Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, TBMM'de Yeni Yol Partisi'nin grup toplantısında konuşarak iktidarın ajandasında baskın seçim olduğunu, seçimin alametlerinin birer birer belirmeye başladığını söyledi.
Saadet Partisi Aydın İl Başkanı Hilmi Özkan da Genel Başkan Arıkan’ın ifadelerini destekleyerek sürece dair görüşlerini Aydın Hedef Gazetesi’ne değerlendirdi.
Özellikle ana muhalefet partisi cephesinde son zamanlarda yaşanan olayların durduk yere olmadığını savunan Özkan, bu olayların iktidarın muhalefeti güçsüzleştirme yönünde çalışmaları olduğunu ileri sürdü. Ekonominin de kötü durumda olduğunu ve toplumda memnuniyetsizlik yaşandığını belirten Özkan, “İktidarın aslında kendi sorunları var. Oyları her geçen gün eriyor. O yüzden muhalefetin yaşadığı sıkıntılardan faydalanma yolunu seçerek baskın bir seçime gitmeleri ihtimali çok yüksek” dedi.
Özkan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Genel Başkanımızın da ifade ettiği gibi, ülkede yaşanan gelişmeler baskın seçim ihtimalinin güçlendiğini gösteriyor. Durduk yere bütün bu olayların yaşanması mümkün değil. Demek ki buna yönelik bir niyet ve hazırlık var. Biz de bu değerlendirmeye katılıyoruz. Biz Saadet Partisi olarak her zaman olduğu gibi seçime hazırız. Teşkilatlarımızla birlikte Türkiye'nin dört bir yanında sahadayız. Vatandaşlarımızla sürekli temas halindeyiz. Bu nedenle seçim ne zaman yapılırsa yapılsın hazır olduğumuzu ifade ediyoruz.”
“Mutlak Butlan Kararı Planlı mıydı Bilemeyiz!”
CHP’deki karışıklıklar ve mutlak butlan kararının Özgür Özel ve beraberindekilerin iddia ettiği gibi iktidar tarafından planlanlanıp planlanmadığı yönündeki soruları cevaplayan Özkan, “CHP'ye yönelik son dönemde yaşanan gelişmelerin planlı olup olmadığını kesin olarak bilemeyiz. Ancak ekonomiyi toparlayamayan iktidarın, muhalefetin kendi değerlendirmelerine göre yeterince toparlanamadığını düşündüğü bir dönemde seçime gitmeyi planlıyor olması mümkündür. Bir yandan yeni anayasa tartışmaları yürütülürken, diğer yandan çeşitli siyasi hesapların yapıldığını da görüyoruz. DEM Parti ile yürütülen temaslar, anayasa değişikliği çalışmaları ve siyasi dengelere ilişkin hesaplar da bu sürecin bir parçası olarak değerlendirilebilir. Amaç, kendi siyasi hedeflerine ulaşabilmek için gerekli desteği oluşturmak olabilir” dedi.
“Vatandaş Memnunsa Gider Yine Oyunu Verir”
Son sözün her zaman sandıkta vatandaşlar tarafından söyleneceğini dile getiren Özkan, “Bunu bir futbol maçına benzetebiliriz. Karşı takımın kendi içinde sorunlar yaşadığını düşünüyorsanız, bu durumu avantaja çevirmeye çalışabilirsiniz. İktidarın da muhalefetin yaşadığı süreçlerden faydalanarak siyasi sonuç elde etmeyi hedeflediği düşünülebilir. Ancak sonuçta milletin iradesinin üzerinde hiçbir güç yoktur. Vatandaşlarımız hayatlarından memnunsa gider oyunu iktidara verir, memnun değilse de tercihini değiştirir. Son sözü her zaman sandıkta millet söyler” diye konuştu.





