Türkiye’de 1-7 Haziran Hayat Boyu Öğrenme Haftası etkinlikleri kapsamında Efeler Gençlik Caddesi’nde düzenlenen sergide Aydın genelindeki halk eğitimi merkezlerinde eğitim alan kursiyerlerin hazırladığı çalışmalar yer aldı. İncirliova Halk Eğitimi Merkezi standında bulunan çarpana dokuması ürünleri ise ziyaretçilerin beğenisine sunuldu. Aydın Hedef Gazetesi’ne konuşan El Sanatları Usta Öğreticisi Tülay Özkahraman Kurt, çarpana dokumasının Mezopotamya’dan Anadolu’ya uzanan köklü bir geçmişe sahip olduğunu söyledi. Dokumanın dayanıklılığıyla öne çıktığını belirten Kurt, geçmişte yük taşımada, at koşumlarında ve askerlerin kılıç ile çeşitli ekipmanlarını taşımalarında kullanıldığını aktardı. Çarpana dokumasının günümüzde farklı ürünlerde değerlendirildiğini aktaran Kurt, İncirliova’daki Roman kursiyerlerin de bu teknikle hazırlanan dokumaları bebek taşıma amacıyla kullandıklarını belirtti.
"Özelliği Çok Sağlam Olması”
Çarpana dokunması hakkında bilgiler veren Kurt, “Bu yıl çarpana dokuma yaptık. Çarpana dokuma, UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan bir dokuma türüdür. Geçmişi çok eskilere dayanıyor. Mezopotamya’dan çıktığı düşünülüyor ve Anadolu’da da çok yaygın olarak kullanılıyor. Bu dokumanın özelliği çok sağlam olmasıdır. Çünkü ipler sürekli döndürülerek yapılıyor. Desen çeşitliliği de oldukça geniştir. Teknolojinin olmadığı dönemlerde Anadolu insanı çok farklı desenler ve motiflerle bu dokumaları üretmiş. Her desenin bir anlamı vardır. Nazar, ölüm, mutluluk, evlilik gibi birçok motif ve anlam bulunuyor. Biz de bu yıl bunu kursiyerlerimizle çalıştık" dedi.

"Unutulmaması İçin Günümüze Uyarladık”
Hangi ürünleri yaptıklarını dile getiren Kurt, "Çarpana dokuma, milattan önce 4 binli yıllardan günümüze kadar ulaşmış bir dokuma türüdür. Anadolu’da döndürülerek yapıldığı için oldukça sağlamdır. Bu nedenle eşya taşımada, yük taşımada, kadınların çocuklarını taşımasında, askerlerin silahlarını ve kılıçlarını taşımasında kullanılmıştır. Biz de unutulmaması için günümüze uyarlamaya çalıştık. Bileklikler ve telefon taşıma kılıfları gibi ürünler yaptık" ifadelerine yer verdi.
“Geleneği Büyüklerinden Görerek Öğrenmişler”
İncirliova'daki Roman vatandaşların ne tarz ürünler dokuduğu hakkında konuşan Kurt, "Ben bunu gördükten sonra araştırdım. Muğla yöresinde, Konya’da ve aslında Türkiye’nin birçok ilinde aktif olarak kullanılan bir dokuma türü. İncirliova’da Roman kursiyerlere kurs veriyorum. Roman kursiyerlerimin çocuklarını bu dokumalarla taşıdıklarını gördüm. Çocuklarını sırtlarında bu dokumalarla taşıyorlar. Onlara da bu amaçla dokumalar hazırladık. Onlar bu dokumaları daha önceden de kullanıyormuş. Anneanneleri ve büyükleri de bu dokumaları yapmış ve kullanmış. Çocuklarını sırtlarında taşımak için bu dokumaları uzun şekilde hazırlıyorlar ve sırtlarına bağlayarak kullanıyorlar. Ana kucağı gibi bir kullanım şekli var. Bu geleneği büyüklerinden görerek öğrenmişler. Buna da şahit olduk" diye konuştu.

“Her Bir Motif Farklı Anlam Taşıyor”
Hangi motiflerin neyi ifade ettiğinden bahseden Kurt, "Çarpana dokumalarında kullanılan motiflerin her biri farklı anlamlar taşıyor. Nazar motifleri, göz figürleri, çalışkanlığı temsil eden semboller bulunuyor. Aşkı, evliliği ve hasreti temsil eden motifler de var. Bunların hepsi kültürümüzde yer alan değerler ve insanlar bunları dokumalarına yansıtmışlar. Kullandığımız tezgahlar ev tipi, insanların rahatlıkla kullanabileceği küçük tezgâhlardır. Daha büyük tezgâhlar da bulunuyor ancak çarpana dokumasının genişliği belli bir ölçünün üzerine çıkmıyor. Bu dokuma kartlarla yapılıyor. Kartlar arasındaki genişlik arttıkça dokumanın ölçüsü de değişiyor. Her kartta dört delik bulunuyor" dedi.

Nasıl Yapılıyor?
Nasıl yapıldığını anlatan Kurt, "Eskiden de kart kullanılıyormuş. Kartlar hayvan derilerinden hazırlanıyormuş. Dokumalarda desen grafikleri bulunuyor. Kartların üzerinde A, B, C ve D olarak adlandırılan delikler yer alıyor. Örneğin bazı dokumalarda 32 kart kullanılabiliyor. Bizim yaptığımız çalışmada ise 10 kart kullandık. Her karta ayrı ip geçirildiği için çok geniş çalışmalarda desenleri takip etmek daha zor oluyor. Kursumuzda 12 kursiyer vardı. Geçen yıl da çarpana dokuma çalışmıştık, bu yıl da devam ettik. Yani iki yıldır bu eğitimleri sürdürüyoruz. İncirliova’ya özgü bir çalışma olduğunu söyleyemeyiz. Daha çok kırsal kesimlerde karşılaşılan bir dokuma türü. Kursiyerlerin tamamı ilk kez öğrendi ancak severek yaptılar. Hepsi İncirliova’da yaşayan kursiyerlerden oluşuyordu" ifadelerini kullandı.





