KADİR CEYHAN

KADİR CEYHAN

Köşe Yazarı
Yazarın Tüm Yazıları >

Yanılgı Gölü

A+A-

Hayat izdüşümlerine boyun eğmiş yekpare bir yetim gibi duruyor karşımda. Vicdan hürriyetinden yoksun kalmış ikilemler ile buluşuyor hiçliğim. Girdaplarla eşleşen balıklara nispeten dalgıçlık yapıyor ruhum izdihamın beşiğine. Hayattaki tüm anlamlar hiçliğe çıkar diyorum kendime ve şekilli harflerden ötede bir hiçlik olduğuna inanıyorum.
Hayal dünyamızdaki şeyler bile beş duyumuzun hapsine ziyarete gidiyor. Dünyevi illiyette birleşiyor tüm harmanlar ve hasat olarak elimizde yine hiçlik kalıyor. Gerçeklik dediğimiz şey kodu yazanların koymayı unuttuğu bir virgülden öte değildir diyorum.
Ben dünya deneyimini yaşıyorum içinde bulunduğum sonsuzluğun parelerinde. An gelecek bu bedendeki dünya deneyimim son bulacak. O vakit hiçliğin yaratıcısına duyduğum aşk ile yeniden dirileceğim bilmediğim bir zamanda aklımın almayacağı bir yerde.
Ben hayatı bir izlenceden ibaret görüyorum. Şimdilik bu beden bilgisayarında bu evrenlerin izlencelerini deneyimliyor ve sınanıyorum. Her şey aynı zamanda hiçbir şeydir.
İnsan elektrik akımı gibidir. Ruhu çarpılırken hissedilen enerji, bedeni genleşen kablonun uzandığı kaderidir. İnsan bir hiçti tekamüle uzan bir hiç mi hiç. Evrenin ulu mimarı, ruhları üfleyen ve bizleri yaşamaya meylettiren…
Hayat dedikleri o kadar acıya meyilli ki beden kendini iyileştirirken bile acı veriyor. Baştan aşağı kilit en aşağısı ise insan dedikleri frekansın ululuğa erişme süreci. Yükselişe geçeceğimiz vakit bu bedende olmayacağım. Şimdilik tüm görebildiğim algıya kötü yansıyan aldatıcı bir görünüş, istemsiz anlama konan içgüdüsel bir hayat.
Mazideki dolambaç böceklerin sesiyle inliyorken haramiler ve intikal hiçliğe doğru zerk etmeye yelteniyor. Dilinizi rüyalarınızın saflığından çıkarın ve dolayın ağzınıza üryandan gaflığınızı. Kalabalıklarda soğuğum inliyor dilim şiara. Nefessiz kalmış oyuk dünya nesiller ve şaki sulhlara. Mesnetsizce dikiliyor sevgim. Bakın yine yıkıldı topraklar toprakların üzerine. Tıpkı ölüm gibi bir anlık bir kayma ve siyah beneklerimizin üzerini başka bir toprak dolduruyor, ondan boşalan yeri ise bir başkası. Fıtratın mecburiyetindeki meczupluk ne komik değil mi Fırat gibi akıp gittiğini fark edemiyor nehirlerden denizlere, denizlerden okyanuslara ama en büyüsüzü de hepsinin bir gölün içerisine hapsedilmiş olması yanılgı gölü.

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.