Japonya’nın, dünyanın geri kalanından 50 yıl ileride yaşadığını söylesem inanır mısınız? Bana inanmayabilirsiniz ama şunları bir göz attıktan sonra konuşalım.
Dünyanın en hızlı treni onlarda. Yani fotoğraf çekmek isteniz, deklanşöre bastığınızda ortada bir şey göremezsiniz, o kadar!
Çöp öğütme makinesine çöplerinizi atıyorsunuz, para kazanıyorsunuz. Tren yolculuğunu teşvik için iç dizaynı uzay aracı gibi. Beslenmede çığır açacak kontrollü bardaklar. Öyle kafana dikip içme diye yavaş içmeni sağlıyor. Basit, şık ve sofistike yeraltı bisiklet parkı. Bisikletini kapıya bırak, jetonu at, sistem binlerce bisikletin içinde özel yer tutsun.
Hijyenik ortamlarda yiyecek sunan otomatlar, mahremiyeti koruyan temiz yüksek teknolojili halka açık tuvaletler. Normal insan zekâsının kontrol edemeyeceği kadar muhteşem demiryolu organizasyonu; bunu bir robot kontrol ediyor. Baş aşağı giden tren bile var. Mağazalarda yapay zekâ çevirmenleri. İnsanlar yürürken bastıkları yerden elektrik enerjisi üreten sistem kurmuşlar.
TAM AYDIN’A GÖRE
Bunlarla bitmiyor Japonya’nın teknolojik üstünlükleri... Şimdi sayacağım teknolojik ürün en çok Aydın’da yaşayanlar için gerekli. Sıcaktan bunalmayı önleyecek dâhili fanlı iş kıyafetleri, son derece yararlı. Bu fanlar havayı içeriye çekerek terin buharlaşarak vücudun serinlemesini sağlıyor.
Düşünsenize trafik polisleri, zabıta elemanları, jandarma kontrol görevlileri 45 derece sıcağın altında üniformalarla fenalık geçirirken, bu kıyafetler ne kadar harika olurdu.
Şimdi şu teknolojiyi görünce “ne var bunda, bizim cesur işçilerimiz her türlü tehlikeye meydan okur” diyemezsiniz. Batı Japonya Demiryolları şirketi, Kyoto’daki havai elektrik hattı altyapısının bakımını yapabilen insansı robotlar sayesinde can kaybını önlüyor.
YAPAY ZEKÂDAN KORKMAYIN!
Japonya’nın hızı, konforu, baş döndüren teknolojisi ilk bakışta şaşkınlık yaratabilir. Biz yapay zekâ meselesini konuşurken onlar yapıp bitirmiş, hayatlarına devam ediyordu.
Duymamış olamazsınız; Japonlar geleneklerine en çok bağlı olan toplumların başında gelir. İlk öğrenimden itibaren hayat dersleri başlar, hiç bitmez. Her yaşın kendine göre zorunlu insanlık dersleri ve beklentileri vardır. Harfiyen bunlara uyulur. İşte teknoloji bu yüzden işe yarıyor.
Bize teknoloji ver, elinde ne varsa al!
Gelenek, görenek, töre, gelecek endişesi, içinde bulunduğun hal ve gidiş hak getire…
ChatCPT gündeme gelince, tuhaf amaçlar ortaya çıktı. Var olsun sistem de naz etmeden her makul soruya cevap veriyor. Yapay zekâ ile sorunlarını çözmeye çalışan, işini robota yaptırmak isteyen tembeller, konuyu bir türlü idrak edip kullanmayanlar…
Sahi biz teknolojinin neresindeyiz?
Kendi gerçekliklerinden kopmuş, yeni olan her şeye hayranlıkla yaklaşan tuhaf topluluk haline gelmenin bedeli de çok ağır, çok!
Zeka "yapay" gibi duruyor ama hayat gerçek!