Atilla Dağıstanlı

Atilla Dağıstanlı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

TÜRKİYE  NERE  KORE  NERE   (5)

A+A-

1951-1953 yılları arasında yapılan Kore Savaşları”na 16 ülke askeri birlik,6 ülke tıbbı yardım araçlarıyla katılmış.

Amerika,Avustralya,Belçika,Filipin,Fransa,Habeşistan,Hollanda,İngiltere,Kanada,Lüksemborg,Porteriko,

Tayland,Türkiye,Yeni Zelanda,Yunanistan devletleri kara kuvvetleri,Avustralya,Amerika,Hollanda,İngiltere,

Kanada,Kolombiya,Tayland,Yeni Zelanda deniz kuvvetleri,

Amerika ,Avustralya,Belçika, Güney Afrika birliği,İngiltere,Kanada ve Yunanistan  hava kuvvetleri  göndermiş.

 

Kore Savaşları olmasaydı belki de Türk askerinin  özellikleri bilinmeyecek,öğrenilemeyecekti;çünkü Türk askerinin esir kamplarındaki davranışı sadece Çinlilerin değil Amerikalıların da ilgisini çekmişti. Amerikalılar,Türk askerinin özelliklerini sinsi sinsi araştırmış,incelemiş ve zayıf tarafımızı  öğrenmeye çalışmıştır.Bu konuda daha ayrıntılı bilgi için aralarında psikologlarında bulunduğu ekipler kurmuş,en küçük ayrıntıyı dahi derinlemesine inceleyerek araştırmıştır.Edinilen bilgiler,Türk ordusuna  ait özellikler olarak arşivlenmiş ve eğitim konusu olmuştur.

Ve o günden beri ABD bizi mercek altında tutmaktadır.

 

ABD 20 Temmuz 1974 yılındaki  Kıbrıs Barış Harekatından haberi olmadığı için nasıl öfkelenmişti…

O tarihte İzmir”de Demokrat İzmir Gazetesi’nda  çalışıyordum.19 Temmuz gecesi gazetede nöbetim vardı.Anadolu Ajansı,Türk Haberler Ajansı,Anka Ajansı  sürekli olarak ,’ABD Dışişleri  Bakan Yardımcısı Joseph Sisco’nun Başbakan Bülent Ecevit’le görüşmeyi beklediğini  flaş olarak bildiriyordu.Gece bu şekilde sürdü ve sabah saat O6:05 de tüm ajansların zilleri flaş…flaş..flaş …diye uyarıyordu;çünkü Türk Ordusu havadan indirme,denizden çıkarma harekatına başlamıştı.Oysa birilerine göre Türk Ordusu buna cüret edemezdi.Türk ordusu en yakın tarih olarak Kore”de olduğu gibi Kıbrısta”da emperyalizmi yanıltmıştı.

Dönelim Kore savaşlarına,BM ordusu  çok kanlı geçen bu savaşta oldukça fazla esir vermişti.

Çinliler,aralarında Türklerin de olduğu çeşitli milletlerden oluşan  esir kafilesini ülkelerine götürmek için ‘ölüm yürüyüşü’ başlatırlar.Mevsim kıştır,esirler, yaralı,yorgun,hasta ve açtırlar.Yürüyemeyen esir zorunlu olarak yolun kenarına çekilir,Kızıl Çinli Muhafız,esiri ayağa kalkmaya zorlar,kalkamadığında tüfeğinin dibçiği ile vurur,esir kalkabilirse kurtulur,kalkamazsa kafasına sıkılan kurşunla orada kalır.

Aynı esir kafilesinin içinde bulunan Türkler de ise durum değişiktir.Yaralı,yorgun ya da hasta olduğu için yürüyemeyen ve yolun kenarına oturan Türk esire kızıl muhafız müdahale etmeden önce iki Türk askeri yaralı  ve yorgun olmalarına karşın arkadaşlarını sırtlayarak yola koyulurlar.Facialarla dolu bu yürüyüş 52 gün 52 gece sürer…

 

Türk esirler,yolculuklarının  30-35. nci  gününde mola verdiklerinde yol kenarında yanına yanaşılmayacak kadar kötü kokan,kurtlanmış bir öküz postu görürler,birbirlerine bakarlar ve bir ateş yakıp öküz postunu ateşin üstüne atarlar,öküz postunun üzerindeki kurtlar kavrulur,postun üzerindeki kıllarda yandıktan sonra kızarmış postu yerler.

Ve sonunda İmjin ve Yalu  nehirleri geçilerek Kızıl Çin topraklarına ulaşılır.

Ölmeden buraya kadar gelebilen  Birleşmiş Milletler Ordusu mensubu esirler hazırlanan kamplara yerleştirilir ve onlar için yeni bir yaşam başlar.

Çinlilere esir olan BM ‘e mesup ülkelerin askerleri içinde yer alan Mehmetçiklerin davranışlarının asaleti ve farklılığı daha görkemli  bir şekilde görünecektir.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar