Psikolog Altın, intihara giden sebepleri ve önlemleri anlattı 

Psikolog Altın, intihara giden sebepleri ve önlemleri anlattı 

Nazilli'de Özel Özüm Psikoloji Danışma Merkezi’nde hizmet veren Uzman Klinik Psikolog Halil Utku Altın, son zamanlarda artan intihar vakaları ve nedenlerini sıralayarak dikkat edilmesi gerekenleri dile getirdi.

A+A-

AYŞE AKTAŞ- Aydın ve çevresinde art arda yaşanan ve Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine dahi taşınan intihar vakalarına ilişkin uzmanlar uyarılarda bulundu. Nazilli Özüm Psikolojik Danışmanlık Merkezi’nde görevli Uzman Klinik Psikolog Halil Utku Atın, Hedef Gazetesi’ne yaptığı açıklamada intihar olayları ve intiharı tetikleyen bunalım sorunları hakkında bilgiler verdi.

Uzman Klinik Psikolog Halil Utku Atın, intiharın ana temelinde yatan nedenlere değinerek, “Kişinin kendiyle içinde bulunduğu olumsuz maddi durum, eğitim durumu, ailevi durumu, bunun tamamen çözümsüzlüğüne inanarak bir sıkışmışlık hissi ortaya çıkmaya başlıyor ve bu sıkışmışlık hissi sanki intihar tamamen gerçek bir çözüm durumuymuş gibi bir inanç sistemi gerçekleşiyor. Aslında zihninin bir parçası kendi yaşamıyla ilgili bulunduğu konumdan nasıl çıkabileceğini bilen bir parçası var ama bunu aktif etmek yerine intihar etmek daha sıkı sarılıyor ve diğer akla gelebilecek çözümler, inançlar biraz daha kenarda kalmaya başlıyor. Bu kenarda kalan sistemde otomatik olarak çözümsüzmüş gibi bir his doğuruyor ”diye konuştu.

İNTİHAR SEBEBİ SADECE MADDİ YETERSİZLİK DEĞİL

İntihar sebeplerinin birçok sebebinin olduğunu söyleyen Altın, ”İntiharda sadece maddi yetersizliğe odaklanılmamalı. Bunda birçok etken de olabilir. İntihar olgularında daha çok tamamlanmış intihar değil de teşebbüs etmiş ancak tamamlanmamış olaylar da şu araştırma yapılıyor: Bu bireylerin beyinlerinde ödül ve haz bölgesi çalışmıyor. Yaşamda bizi motive ettiren, bizi çalıştıran, bizi hayata bağlayan her şeyde ödül ve haz bölgemizin çalışması var. Bu ödül ve haz bölgesi çalışmadığında kişide otomatik olarak mutsuzluk oluşmaya başlıyor. Çünkü mutluluk olarak nitelendirdiğimiz şeye ulaşamıyor. Motivasyon kaybı yaşamaya başlıyor. Kişide haz kayboluyor, sonrasında enerji düşüyor ve sonucunda hazza ulaşabilecek ve ödüle ulaşabilecek eylemleri hayatından çıkarıyor, eyleme dökmüyor. Bu durum insanın daha da mutsuzluğa inmesini sağlıyor. Yani eskiden haz alarak uyguladığı şeyleri artık enerji veremediği için mutlu olamıyor. Terapilerde ve tedavilerde insanlardaki bu haz bölgesi iyileştiriliyor” dedi.

Gebelikten sonra yaşanan depresyonlara da dikkat çeken Altın, “En tehlikeli depresyonlardan biri Postpartum (doğum sonası) depresyondur. Halk arsında lohusa depresyonu diye bilinen depresyonun anne ve çocuk üzerindeki ciddi etkileri vardır. Lohusalık depresyonu geçmişte yaşadığımız travmalarımızın bilinç dışında tekrar ortaya çıkabilir. Bu depresyon döneminde çok köklü yaralara sebep verebiliyor. Bir çocuğun sağlıklı bağ kurabilmesi için anne ile 6 aylık süre içerisinde annenin dokunuşlarına, sevgisine, şefkati ve birçok yapı sağlıklı bir şekilde çocuğun gelişebilmesi için faydalı. Anne depresyonda olunca çocuğa enerji sağlayamıyor. Çocuk kendisince yetişmeye çalışıyor. Bu sefer otomatik olarak sağlıksız bebekler yetişmeye başlıyor hem iletişim yönünden hem de  beslenme yönünden” diyerek doğum sonrası dönemin önemini vurguladı.

