Aydın Haberleri

TÜİK’in enflasyon açıklaması sonrası Başkan Kartal’dan değerlendirme

Tüm Emeklilerin Sendikası Aydın Şube Başkanı Ufuk Kartal, açıklanan enflasyon rakamlarının gerçeği yansıtmadığını savunarak zam oranlarını yetersiz bulduklarını belirtti. Ekonomik krizin emeklileri her geçen gün daha fazla yoksullaştırdığını belirten Kartal, Aydın'daki yaşam maliyetlerinin de büyükşehirlerle yarışır hale geldiğini söyledi.

Abone Ol

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) haziran ayı enflasyon rakamlarını açıklanmasının ardından SSK ve Bağ-Kur emeklileri için Temmuz maaş zam oranı belli oldu. Ocak ayında yüzde 4,84, şubatta yüzde 2,96, martta yüzde 1,94, nisanda yüzde 4,18, mayısta yüzde 1,71 ve haziranda yüzde 0,99 olarak açıklanan enflasyon oranları sonrası SSK ve Bağ-Kur emeklilerinin 6 aylık zam oranı yüzde 17,76’ya ulaştı. Söz konusu artışın en düşük emekli maaşına direkt olarak uygulanması halinde en düşük emekli maaşı meclis düzenlemesi sonrası 23 bin 552 liraya yükselecek. En düşük memur emeklisi aylığı ise 31,527 liraya çıkacak. Tüm Emeklilerin Sendikası Aydın Şube Başkanı Ufuk Kartal, durum üzerine Aydın Hedef Gazetesi’ne özel açıklamalarda bulundu.

“VATANDAŞIN GÜNLÜK YAŞAMINDA KARŞILIĞI YOK”

TÜİK’in siyasi iktidarın beklentileri doğrultusunda hareket ettiğini ileri süren Kartal, “Zaten bu konuda 3 Temmuz'da eş zamanlı olarak ortak bir basın açıklamamız oldu. Biliyorsunuz, emekli sendikaları bir araya gelerek Emekli Sendikaları Platformu'nu oluşturdu. Platform olarak Türkiye genelinde birlikte mücadele etme kararı aldık. Bu kapsamda ilk eylemimizi de 3 Temmuz'da gerçekleştirdik. TÜİK'in açıkladığı verilere tepki göstermek amacıyla yaklaşık 55 ilde eş zamanlı basın açıklamaları yapıldı. Tüm Emeklilerin Sendikası da bu platformun içinde yer aldı. Şunu söyleyebilirim ki TÜİK bizi yine şaşırtmadı. Bugüne kadar olduğu gibi yine hükümetin istediği doğrultuda açıklamalar yaptı. TÜİK'in açıkladığı verileri gerçekçi bulmuyoruz. Sadece gerçekçi bulmamakla kalmıyoruz, aynı zamanda siyasi iktidarın beklentileri doğrultusunda hareket ettiğini düşünüyoruz. Hükümetin istediği doğrultuda enflasyon oranları açıklanıyor. Ancak bu rakamların vatandaşın günlük yaşamında hiçbir karşılığı yok” ifadelerine yer verdi.

“KABUL EDİLEMEZ”

Söz konusu artışları emeklilerin mevcut yaşam standartlarına karşı yetersiz bulan Kartal, “Özellikle haziran ayı için açıklanan yüzde 0,99'luk enflasyon oranı tamamen gerçek dışıdır. Ana tüketim maddelerine, enerjiye ve özellikle akaryakıta bu kadar zam yapılmışken, dolmuş ücretleri dahi bu nedenle artmışken haziran ayı enflasyonunun yüzde 0,99 olarak açıklanması kabul edilemez. Bunun sonucunda memur ve memur emeklilerine yüzde 13,52, SSK ve Bağ-Kur emeklilerine ise yüzde 17,56 oranında maaş artışı öngörülüyor. Ancak bu artışlar emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntılar ve yoksulluk karşısında kesinlikle yeterli değildir. Biz emekliler olarak, TÜİK'in bugüne kadar açıkladığı bu gerçek dışı veriler nedeniyle maaşlarımızda ciddi hak kayıpları yaşadığımızı düşünüyoruz. Eğer TÜİK gerçekçi enflasyon rakamları açıklamış olsaydı bugün emeklilerin maaşı yaklaşık 60 bin lira seviyesinde olacaktı” diye konuştu.

