Aydın'ınn tarım geçmişiyle harmanlanmış Söke’nin Yenicami Mahalle Muhtarlığı, alışılagelmiş soğuk bürokratik binalardan oldukça farklı bir çehre sunuyor. İçeri giren mahalle sakinlerini, resmi belgeler ve mühürlerden önce 18. ve 19. yüzyılın gündelik yaşamına ait nesnelerin sessiz tanıklığı karşılıyor.
Mahalle muhtarı Hüseyin Yörük, on yıl önce kişisel bir merakla başlattığı koleksiyonculuk serüveniyle, muhtarlık ofisini adeta yerel bir hafıza merkezine dönüştürmüş durumda.

Kolektif Bir Hafızanın İnşası
Yörük’ün kendi aile mirasıyla başlattığı bu girişim, zamanlar mahalle sakinlerinin de katılımıyla kolektif bir müzecilik hareketine evrilmiş. Bugün ofisin duvarlarında ve köşelerinde sergilenen el yapımı oraklar, yabalar, bakır kazanlar, gaz lambaları, kıl heybeler ve körüklü çizmeler, bir dönemin tarımsal üretim ilişkilerini ve ev içi yaşam kültürünü somutlaştırıyor.
Bu durum, nesnelerin sadece nostaljik birer obje olmaktan çıkıp, toplumsal belleğin aktarıcıları haline gelmesini sağlıyor.
Muhtar Yörük, "Muhtarlığımıza gelen gençler şaşkınlıklarını gizleyemezken, yaşlı insanlar geçmişle yeniden bağ kurmanın memnuniyetini yaşıyor" sözleriyle, bu mekanın kuşaklararası bir köprü işlevi gördüğünü vurguluyor.

Modernite Karşısında Direnen Nesneler
Endüstriyel üretimin ve dijital çağın hızla yok ettiği bu el emeği nesnelerin bakımı ve temizliği, Muhtar Yörük için gündelik bir mesai haline gelmiş. "En zor tarafı bu aletlerin temizliğini ve korumasını yapmak" diyen Yörük, aslında kurumsallaşmamış bir müze yöneticisinin kültürel mücadelesini ve devletin en yereldeki yüzü ile halkın ortak geçmişinin estetik bir birleşimi olarak, modern Türkiye’nin yerel korumacılık refleksine dair güzel bir örnek örnek sunuyor.






