AYŞE AKTAŞ

AYŞE AKTAŞ

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

Sokağa çıkma yasağı şoku

A+A-

Hafta sonu ani gelen bir kararla 48 saatlik sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Süreç gerçekten traji komikti. Evdeyim haberi duydum ve sosyal medyadan izlediğim görüntülerde ilk şoku yaşadım ve hemen dışarı çıktım. Asıl şok dışarıdaydı. 
Daha önce evet milletçe sokağa çıkma yasağını sadece nüfus sayımlarında yaşıyorduk oda çok uzun süren yasaklar değildi. Fırınlara, manavlara, marketlere, iyi su dolum yerlerine, caddelere insanlar yığılmıştı. Bir nefes aldım ve dedim ki sadece 2 gün, 48 saat açlıktan ölmezdik yada bu paniği oluşturacak bir durumun olduğunu düşünmüyorum. Hala daha anlamaya çalışıyorum bir taraftan canlı yayın yapmaya çalışıyorum. Diğer taraftan insanların koşuşturması, telaşı, maskesiz dışarıda olanlar, dışarı çıkma yasağının ani verildiğini düşünüp sinirlenen ve birbiri ile tartışan insanlar. Evet şimdiye kadar virüs yayma konusunda çok iyi tedbirler alınmıştı ancak bizim panik yaratma politikamız yüzünden her şey alt üst oldu eminim ki. Ne sosyal mesafeye uyuldu neden hijyen kurallarına. Pazar esnafı yol kenarlarına yerlere serdikleri sergilerle poşet poşet sebze meyve sattılar.
Asıl soru şu bizi bu kadar telaşlandıran ne oldu? Gıda için neden canımızı sağlığımızı ortaya koyduk? Uzmanların yaptığı açıklamalar da ise bunun adı ‘DOMATOFOBİ’. Yaptığım araştırma sonucu uzman doktorların açıklamalarına göre;  ”Birinci basamağını beslenme gibi bireyin hayatta kalmasını sağlayan temel faktör oluşturur. İkinci güvenlik, üçüncü sosyal ihtiyaçlar, dördüncü saygınlık, son ayak da kendini gerçekleştirmedir. Bizim ‘izdiham’ ile gözlemlediğimiz piramidin birinci basamağıdır. İnsanlar ‘Gıdasız kalacağım’ korkusuyla akılcı düşünemedi. ‘Belirsizlik’ kaygısı akıl falan bırakmadı. İlk düşünülen ekmek oldu. Ekmek burada sembol! ‘Aç kalacağım’ kaygısıyla şuur sislendi. Endişe ve kaygı akılcı düşünmeyi öteledi. ‘Ne alsam kârdır’ diyerek hücuma geçildi. Sosyal mesafe falan hak getire. Aslında herkes kıtlık olmadığının, 2 gün aç da yaşayabileceğinin farkında ama domatofobi sarmış insanları evde tek kalmaktan korkmak, ev korkusu demek. Mısır’da yapılan bir deneyde genç birey bir süre eve kapatılıyor. Hiçbir sosyal iletişime giremiyor tek başına. Saldıklarında önce ekmeğe koşuyor. Beslenme öyle temel bir ihtiyaç ki ‘Açlıktan öleceğime virüsten öleyim’ gibi bir mantık ortaya çıkmış olabilir” diye anlatılıyor.
Bizimde tam olarak yaşadığımız buydu. Canımızı düşünmeden yemek için sağlığımızı hiçe saydık ve bir aydır aldığımız tüm tedbirler 2 saatte çöpe gitti. İster verilen karardan dolayı devlet büyüklerini suçlayın isterseniz mazeretlerin arkasına sığının herkes kendinden ve kendi yaptığından sorumludur. Ve 48 saat sonunda yasağın bitimiyle yine yollara döküldük geç saatler olmasına rağmen dışarı çıkıp nefes almak istedik ve yine hayatımızı tehdit eden virüs salgınını yok saydık. Deneyim olduğunu düşünerek inşallah aynı hatayı tekrarlamamayı temenni ediyorum. İnşallah sağlıklı günlerimize bir an önce dönebiliriz.

Önceki ve Sonraki Yazılar