Akdeniz’de AFAD’ın verilerine göre 5.8, Kandilli’nin verilerine göre ise 5.7 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. AFAD depremin yerin 76.0 derinliğinde, Kandilli ise 67.91 kilometre derinliğinde meydana geldiğini belirtti. Ayrıca AFAD depremin merkez üssünün Muğla’nın Marmaris ilçesinin 10.43 kilometre açıklarında olduğunu kaydetti.
Deprem sonrası Aydın, İzmir, Muğla ve çevre illerde yaşayan vatandaşlar, şiddetli bir şekilde sarsıntıyı hissettiklerini aktardı. Ünlü deprem bilimciler, Aydın’ı ve çevre illeri sarsan deprem ile ilgili açıklamalarda bulundu.

“633 DEPREM OLDU”
Jeoloji Mühendisi Ramazan Demirtaş, yaptığı açıklamada, “3 Haziran 2025’de saat 02.17’de 5.8 büyüklüğünde Kuzey Doğu ve Güney Batı gidişli Kuzey Batı'ya dalımlı bindirme fayı üzerinde ve 60-70km arası derin bir deprem olduğu için, Marmaris ve ilçeleri Bayırköy, Osmaniye, Taşlıca, Söğütköy, Turunç, Bozburun olmak üzere geniş bir alanda hissedildi. Bölgede son 6 yılda 4.0 ile 6.5 arasında 633 deprem oldu” ifadelerini kullandı.

“ÖNEM ARZ EDİYOR”
Bu depremin, Marmaris Fay Zonuna komşu karadaki fayları tetikleyebileceğinin öngörüldüğünü belirten İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi (DAUM) Müdürü ve Mühendislik Fakültesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Sözbilir, “Afrika levhası ile Anadolu levhasının batı sınırı üzerinde bulunan bu denizaltı fayının geçmişte 7 büyüklüğünü aşan depremlere neden olduğu tahmin edilmektedir. Bu nedenle, denizaltı sismik tehlike kaynaklarımızı daha iyi tanımak ve can ve mal kaybı açısından yaşanabilecek risklerimizin düzeyini doğu tanımlayabilmek için, Türkiye karası üzerindeki fayların yanı sıra denizaltı faylarımızın da güncellenmesi devam eden Türkiye Diri Fay Veri Tabanı'na aktarılması önem arz etmektedir” sözlerini kullandı.

“ÇOK CANIMIZ YANAR”
Tedbirin elden bırakılmamasına değinen Yer Bilimleri Uzmanı Serkan İçelli, “Yıkım yapmayan depremin bilançosu 1 can kaybı ve 69 yaralı. Biz çoktan ölmüşüz de selamınızı okuyacak imam yok. Eğitim, rehabilitasyon, mikro bölgelerde ve aile içinde sık tatbikat olmazsa daha çok canımız yanar” dedi.

“ÇEVRE FAYLARI TETİKLEYEBİLİR”
Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş, “Girit-Rodos depremselliği Muğla-Burdur- Afyon istikametinde stres transferi yaparak 1969-2002 yılları arasında Afyon fay bloğu üzerinde M6-7 Afyon deprem kümesini oluşturmuştur. Günümüzde benzer şekilde Grit-Rodos depremselliği kuzeye göçederek çevre fayları tetikleyebilir” sözlerini kaydetti.

KENTSEL DÖNÜŞÜME DEĞİNDİ
Yer bilimci Prof. Dr. Naci Görür, “Muğla depreminin bize yansıması şöyle olmalıdır. Deprem nasıl oldu, nerede oldu, artçı mıydı,öncü müydü diye tartışmak yerine, gelin Muğla'yı deprem dirençli yapalım demek daha doğrudur. Yalnız bugünkü kentsel dönüşüm deprem dirençlilik değildir” ifadelerine yer verdi.






