Nehrin kurtarılmasına yönelik komisyon istendi

Aydın’da bir grup çevreci, atıklarla kirletilen Büyük Menderes Nehri’nin temizlenmesi ve TBMM’de “komisyon” oluşturularak yasal düzenlemenin yapılmasını talep ederek imza kampanyası başlattı.

GÖKHAN DÜZYOL- Afyonkarahisar’ın Dinar ilçesinden doğan, Uşak, Denizli ve Aydın illerinden geçerek Ege Denizi’ne dökülen Büyük Menderes Nehri’ndeki kirlilikten dolayı dört ildeki çevreciler ortaklaşa basın açıklaması düzenledi. Aydın’ın Efeler ilçesindeki Atatürk Kent Meydanı’nda toplanan bir grup çevreci, yaşanan kirliliğe tepki gösterdi. Üzerinde ‘kanser olmak istemiyoruz’, ‘yeşilime, havama, geleceğime dokunma’ yazılı dövizler dikkati çekti. Grup adına açıklamayı okuyan Germencik Çevre ve Doğa Derneği Sözcüsü Dr. Metin Aydın, Büyük Menderes Havzası’nın 3 buçuk milyonluk nüfusu ile ülkenin en kalabalık havzalarından biri olduğunu söyledi.

 

“TARIMSAL SULAMADA KULLANILAN 4. SINIF SU HALİNE GELDİ”

Havzanın ülke için endüstriyel tarımda ekonomik olarak önem taşıdığını kaydeden Aydın, “Havza, üzerinde sanayileşmenin artmasıyla birlikte nehrin kaderi değişmiş, nehir hızlıca kirlenmeye, tükenmeye başlamıştır. Bugün havzada su kaynakları; miktarı ve kalitesi açısından birçok sorunla karşı karşıyadır. Orman ve Su İşleri Bakanlığının raporlarında havzadaki su kitlesinin risk altında olma oranı 2018 yılı rakamlarıyla yüzde 85 olarak açıklanmaktadır. Büyük Menderes Nehri yıllardır evsel atık sular, sanayi kuruluşlarında oluşan endüstriyel atık sular, yanlış gübre ve pestisit kullanımı, jeotermal akışkanlar, zeytin karasuyu ve maden atıkları nedeniyle kirletilmektedir. Bu kirliliğe bağlı olarak nehir Türkiye'nin en kirli 3. nehri durumundadır. Su kalitesi, tarımsal sulamada kullanılmaması gereken 4. sınıf su haline gelmiştir. Nehir adeta 'atık alıcı ve atık taşıyıcı’ ortam olarak işlevini sürdürmektedir.” dedi.

 

“TARIMSAL FAALİYET HER GEÇEN GÜN DAHA DA ZORLAŞMAKTADIR”

Büyük Menderes Nehri’nin yaşanan kuraklıkla da karşı karşıya kaldığını ifade eden Aydın, şöyle devam etti: “İklim değişikliği ve buna bağlı yaşanan kuraklık yüzünden çölleşme süreci hız kazanmıştır. Toprakların kentleşmeye, yapılaşmaya, sanayileşmeye, otoban yapılarına açılması tarım dışı alan kullanımını arttırmış, sulak alanların azalması ve kirlenmesi sonucunu doğurmuştur. Neredeyse her çay ve derenin üzerine gölet ve baraj kurulması, ormanların azalması, maden sahalarının artması, karbondioksit salınımına sebep olan jeotermal santrallerin aşırı miktarda yapımı ve hiçbir kurala uymayan çalışmaları havzada ekolojik yıkımı çok hızlandırmıştır. Havzada kuraklığın artışında suların azalması ve sıcaklık artışı etkili olmaktadır. Büyük Menderes Nehrinin kuruması demek havzada tarımın, tarıma dayalı sanayinin ve canlı yaşamının yok olması, havzanın çölleşmesi anlamına gelmektedir. Nehirde su seviyesi ciddi olarak azalmış, neredeyse ortadan kalkmıştır. Nehir yatağından sadece arıtılmamış endüstriyel ve kentsel atık sular akmaktadır. Tarımsal faaliyet her geçen gün daha da zorlaşmaktadır.”

 

 

Açıklamaların ardından 4 ana başlıktan oluşan imza kampanyasına destek istendi. Ayrıca TBMM’de bir komisyon oluşturulması ve ‘Büyük Menderes Nehri’nin acil eylem planı’ adıyla yasal düzenleme yapılması istendi. Açıklamada Germencik Çevre ve Doğa Derneği, Kızılcaköy Derneği, Aydın Ekoloji ve Yaşam Platformu üyeleri de hazır bulundu. 

İzlenme: 231

VİDEOYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Benzer Videolar