UMUDUNU KAYBETMEDİ

UMUDUNU KAYBETMEDİ

Kuşadası’nda 2006 yılında sığ denize atladıktan sonra kuma çakılan ve boynuyla omurgasında hasar meydana gelen 28 yaşındaki Bahadır Uğur’un hayatı kabusa döndü.

A+A-

(EKREM KESER) Yaşama azmini kaybetmeyen ve ailesinin de desteğiyle eğitim hayatına devam eden Uğur 2 üniversite bitirdikten sonra şimdi Apple firmasında işe başladı. Kuşadası’nda 19 Ağustos 2006 tarihinde halk plajında hiçbir uyarı levhası olmayan denize atlayan ve 15 yaşında olan Bahadır Uğur’un boynunda ve omurgasında hasar meydana geldi. Geçen 13 yılın ardından hayata tutunmak için anne ve babasının da desteğiyle büyük mücadele veren ve şimdi 28 yaşına gelen Bahadır Uğur, geçen sürede önce liseyi açıktan bitirdi, ardından iki üniversiteden mezun oldu. Askerliğini bir gün bile olsa yapan ve kendini sürekli geliştirerek İngilizce öğrenen Uğur, dünyaca ünlü Apple firmasında işe girdi. Yaşadığı ağır kazaya ve geçirdiği rahatsızlıklara rağmen hiçbir zaman yılmayan, annesi ve babasının da büyük desteğiyle hayata tutunan 28 yaşındaki Bahadır Uğur herkese örnek olacak bir noktaya ulaştı.

“ÇOK ZOR GÜNLER GEÇİRDİM”
Henüz 13 yaşındayken belediyenin ihmali yüzünden uyarı levhası konulmaması üzerine denize atladığı anda hayatı kararan Bahadır Uğur, çok zor günler geçirdiği söyledi. Yaşadığı kazanın ardından felç geçiren ve bir taraftan da iyileşmek için büyük mücadele veren Uğur’a en büyük desteği ailesi verdi. Kazanın ardından tedavi süreciyle eğitim hayatını bir arada sürdüren Uğur, “Ailemin de büyük desteğiyle liseyi dışarıdan bitirdim. Ardından önce Anadolu Üniversitesi Radyo ve Televizyon Programcılığı, ardından da yine Anadolu Üniversitesi Uluslararası İlişkiler bölümlerinden mezun oldum. İngilizcemi geliştirdim, İngilizce dil sertifikası aldım. Felç olmama rağmen askere gitmek istedim. Askerlikten muaf olmama rağmen kendi isteğimle askerliğe başvurdum. Söke’de 1 gün askerlik yaptım, o muhteşem duyguyu yaşadım ve terhis oldum. Eğitimimi tamamladıktan sonra Apple firmasına iş başvurusunda bulundum ve yazılımcı olarak çalışmaya başladım. Şu anda Apple firmasında çalışıyorum. Aldığım maaşla üç çocuğa burs veriyorum” dedi.

BABA ALİ RIZA UĞUR, DÖRT AYRI İŞTE ÇALIŞIYOR 
13 yıl önce kazanın olduğu zamanlarda Çıraklık Eğitim Merkezi'nde motor öğretmeni olan baba Ali Rıza Uğur çok zor günler geçirdiklerini ve belediyenin kendilerine sahip çıkmadığını söyledi. Oğlunun tedavisini sürdürebilmek için 4 ayrı işte çalıştığını söyleyen Ali Rıza Uğur, “Oğlum çok iyi bir yüzücüydü. Güneşlenme terasının önündeki denizin suyunun sığ olduğu yolunda hiçbir uyarı yoktu. Sığ suya düşünce bu olayla karşılaştık. Olay oluğunda gelen sağlık ekipleri oğluma boyunluk bile takmadı hastaneye gidince ancak boyunluk takıldı. Boyun ve omurga bölgesi ciddi zarar gördü. Verdiğimiz hukuk mücadelesinde bile yetkililer sorumluluğu birbirine atarak, olayı sahiplenmedi. Oysa deniz suyunun sığ olduğu bir yere belediye yüksek teras yaparak ve uyarı levhası koymayarak bu olaya yol açtı.  Bu zor günlerin ardından hep oğlumun yanında olduk, tedavisini sürdürmek için gece gündüz mücadele ederek bu günlere geldik” dedi.