İncirliova'nın ana yolu 350 milyon liralık yatırımla yenilendi
İncirliova'nın ana yolu 350 milyon liralık yatırımla yenilendi
İçeriği Görüntüle

“DÜZENLEME HENÜZ GERÇEKLEŞMEDİ”

Öngörülen emekli maaşının ekonomik anlamda gerçekçi bir karşılığı olmadığını dile getiren Kartal, “Bugün ortalama emekli aylığı yaklaşık 27 bin 550 lira civarında. En düşük emekli maaşı ise şu anda yaklaşık 21 bin lira seviyesinde bulunuyor. Meclis'ten çıkması beklenen yasal düzenlemeyle bunun 23 bin 750 lira civarında olacağı söyleniyor. Ancak NATO Zirvesi nedeniyle Meclis çalışmalarına ara verildiği için düzenleme henüz gerçekleşmedi. Bu nedenle temmuz ayında emeklilerin maaşlarını zamsız alabileceğine yönelik sosyal medyada çeşitli iddialar da dolaşıyor. En düşük emekli maaşının resmen belirlenebilmesi için Meclis'in ilgili yasal düzenlemeyi yapması gerekiyor. Bugün açlık sınırının yaklaşık 59-60 bin lira seviyesinde olduğu bir ülkede ortalama 27 bin liralık emekli maaşı, açlık sınırının yaklaşık yüzde 56 altında kalmaktadır. Bunun ekonomik anlamda hiçbir gerçekçi karşılığı yoktur” ifadelerini kullandı.

“EKONOMİK KRİZ ÜLKENİN HER TARAFINI ETKİLEDİ”

Aydın’ın diğer illere göre ekonomik anlamda daha yaşanılabilir bir şehir olduğu yönündeki iddiaları doğru ve gerçekçi bulmadığını belirten Kartal, “Aydın özeline baktığımızda da durum farklı değil. Ekonomik kriz ülkenin her tarafını etkiledi. Üretim maliyetleri her yerde arttı. Aydın'da yetişen domatesin üretim maliyeti de belli, başka illerdeki de belli. Bugün ekonomik koşullar düşünüldüğünde emeklinin rahat yaşayabileceği herhangi bir şehir kalmadı. Elbette Aydın'da yaşayan bazı emeklilerin bağ, bahçe ya da ailelerinden kalan toprakları olabilir. Ancak bu durum genel tabloyu değiştirecek bir gerçeklik değildir. Ayrıca Aydın ciddi anlamda dışarıdan göç alan, çok sayıda memur ve memur emeklisinin yerleştiği bir kenttir. Dolayısıyla "Aydın'da yaşam diğer illere göre çok daha rahat" şeklindeki görüşü doğru bulmuyorum” dedi.

“AYDIN BÜYÜKŞEHİRLERLE YARIŞIR HALE GELDİ”

Aydın’ın da artık ekonomik anlamda eski Aydın olmadığını aktaran Kartal, “Eskiden durum farklıydı. Özellikle 2008’de çıkarılan 5510 sayılı Kanun'dan önce emekli olan bir kişi, aldığı emekli ikramiyesiyle Aydın'da ev sahibi olabiliyor, evi varsa sahil bölgelerinde yazlık alabiliyordu. Ancak bugün bu mümkün değil. 2008 yılında çıkarılan yasa sonrasında emekli maaşı bağlanma katsayıları düştü. Emekli maaşları reel olarak ciddi değer kaybetti. Aynı şekilde emekli ikramiyeleri de büyük ölçüde eridi. Bugün emekli olan bir devlet memuru, aldığı emekli ikramiyesiyle ne Aydın'da ne İstanbul'da ne de Türkiye'nin başka bir yerinde ev sahibi olabiliyor. Dolayısıyla 2008 öncesinde, hatta 2000'li yılların başında Aydın emekliler açısından daha ekonomik bir kent olarak değerlendirilebilirdi. Ancak bugün ekonomik kriz öyle bir noktaya geldi ki Aydın da artık eski Aydın değil. Konut fiyatları ve yaşam maliyetleri bakımından İzmir ve İstanbul gibi büyükşehirlerle yarışır hale geldi” diye konuştu.

“SAYI 5 MİLYON 100 BİNE ULAŞTI”

En düşük emekli maaşı alan kişi sayısının arttığını ifade eden Kartal, “Biz açıklanan zam oranlarını yetersiz ve gerçek dışı buluyoruz. Bugün hangi kurumdan emekli olursa olsun; ister SSK, ister Bağ-Kur, ister Emekli Sandığı ya da başka bir statüden emekli olsun, bütün emeklilerin en az en düşük devlet memuru maaşı kadar gelir elde etmesi gerektiğini savunuyoruz. Bu da bugün yaklaşık 60 bin lira seviyesindedir. Bu talebimiz yalnızca emekliler için de geçerli değildir. Aynı şekilde asgari ücretle çalışan tüm emekçiler için de geçerlidir. Temmuz ayında asgari ücrete zam yapılmasının da düşünülmediğini görüyoruz. Bu nedenle özel sektörde asgari ücretle çalışan bütün emekçilerin de ciddi şekilde örgütlenmesi ve hakları için mücadele etmesi gerektiğine inanıyoruz. 2019’da en düşük emekli maaşını alan kişi sayısı yaklaşık 800 bindi. Bugün ise bu sayı 5 milyon 100 bine ulaştı. Yani artık her üç emekliden biri en düşük emekli maaşıyla yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Bu da emeklilerin yaşadığı gelir kaybının ve ekonomik sıkıntının ne kadar büyüdüğünü açıkça ortaya koyuyor” ifadelerine yer verdi.