Pamuk üretimi tünelden önceki son çıkışta mı?

Abone Ol

Pamuk boyu küçük ekonomik değeri büyük bitki.
Pamuğun, tarladan çırçıra, sonra iplikçiye uğrayıp, dokumacı ve örmeci de işlenmeye devam ederek tekstil ürünü hale gelerek nihayetinde tüketiciye ulaşan bir serüveni var. Türkiye 2.24 Milyon ton kütlü pamuk üretiyor. Yıllık 322 bin ton pamuk ihracatıyla 568 milyon gelir elde ediyor. Pamuk üretiminin ihtiyacı karşılamadığından 819 bin ton ithalata 1,56 milyar dolar ödüyor. İhracatta yıllardır ekonominin lokomotifi olarak görülen tekstil ve hazır giyim, sektörün sorunlarına rağmen 30.8 milyar dolarlık ihracat yapabiliyor.
TİM (Türkiye İhracatçılar Meclisi) Başkanı Mustafa Gültepe’nin açıklamasındaki tespitler çarpıcı. Gültepe, “Yüksek enflasyon ve düşük kur politikasının üretim maliyetlerini küresel rakiplerin üzerine taşıdığını, Avrupa’da 6 bin liraya satılan bir ürünün fiyatı Türkiye’de 17000 Liraya çıktığını” söylüyor.
Ulusal Pamuk Konseyi Başkanı ve Aydın Ticaret Borsası Başkanı Fevzi Çondur’la pamuk ve pamuğa dayalı sektörleri, tekstili konuştum. Çondur, sektörün sorunlarını pamuk üreticisi ve sanayicisi kimliğiyle anlattı.
Sektörlerin sorunları farklı olsa da aynı gemide olma düşüncesi…
“Bu sektörlerin birbirleriyle bağlantılı olması nedeniyle aynı geminin içindeyiz. Pamuk üretiminden, tekstil ürünü satın alan tüketiciye uzanan sürecin en sonundan başlayalım. Tüketiciler tekstilden ne bekliyorlar? Tüketici alışkanlıklarında değişkenlikler oldu. Eskiden tüketici; kullan at davranışındaydı. Bu davranış günümüzde kaybolmak üzere. Bunun yerine geri dönüşümden elde edilen kumaş istemeye başladılar. AB tüketicisi aldığı ürünlerde %10 geri dönüştürülmüş ürün istiyor. Bunun yanında doğal elyaftaki talepte düşüş var. Sentetiğe olan talep fazlalaşma eğiliminde. Türk tekstili pamuk veya doğal elyaf kullanan tüketicileri hedeflemeli. Tüketici ürününü aldığında üretim sürecini görmek istiyor. Burada amaç sürdürülebilirlik ve izlenebilirlik. AB tüketicisi aldığı ürünün barkodunu okuttuğunda örneğin; de, Aydın’da üretildiğini görmek istiyor. Malın izlenebilirliği çok önemli. Ondan sonra konfeksiyondan aşağıya doğru geldiğimizde dokumaya, ipliğe ve pamuk üreticisine kadar izlenebilirlik zincirini sağlamamız gerekiyor. Pamuğumuzu gerek organik gerek better catton yada Global G.A.P olarak sertfikalandırmamız gerekiyor. Sertfikalandırılmış ürünlerin konvensiyel pamuğa göre satışı daha kolay. Avrupa’ya mal sattığınızda bilinçli tüketici sertifikayı görmek istiyor.”
Sertfikada mevcut sistem hakkında düşünceleri
“Mevcut sistemde sertifika yaptırma zorunluluğu yok. Bunun için bakanlığımızın dahil olduğu sertifika sistemine geçmemiz gerekiyor. Bizim bunu isteme nedenimiz mevcut sistemde üreticiye maddi bir katkı olmadığı için üretici sertifika yaptırmaktan imtina ediyor. Sertifikayı bakanlık eliyle yapar üreticiye maddi bir maliyet yansıtmamız halinde üretici sertifika yapmaktan kaçınmaz. Burada yapılması gereken bakanlığımızın öncülüğünde zorunlu sertifika sistemine geçmemiz. Sertifika maddi olarak bir kazanç sağlamasa bile üreticiye satış kolaylığı sağlıyor. Şu anda sertifikalandırma işlemi İPUD üzerinden yapılıyor. Zorunluluk olmadığı için üretici isterse yaptırıyor, istemezse yaptırmıyor. Üreticinin BCI sisteminde malı varsa satışı çok kolay. Sertifika sisteminin zorunlu olması halinde Türk pamuğunun satışını kolaylaştırmış olacağız. Aynı şey organik pamukta da geçerli. Hindistan’ın durumunu biliyorsunuz. Hindistan’daki sertifika şirketleri organik pamukta kalıntı tespit edilmesi üzerine güvenirliklerini yitirdiler. Alıcı şirketler Türkiye’ye yöneldiler”.
İtibarlı GDO’suz Türk Pamuğu…
“Hindistan’dan pamuk alan şirketler niye Türkiye’ye yöneldiler? Biz çünkü GDO’suz pamuk yetiştiriyoruz. Bakanlığın çok güzel bir çalışması bu. Dünya da GDO’suz pamuk üreten birkaç ülkeden biriyiz. GDO’daki kalıntıya toleransımız sıfır. Türk pamuğu rakip ülkelerle rekabet edecekse avantajlı olduğumuz konulardan bir tanesi GDO’suz Türk pamuğu.”
İtibarı tescillenmiş EGE pamuğu…
“Ege pamuğunun alıcı açısından avantajları var. Ege pamuğu Tuşesi, kolay boya alması, mukavemeti, elyaf boyu özelikleriyle satışta her zaman bir adım öne çıkıyor.”
Fevzi Çondur’un yeni pamuk ekim sezonunu da değerlendirdiği görüşleri ikinci bir yazıyı hak ediyor.