Yapılan araştırmalarda en çok 17 ile 35 yaş arası intiharların gerçekleştiğini söyleyen Altın, “Erken yaş intiharlarında daha çok arka planda dürtüsel davranma yatıyor. Ana sebebi yok ancak genç yaş grubu, yaşadıkları herhangi bir olaya çok sinirlenip intihar teşebbüsünde bulunabiliyor. Öfkeyi kontrol etmekte zorluk çekebiliyor. Dışarıya yansıtmadığı öfkeyi, kendine zarar vererek intihara eylemi yapıyor” dedi.

DEVLET HASTANELERİ YETERSİZ

Tüm ülkede olduğu gibi Aydın ve çevresinde yaşanan intihar olaylarının devlet hastanelerinde yeterli derece hizmetin olmadığının da etkisi olduğunu ifade eden Altın, “Devlet hastanelerimizin de yeterli olmadığını düşünüyorum. Sistem olarak baktığımızda iki psikolog yaklaşık 50 hasta bakıyor. Bir kişiye 5 dakikanızı ayırarak destek olamazsınız. Sorun çözme mekanizmalarını, yaşamda neler yaşadıklarını tespit edebilmek için 10 dakika az bir zaman. İnsanlar sağlık hizmetinden yararlanılmıyorlar. Araştırılacaksa buna bakılsın. Mesela Aydın’daki hastanelerde kaç tane psikolog çalışıyor? Nüfus kaç? Psikolog sayısı kaç? Özellerden bahsetmiyorum. Eğer ki toplumun her kesiminden bir kişi maddi olarak değil de ücretsiz olarak psikologdan yararlanmak istiyorsa devlet buna hangi noktada imkân sağlıyor? Aydın’da kaç kişiye bir psikolog düşüyor buna da bakmak lazım. Aydın’da neden intiharlar arttı? Artan nedenlerden bir tanesi de devlet hastanelerinin yetersiz kalmasıdır. Ne yazık ki ‘neden’ aşamasında kalıyor ve çözüm bulamıyoruz ” dedi

ÇOCUKLARINIZIN KENDİLERİNİ İFADE EDEBİLMELERİNİ SAĞLAYIN

Özellikle çocukların duygu ve düşüncelerini, yaşları kaç olursa olsun kendilerini ifade edebilmelerini sağlamalarının çok önemli olduğunu ve ebeveynlerin bu konuda dikkatli olmasını söyleyen Altın “Çocuk kaç yaşında olursa olsun en önemli şey insanlar duygu ve düşüncelerini, özellikle duygularını ifade etmekte, çok güçlük çekiyorlar. Bir çocuk tembel olur, çalışkan olur, hiperaktif olur, durgun olur, içe kapanık olur, hepsi halledilir. Bunlar çözümsüz değil ancak bir çocuk kendi içerisinde sağlıklı bir şeklide kendini ifade edemeyecek bir aile içerisinde yetişiyorsa işte sorun orda başlıyor. Çocuklarımıza kendilerini ifade edebilme imkânı sağlamak zorundayız. Karnesinde birtakım notlar düşük gelebilir. Bunlar dünyanın sonu değil. Çözümü var ama bir çocuk duygusunu ifade edemediği zaman yetişkinliğinde eşine sevgisini ifade edemiyor, çok üzgünse üzüntüsünü yaşamıyor, anlatamıyor. Belki ‘ayıp’ denecek diye susturuluyor. Çocuklara duygularını ifade edebilecek. Onları bir çocuk olarak görmek değil insan olarak, yaşlarına göre kendilerini ifade edebilme hakları var. En önemlisi çocuklarınızı sevin ”diye konuştu.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.