HUKUK MÜCADELESİ VERDİ
Oğlunun hem tedavisini sürdürmek hem de hukuk mücadelesi için büyük çaba gösteren baba Ali Rıza Uğur o dönemlerde Kuşadası Belediyesi önünde eylemler yaptığını söyledi. Felç olan Bahadır Uğur'un babası Ali Rıza Uğur, olaydan sorumlu tuttuğu belediyeye karşı hukuk mücadelesi başlatmış, acılı baba yaptığı eylemlerde aynı yıl içinde sahildeki iskelede meydana gelen 3 ayrı kazada bir kişinin öldüğünü, oğlu dahil 2 kişinin de sakat kaldığını belirterek sorumluların bulunmasını istediğini ifade etti. Uğur, Aydın Valiliği, Aydın Bayındırlık ve İskan İl Müdürlüğü, Kuşadası Kaymakamlığı ve Devlet Limanlar ve Hava Meydanları (DLH) Genel Müdürlüğü'ne şikayetiyle ilgili başvurularda bulunduğunu ancak bir sonuç alamadığını söyledi.

“76 GÜN ARABADA YATTIK”
13 yıl önce halk plajındaki 3 iskele platformunun sadece birine uyarı levhası konulduğunu belirten Ali Rıza Uğur, "19 Ağustos 2006 tarihinde 15 yaşındaki oğlum Bahadır Uğur, Atatürk Bulvarı üzerinde bulunan halk plajındaki iskeleden sığ suya çakılarak boynunu kırmıştı. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde 76 gün yoğun bakımda kaldı. 3 defa ölümün kıyısından döndü. Bu genç ve hayat dolu beden mücadelesini bırakmadı. Bu arada ben ve eşim hastane bahçesinde 76 gün arabada yattık. Zor ama oğlumuzun yaşama umudunun olduğu günlerdi. Bu bize tüm sıkıntılara katlanma gücü ve sabrı verdi. 76 gün sonrasında yoğun bakımdan direkt eve taburcu edildik. Oğlum taburcu olduktan sonra da zor günler geçirdik. Yatalak hastası olan ya da geçmişte bunu yaşamış insanlar bunu gayet iyi anlayacaklardır” dedi.

BİRÇOK BENZER KAZA YAŞANDI
“Bu arada 'kazadır olur, neler olmuyor ki?' diye kendimizi teselli etmeye çalışırken aslında yalnız olmadığımızı ve bunun bir kaza değil de ihmal olduğunu fark ettim” diyen Baba Uğur, “Benim çocuğumdan başkaları da aynı iskeleden çakılarak yaralanmıştı. Araştırmamı derinleştirdiğimde Mayıs 2006 tarihinde yine 15 yaşındaki Muhammet Tecer isimli bir delikanlının aynı yerde boynunu kırıp sakat kaldığını öğrendim. Eylül 2006 tarihinde 38 yaşındaki Kemal Yıldız isimli bir hafta sonu ziyaretçisi aynı iskelede boynunu kırmış ve Ege Üniversitesi'nde en iyi cerrahlarca ameliyat edilmesine karşın yaşama mücadelesini kaybetmişti. İşte bu bilgilere ulaştığımda bunun bir kaza olamayacağına, bir tedbirsizliğin, bilgisizliğin, görevini iyi yapmamışlığın, umursamazlığı, 'ben yaptım oldu, kimse hesap soramaz, kimse bunun doğruluğunu sorgulayamaz' düşüncesinin olduğuna karar verdim. Bunun üzerine başkalarının, oğlumun ve ailemin çektiği acıları yaşamasına engel olabilmek amacıyla gerekli yerlere müracaatlarımı yaptım. Verdiğimiz hukuk mücadelesinden sonuç alamadık. Ancak, oğlumun hayata tutunması için dört ayrı işte çalıştım" diye konuştu.

TEDAVİSİ ÇİN’DE DEVAM EDECEK
Bahadır Uğur, şu anda kök hücre tedavisi gördüğünü söyleyerek, “Yaptığım araştırmalar sonucunda Çin’de özel omurilik hastanesi olduğunu öğrendim. Kök hücre tedavimin devamı için buraya başvurdum ve kabul edildi. Ekim’de Çin’e giderek tedavime devam edeceğim” diye konuştu.

hirs-azim-zafer-112161-0d1cd6b38ec121c826bb341767beab56.jpeghirs-azim-zafer-112161-71158ede60f75b3dfbc966e6679aa126.jpeghirs-azim-zafer-112161-152d2e27b37bf65825c1dacaab4b713e.jpeghirs-azim-zafer-112161-235402b7df3805bbb104ade31123ca94.jpeg
 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.