Yeni dünya düzeni ve terörsüz Türkiye

Abone Ol

Değerli dostlarım bildiğiniz üzere ülkemiz 40 yılı aşkın bir süredir ülkemizin başına dert olan, binlerce vatan evladımızı hayattan koparan, ülkemizin 2025 yılı itibari ile dış borcunun 527,5 milyar dolar olduğu günümüzde ekonomik olarak maliyeti yaklaşık 2 trilyon doları aşan, sosyal, psikolojik, siyasi ve kültürel kayıplara sebep olan terör belasıyla mücadelede artık tarihi bir döneme girmiştir.
Genç nüfusu, coğrafi konumu, verimli toprakları, yeraltı zenginlikleri, binlerce yıllık şanlı mazisi ile vatanına, milletine, devletine, bayrağına sevdalı aziz milletimizin, yüce devletimizin ayağına yarım asırdır pranga olmuş terör belasından kurtulmanın eşiğine gelinmiştir.
Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın güçlü liderliği ve yüksek siyasi iradesi, MHP Lideri Sayın Devlet Bahçeli’nin kararlı duruşu, aziz milletimizin feraseti, her geçen gün güçlenen savunma sanayimiz, SİHA teknolojimiz, TSK ve MİT başta olmak üzere güvenlik güçlerimizin Fırat Kalkanı, Zeytin Dalı ve Barış Pınarı Harekâtları ile bölgede çok daha efektif hale gelmesi gibi etkenler ile terörün bölgemizde artık kullanım süresi de bitmiştir.
Tüm bu etkenlerin yanı sıra dünyada ABD-ÇİN ticaret savaşları sonrası oluşan siyasi kutuplaşmalar, bu siyasi kutuplaşmalar sonrası Dünyanın çeşitli bölgelerinde süregelen çatışmalar, bu çatışmalar sonrası Ortadoğu’da zorunlu hale gelen yeni ticaret rotaları; Ortadoğu ülkeleri ve halkları arasında barış ve güvenliği artık zorunlu bir hale getirmiştir. Bu sebeple ticaret savaşları sonrası Dünyada kutupların birbirine ticaret duvarları ördüğü bir dönemde "Terörsüz Türkiye" süreci Türkiye için sadece bir güvenlik politikası değil geleceğini de yeniden inşa etme iradesini ortaya koyduğu bir süreç haline gelmiştir.

Bunun yanı sıra unutulmamalıdır ki Türkiye bulunduğu coğrafi konum dolayısı ile Asya ve Avrupa arasında çok taraflı bir ticari ilişki ağına sahiptir ve küresel krizler göstermiştir ki Asya ile Avrupa arasındaki en güvenilir ve ekonomik güzergâh orta koridordur, Türkiye ise bu orta koridorun kalbidir. Dolayısı ile bölgesinde terörsüz bir Türkiye; Asya ile Avrupa arasında lojistik merkez haline gelecektir. Bu da ülkemizin her alanda kalkınmasının, güçlenmesinin, vatandaşlarımızın refah ve hayat standartlarının daha da gelişmesinin, ülkemizin bölgesinde söz sahibi, küresel ölçekte ise çok daha etkin bir ülke olmasının ve ayrıca Osmanlı benzeri bir güç merkezine ihtiyacın günden güne artarak devam ettiği coğrafyamızda bu ihtiyacı karşılayacak tek ülke olacak olmasının da önünü açacaktır.
Sözlerime son verirken Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın “Terörsüz bir Türkiye” hedefi ile şehit ailelerimize, gazilerimize ve aziz milletimize hitaben göndermiş olduğu mektuplara da değinmek istiyorum.

Değerli dostlarım bilinmelidir ki; terörsüz Türkiye, terörsüz bir bölge demektir. Terörsüz bir bölge ise coğrafyamızda emperyalistlerin kan üzerine kurulu kirli planlarının bozulacağı, bölgede huzurun, barışın, kardeşliğin, birlik ve beraberliğin kalıcı tesisi demektir. Bu sebeple Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın şehit ve gazi ailelerimize göndermiş olduğu mektupta da belirtmiş olduğu gibi bu sürecin hiçbir aşamasında pazarlığa, müzakereye, tavize, gizli ya da kirli girişimlere yer verilmemiştir, bundan sonra da asla verilmeyecektir. Şehitlerimizin aziz ruhlarını rencide edecek, şehit ailelerimizi ve gazilerimizi incitecek hiçbir adım atılmamıştır ve atılmayacaktır.

Bu mektup, devletimizin aziz milletimize verdiği sözün, aziz şehitlerimize, gazilerimize vefanın ve yakın geleceğin büyük ve güçlü Türkiye’sinin yarınlarını güvenle inşa etme iradesinin en anlamlı nişanelerinden biridir. Bu vesile ile sürecin her bir safhasında şehitlerimizin emanetine sahip çıkma kararlılığımız ve gazilerimize duyduğumuz derin saygı ile Terörsüz Türkiye sürecinin vatanımıza, milletimize, coğrafyamıza hayırlı olmasını temenni ediyor, bu sürece, ideale, inanan güvenen, ülkemizin ve mazlum coğrafyamızın istikbalini düşünen herkesin bu hayırlı hedefe samimi desteklerini rica ediyor, bu süreçte sorumluluk alan herkese teşekkürlerimi sunuyorum.

Selam, saygı ve hürmetlerimle…