Atilla Dağıstanlı

Atilla Dağıstanlı

Yazar
Yazarın Tüm Yazıları >

‘’UN PUEBLO SIN  MEMORIA,ES UN  PUEBLO SIN  FUTURO’’

A+A-

 

                

 

Şili’nin  başkenti Santiago’nun ulusal stadyumunun 8 nolu kapısının üzerinde yazan bu yazının Türkçe anlamı:

                            

                              ‘’HAFIZASI OLMAYAN BİR HALKIN GELECEĞİ DE OLMAZ.’’

 

Yaşınız uygunsa şöyle 70 li yıllara gidelim.

Yani 48 yıl öncesine…

1970 yılı Eylül ayında;Şili ‘de yapılan seçimde solcu  koalisyonun  başkan adayı  Salvador ALLENDE  başkan oldu.

1973 yılı Eylül ayında ise uluslar arası tekelci sermayenin çıkarlarına uygun  General  Augusto Pinochet ‘in komutasında bir askeri darbeyle düşürüldü.

Allende,elinde silahıyla halkının özgürlüğünü,iktidarını seçme hakkını ve sosyalizmi savunurken öldürüldü.

Şili’nin başkenti Santiago’daki  Ulusal Stadyum,askeri  darbenin başı general Augusto Pinochet’in emriyle  işkence merkezi olarak kullanıldı.

 

Şili’de1970 yılında yapılan faşist askeri darbeden 10 yıl sonra  12 Eylül 1980 tarihinde de Orgeneral  Kenan Evren başkanlığında askeri darbe yapıldı.

1983 yılı Kasım ayında yapılan seçimlerde ise yeniden demokrasiye geçildi.

Şili’de ise başkanlık sistemi başladı ve sürüyor.

 

Şili’ile aramızdaki fark,biz askeri darbelere,ihtilallere,rağmen hala Cumhuriyetiz;çünkü  bilincinde olsak da olmasak da ,Cumhuriyet’in  korumasındayız.

Peki biz cumhuriyeti koruyup,kollamak için ne yapıyoruz ?

Askeri darbelerle Türkiye’yi  kendi amaçlarına göre şekillendirmeyi başaramayan emperyalizm ve onun yerli işbirlikçileri,2000 li yıllarda sivil darbelerle amacına ulaşmayı denemeye başladı.

 

Şili ‘de halk hala özgürlük için direndiğinin,geçmişte yaşanılanların şimdiki ve gelecek kuşakların unutmamalarını  sağlamak için,stadyumun giriş kapısına ,’’

  ‘’HAFIZASI OLMAYAN BİR HALKIN GELECEĞİ DE OLMAZ.’’ Öğüdünü  özgür yaşamanın kuralı olarak yazmış.

Santiago Ulusal Stadına giren her genç bu yazıyı okuduğunda  70 yıllarda Şili’li  aydınların,devrimcilerin,sanatçıların,

faşizme karşı koyan  herkesin bu alanda  işkence gördüğünü,işkenceden öldüğünü anımsıyor.

1923 yılında Cumhuriyetin   getirdiği özgürlükle  Türkiye’de  yaşayan,Türk,Kürt,Laz,Çerkes,Boşnak,etnik kökeni,dini inancı ne olursa olsun herkesin,Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu Türkiye Cumhuriyeti’ni  yaşatmak için gerekirse canını vermeyi göze almalıdır.

95 yıllık Çınarımız Cumhuriyet’i kaybettikten sonra  her yere ,

  ‘’HAFIZASI OLMAYAN BİR HALKIN GELECEĞİ DE OLMAZ.’’ Yazmanın bir anlamı  kalmaz.

 

Türklerin,tarihte devlet kurup,devlet yıkmasının,yeniden devlet kurmasının altında yatan nedenlerden birisi ,tek adam yönetimine  sonuna dek  eyvallah diyememesi  olabilir mi ?

 

Birkaç yıl öncesine kadar parlamenter sistemden yarı başkanlık sistemine geçmeden önce,milletin iktidara getirdiği partinin genel başkanı  başbakan olarak ,milletvekilleri de herkesin milletvekili olarak sorumluluk üstlenmiyorlar mıydı ?

 

Belediye başkanlığı seçiminde o kentte yaşayanlar inandıkları,güvendikleri insan kendi partilerinden olmasa bile ona oy vermiyorlar mıydı ?

 

Cumhuriyetin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk bile  TEK ADAM lığın egosuna kapılmamışken,birilerinin ne pahasına olursa olsun  çıkarcıların ve yandaşların itmeleriyle  kendisini tek adam görmesi ve bunu millete kabul ettirmek için baskı yapması,95 yıldır Cumhuriyetin özgürlüğünde  yaşayanların dibten gelebilecek bir dalga oluşturmalarına neden olabilir.

Tarihin her döneminde görülmüştür ki,türü ne olursa olsun faşizm nerede egemense  eninde sonunda dipten gelen bir dalgayla tarihin çöplüğüne düşmüştür;çünkü değişimi harekete geçirecek  koşullar olgunlaştığında,toplumsal fay katmanları güç birliği içinde hareket ederek değişimi gerçekleştirirler,her yıkıntının,her çöküntünün altından  yaşama boy veren yeni hayatlar filizlenir.

Hiçbir imparator,hiçbir kral,hiçbir diktatör Cumhuriyetin koruduğu halktan daha fazla yaşamamıştır.

Değişimin bu kuralı,tarihin her döneminde olduğu gibi bugün de,yarın da kendini kanıtlamayı sürdürecektir.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar