Aydın Hedef Gazetesi'nden Betül Ulaşzade'nin haberine göre; Aydın Roman Derneği Başkanı Abdül Aydeniz, bir buçuk yıl önce hayal ettiği kargı örme ve kargı soyma makinelerini emeklerinin sonucunda üretmeyi başardı. Türkiye’de ilk olma özelliği taşıyan makineler için iki arabasını ve eşinin bileziklerini dahi sattığını belirten Aydeniz, kendi imkanlarıyla hayata geçirdiği projede toplam 2,5 milyon liralık yatırım yaptığını aktardı. Tüm zorluklara rağmen hayalini gerçeğe dönüştüren Aydeniz, projeye başlarken çevresinden olumsuz tepkiler aldığını dile getirdi. Makinenin geliştirilme sürecinde sanayici, tornacı ve kaynakçı ustalarla birlikte yoğun bir çalışma yürüttüklerini anlatan Aydeniz, ilk örnek olması nedeniyle deneme-yanılma yöntemiyle ilerlediklerini söyledi. Makinede kullanılan özel iğnelerin Almanya’dan getirildiğini belirten Aydeniz, patent başvurusu yapmayı düşünmediğini aktararak bilgi ve tecrübesini paylaşmaya hazır olduğunu söyledi. Türkiye’de hasır bambu alanında daha önce başarı sağlanamadığını savunan Aydeniz, geliştirdiği makine sayesinde hem kendi adının hem de Aydın’ın adının duyulacağını dile getirdi.

“TAM 2 BUÇUK MİLYON LİRA GİDERİM OLDU”
Fikrin aklına nasıl geldiğini aktararak süreçten bahseden Aydeniz, “Yaklaşık bir buçuk yıl süren çalışmalarımız sonucunda kargı örme ve kargı soyma şeklinde 2 tane makine ürettik. Bu Türkiye’de bir ilk. Kendi imkanlarım doğrultusunda imalatını yaptırdım. Bir iki haftadır başladık kargıyı şu anda bambu şeklinde, gölgelik olarak örüyoruz. Nasip olursa bu yaz ördüklerimizi makine üzerinde piyasaya yine süreceğiz. Bu makinelerin eş benzeri yok sadece bizde. Tamamen kendim düşündüm hayal ettim. Uzun yıllardan beri aklımda olan bir fikirdi ancak imkan yoktu. Kafaya koydum, ben bunu yapacağım dedim. İki tane arabamı ve sağ olsun eşimin birkaç bileziğini sattım. Bana bu konuda destek oldu kendisine teşekkür ediyorum. İnsanlar bana çıldırmışım gibi karşılık verdi. Bu kadar parayı bu işe yatırma dediler ama dinlemedim. Tam 2 buçuk milyon lira giderim oldu” diye konuştu.

“İĞNELERİNİ ALMANYA’DAN GETİRTTİM”
Makinelerin üretim aşamasından söz eden Aydeniz, “Allah'a çok şükürler olsun yani yaklaşık bir buçuk yıl makinelerin üzerinde çalıştık. Çok şeyler üzerine ilave ettik, yeniledik, değiştirdik. Ama çok şükür başardık. Sanayici, tornacı, kaynakçı gibi arkadaşlarımızla fikir alışverişinde bulunarak üzerinde yapmış olduğumuz torna çalışmaları, kaynak çalışmaları ile ilgili, demir aksamları ile ilgili böyle bir makine oluşturduk. İlk makine olduğu için yap-boz olduğundan dolayı mesela bir parça deniyorsun, tornacıya yaptırtıyorsun, getiriyorsun, takıyorsun ama uyum sağlamıyor, başarı alamıyorsun. Çünkü daha önceden yapılmış önünde bir rol model bir makine yok. Olmadığından dolayı 2 buçuk milyon tuttu ancak şimdi elimizde örnek makine varken yapmaya kalksak 1 milyona yakın tutar. İğnelerini Almanya'dan getirttirdim. Belirli bir ücret ödedik, masraf ettik. Telle örmüyoruz çünkü paslanıyor. Polyester ip şeklinde bir ürünle örüyoruz. Erimez, sürümez, paslanmaz bir şekilde. Üzerinde tel olduğunu dahi göremiyorsunuz, gözükmüyor” dedi.

“MESLEĞİME AŞIĞIM”
Bu tarz bir işe herkesin kalkışmayacağını belirten Aydeniz, “Patentle ilgili öyle bir şey düşünmedim. Yapmak isteyenlere de yardımcı olurum. Çünkü hani kıskançlık yapmak istemem bu konuyla ilgili. Bunu yapacak olan kişi özellikle yine kendi milletimizdendir. Çünkü bu işten anlamayan bir insan kalkıp da bir buçuk milyon para yatırmaz. Bunu yapacak olan kişi yine kendi Roman vatandaşlarımız olur. Zaten biz de kendilerine sürekli rol model olmuşuzdur. Siyasette olsun, dernekçilikte olsun, her zaman yardım etmişizdir. Burada da yardım etmek isterim tabii ki. Bu makineye her bir adam yapamaz, yaptırtamaz gücü yetmez. Kalkıp bir buçuk milyon lira makineye 500 bin lira soyma makinesine derken bu rakamları hiç kimse göz önüne alıp da girmez bu işe. Ben girdim çünkü mesleğime aşığım” ifadelerine yer verdi.

"AYDIN’IN DA ADI DUYULACAK”
Bu tarz bir projenin Aydın’ın da adının duyulması açısından önemine değinen Aydeniz, “Önceki hasır bambu işi yapanlar bir türlü başarı gösterememişler. Şu anda Türkiye'de bir ilk yaptığımdan dolayı inanın ki çok mutluyum ve gururluyum. İsmimiz daha şimdiden Türkiye basınında yayılmaya başladı. Kendi bizim roman vatandaşlarımızın arasında. Diğer şehirlerdeki romanlar arasında da duyulmaya başlandı. Basın aracılığıyla olduğunda belki de ulusal basında dahi yer bulacağız. Bununla beraber Aydın’ın da adı duyulacak. Bu konuda da ayrıca bir mutluluk yaşıyorum.” dedi.
“İNSANOĞLU YALNIZCA RUH VEREMEZ”
Bir insanın hayal ettiği ve istediği zaman her şeyi başarabileceğini dile getiren Aydeniz, “Yapacağım dediğimde tabii ki şöyle ya işte boşu boşuna uğraşma, paranı harcama, işte boş yatırım yapma gibi tepkiler aldım. Git paranı bankaya faize koy gibi sözler işittim ama ben hiçbir zaman böyle düşünmedim kendimi geliştirdim. İlköğretim okulunu zor zahmet böyle fakirlik içerisinde bitirdim. Bir çantayla beş yıl oku gittim geldim ama bu makineyi kendim tasarladım düşündüm imal ettirdim. İnsan istediği zaman ilkokul mezunu olsun fark etmez, yapar, yaptırtır, çıkarır, başarır. Buradan eğitimsiz olan kişilere karşı önyargıların da kırılmasını talep ediyorum ve ayrıca hani kendilerini şeyi görmesinler, yetersiz görmesinler. İnsanoğlu, yani kafasına koymuş olduğu ben yaparım dediği şeyi inanın ki yapar. Bizim insanoğlumuzun bana göre yapamayacağı bir şey yoktur. Haşa sadece ruh veremeyebiliriz” diye konuştu.





