Yağmur suyu hasadı ve önemi

Abone Ol

Bilindiği üzere iklim krizi nedeni ile dünya genelinde birçok ülkede su kaynaklarının hızla tükendiği günümüzde; su stresi altında yaşayan ülkelerden biri olan ülkemiz artan nüfusu ve büyüyen kentleri ile “su fakiri” bir ülke olma yolunda koşar adımlarla ilerliyor. Bu sebeple azalan su miktarı ile beraber ülkemizin karşılaşacağı en önemli problemlerden biri de yadsınamaz bir şekilde kuraklık olacaktır.

Kuraklık sadece yağışların az olmasına bağlı olmamakla beraber aynı zamanda yağışların düzensizliği ile de ilişkilidir. Takdir edersiniz ki yağışların düzensizliği ya da az olması hem ekosistemleri hem de sosyal hayatları olumsuz yönde etkileyecek faktörlerden biridir. Bu sebeple olası su sıkıntılarını azaltmak ve aynı zamanda kuraklıkla mücadele etmek için çeşitli önlem ve tedbirlerin alınması hayati önem taşımaktadır. Bu kapsamda bedava su kaynaklarından biri olan “yağmur suyu hasadı” ülkemiz başta olmak üzere dünyamızın küresel ısınmaya karşı su varlığını korumak ve yaşamlarımızın temelini oluşturan ekosistemlerin sürdürülebilirliği adına atılmış önemli bir adımdır.

Yağmur suyu hasadı, yağmur mevsimlerinde yağan yağmur suyunun yer altı ve yer üstü depolarında gerek geleneksel gerekse de modern yöntemlerle toplanma işlemidir. Kuraklık ve susuzluk ile mücadelede gerek yaşamımızı sürdürdüğümüz alanlarda, bölgelerde gerekse de özellikle tarım arazilerinde yağmur suyu hasadı yapabiliriz. Bu bağlamda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığımız tarafından kuraklık sorununa çözüm sunması amacı ile Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği’nde 2 bin metrekareden büyük parsellere inşa edilecek tüm binaların çatılarında, çatıların elverişli olmadığı durumlarda ise bahçelerde ve kamu binalarında yağmur suyu toplama sistemi yapılması zorunlu hale getirilmiştir.

Özellikle tarım şehri olan Aydın’ımızda yaz aylarında yaşanan tarımsal sulama sıkıntıları sonrası düzensiz sondaj kuyularının artışı gerek yer altı su seviyesinin düşmesine gerekse de su kaynaklarının azalmasına sebep vermektedir. Kontrolsüz sondajlara bilgi eksikliği kaynaklı cehaletle yapılan vahşi sulamayı da eklersek jeolojik yapısı oldukça hassas olan Aydın’ımızın hidrojeolojik yapısının bozulmasına, azalan yer altı su kaynaklarının ve seviyesinin yerine deniz suyunun ovaya doğru ilerlemesine neden olacaktır. Tüm bu etkenler Söke Ovası, Büyük Menderes Havzası ve kıyı tarım alanları için ciddi bir tehdit olup, toprağın veriminin azalmasına bununla birlikle çiftçilerimizin de ekonomik zarara uğramalarına neden olacaktır. Tam da bu sorunlarla karşılaşmamak ve geleceğimizi tehdit eden bu soruna çözüm üretmek adına yağışlı mevsimlerde yağmur sulama hasadında bulunmanın öneminin gerek mikro gerekse de makro ölçekte tarımsal sulama açısından ne kadar kıymetli olduğu aşikardır.

Bu bağlamda kuraklıkla mücadelede ve iklim değişikliğine uyumda yağmur suyunun hasadı çevreye duyarlılık açısından gerekli olduğu kadar gerek evsel gerekse tarımsal kullanım açısından da kıymetli ve önemlidir. Ayrıca kişi başına düşen su miktarının giderek azaldığı ülkemizde yağmur suyu hasadı hem su tasarrufunu hem bireysel anlamda su faturalarını hem de toplumsal ölçekte su kaynaklarını koruyan çevre dostu bir uygulamadır. Dünyada birçok ülkede yağmur suyu hasadı çevresel sürdürülebilirlik çabaları kapsamında gerek zorunlu düzenlemelerle yani imar yönetmeliği ve yasalar ile gerekse de teşvik edici programlarla yani vergi indirimi, mali destek ve su faturalarında indirim ile desteklenmektedir. Dileriz gerek ülkemizde gerekse de yerelde bireysel, tarımsal ve kentsel ölçekte su tasarrufu sağlamanın en etkili yollarından biri olan yağmur suyu hasadını yapmak ve bu konuda toplumsal farkındalık yaratmak üzere her birey ve her kurum üzerine düşen sorumluluğu yerine hassasiyetle getirir ve yağan yağmurun depolanması ve her bir damla suyun uygun alanlarda verimli bir şekilde kullanılması sağlanır. Selam, sevgi ve hürmetlerimle.