Diyetisyen Buğra Öztürk

Diyetisyen Buğra Öztürk

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

TUZ TÜKETİMİ

A+A-

Merhabalar, kurban bayramının sonuna gelirken etlerin pişirilmesinde ve yemeklerde sıkça kullandığımız tuza dikkat çekmek istedim. Tuz %60 klor, %40 ise sodyumdan oluşur. Sodyum besinlerde doğal olarak bulunan bir mineraldir ve vücut işleyişimize bazı etkileri vardır.
Fazla tüketilen sodyum her zaman atılır mı? 
Fazla tuz alımı kan basıncının artmasına neden olur. Yüksek kan basıncı veya hipertansiyon; kalp hastalıkları, böbrek hastalıkları ve felç için temel risk faktörüdür. Ayrıca böbrek hastalıkları sonucu böbrekler uygun şekilde çalışmazsa fazla sodyum atılamaz. Bunun sonucunda, daha çok yüzde olmak üzere; bacaklarda ve ayaklarda şişkinlik (ödem) gözlenir. Ödem böbrek rahatsızlıkları dışında da yüksek tuz tüketiminde, hareketsizlik ve uykusuzluk gibi durumlarda da ortaya çıkabilir.  Fazla tuz tüketimi, idrarla kalsiyum atımını da arttırır. Kemiklerden kalsiyum kaybının artışı, osteoporoz ve kemiklerin kırılma riskini arttırır.
Sodyum yetersizliği mümkün mü? 
Evet. Fakat sodyum yetersizliği normal şartlar altında oluşmaz. Ancak, bireyin uzun süreli kusma ve ishali varsa sodyum düzeyi azalabilir. Sodyum yetersizliği nadirdir. Genellikle besinler bol miktarda sodyum içerirler.
•    Yetişkinler için minimum sodyum gereksinmesi günde 500 mg’dır. Bu miktar yaklaşık ¼ tatlı kaşığı tuzdur.
•    Maksimum tuz alımı ise günlük 6 g (2.4 g sodyum) olarak belirlenmiştir.
Tuzun vücutta asit-baz ve sıvı dengesini sağlama gibi görevleri vardır.
Baharat ve maydanoz, nane, kekik, dereotu, rezene, fesleğen gibi aroma sağlayıcıları tuz yerine tercih edebilirsiniz.
Diyetteki tuz miktarı doktor ve diyetisyen tarafından değerlendirilmelidir.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.