36.18

ÜZGÜNÜM DİYEREK CEZA AFFI TALEP ETTİ!

Olaydan ağır yaralı kurtulan Mavuş Elmas, ölen Hayrullah Karadeniz'in akrabaları, sanık Aykut Elmas ve taraf avukatları katıldığı duruşmada son savunmasını işaret diliyle yapan sanık Aykut Elmas, "Son sözümü söylüyorum. Bu olayı gerçekleştirdiğim için üzgünüm. Cezamın hafifleterek verilmesini istiyorum" ifadelerine yer verirken olaydan ağır yaralı şekilde kurtulan Mavuş Elmas ise "Daha önceki ifadelerimi tekrar ediyorum. Olayla ilgili Aykut Elmas'tan şikayetçi değilim" diye konuştu. Mahkeme heyeti, sanık Aykut Elmas'ı 'Kasten öldürme' suçundan müebbet hapis cezası ile cezalandırdı. Elmas'a 'haksız tahrik' indirimi uygulanarak cezası önce 18 yıla ardından da 11 yıla indirildi. Elmas'a 'Eşe ve kadına karşı kasten öldürmeye teşebbüs' suçundan önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verildi. Elmas'ın bu cezası da 'haksız tahrik' indirimi uygulanarak 5 yıla indirildi.

AVUKATLAR VE ACILI AĞABEY MAHKEME KARARINA İSYAN ETTİ

Olayda can veren Hayrullah Karadeniz'in avukatları ile ağabeyi Abdullah Karadeniz, duruşmanın ardından gazetecilere açıklamada bulunurken Avukat Serap Meydan, beklemedikleri bir kararla karşılaştıklarını aktararak, "Ben meslek hayatım boyunca bakmış olduğum ceza davalarında ilk defa böyle bir kararla karşı karşıya kaldım. Her bir bıçak darbesine 1 yıl, yani 11 bıçak darbesine 11 yıl verdi ve Hunharca, canice katledilen bir insandan bahsediyoruz. Bu bir insan hayatı. Başkan beyin vermiş olduğu bu karar, tahrik adı altında indirim uygulayarak vermiş olduğu bu karar ne hukuka uygun ne de toplum arasında kabul edilebilirliği bulunmaktadır. Biz ilk girdiğimiz celsede tamamen 1,5 saatlik duruşma sürecinin 1 saat 15-20 dakikasını biz Aykut ile Mavuş'un arasındaki kıskançlık krizlerini ve aldatma hikayelerini dinleyerek geçirdik. Son 20-25 dakikada maktulü Hayrullah'ı nasıl katlettiklerini dinledik, biz buna şahit olduk. Dolayısıyla Aykut'un burada kalkıp da şunu söylemesi, 'Ben, beni aldattığı adamlardan zannettim de öldürdüm' demesi, verilen bu kararın yanlış olduğunu göstermektedir. Tabii ki karara itiraz edeceğiz. Çünkü sağır ve dilsiz olması, haksız tahrik hükümlerinden faydalanması manasına gelmez. Neticesinde bu fiili işledi. 'Ben sağır ve dilsizim' diyen herkes hunharca birilerini katletse, o zaman ortada ne adalet sistemi kalır ne hukuki yargılama sistemi kalır" ifadelerine yer verdi.

“BEKLEDİĞİMİZ SONUÇ BU DEĞİLDİ”

Duruşmada istedikleri sonucu alamadıklarını belirten Avukat Şule Poyraz ise böyle bir kararı beklemediklerini söyleyerek, “Biz ağırlaştırılmış müebbet üzerinden bir karar bekliyorduk. Fakat hakim kararıyla müebbet hapis cezasından 18 yıl verdi, daha sonra bunu indirimle 11 yıla kadar düşürdü. Kaldı ki bu canavarca hisle ve eziyet çektirerek öldürmeydi. 11 bıçak darbesiyle 11 yıl verdi, yani her 1 bıçak darbesine sadece 1 yıl olarak verdi cezayı. Kesinlikle beklediğimiz bir sonuç değildi. Burada ölen bir adamdan, masum bir adamdan bahsediyoruz. Ailesi yıkılmış durumda. Kesinlikle bu karar kabul edilemez. Biz bu davanın tamamen sonuna kadar gideceğiz, itirazlarımızı sürdüreceğiz. Bu kararı kesinlikle kabul etmiyoruz" ifadelerine yer verdi.

“BİR İNSANIN HAYATI BU KADAR UCUZ OLMAMALI”

Öldürülen Hayrullah Karadeniz'in acılı ağabeyi Abdullah Karadeniz, açıklanan karar kararı şaşkınlıkla karşıladığını vurgulayarak adeta şoka girdiğini söyleyerek, "Aslında sadece bir insanın hayatından koparıp alınmadı” dedi. Kendisinin de iki tane erkek evlat sahibi oldıığunu belirten Karadeniz, “Onların amcalarını elinden aldı. Benim tek kardeşimi elimden aldı. Amca olma hayallerim vardı, hayallerimi elimden aldı. Kardeşim hayatını kaybettiğinden, ben buraya geldiğimde o acı haberi anneme ve babama vermek zorunda kaldım. O insanların sağlık problemleri artık daha fazla olmaya başladı. Allah kimseye evlat acısı vermesin. Annem her gün ağlıyor, aklına geldikçe. Benden şu anda güzel bir haber bekliyorlar. Tabii bu kardeşimi geri getirmeyecek, acımızı dindirmeyecek ama bir nebze olsa belki yüreklerine su serpecekti. Ama ben onlara tekrar bir acı haber vermek zorunda kalacağım. Bu kadar düşük bir cezayla bir insanın hayatı bu kadar ucuz olmamalı. Bir insan 11 tane bıçak darbesiyle hayattan koparılmış, başka bir insan 5 tane bıçak darbesiyle yaralanmış, doktorların müdahalesiyle kurtarılmış. 'Eylem yarıda kaldı' dedi başkan ama ben ona katılmıyorum. Eylemi gerçekleştirmiş, 5 tane bıçak darbesini vurmuş. Eğer doktorlar sağlıklı müdahaleyi yapamasalardı, emel sonuçlanmış olacaktı. Sonuna kadar bu davanın takipçisi olacağım. İçeride de bunu söyledim. İstinaf, temyiz, Yargıtay, nereye gidilebiliyorsa. Bu kadar basit, bu kadar küçük bir cezanın olmaması lazım. Yani insan hayatı bu kadar ucuz mu?" dedi.

Muhabir: Onur Erkin