TBMM Adalet Komisyonu’nda “Terörsüz Türkiye” sürecinin hukuki altyapısını oluşturması amacıyla hazırlanan çerçeve yasa teklifinin görüşmeleri gece saatlerinde de devam etti. Görüşmeler sırasında söz alan İYİ Parti Aydın Milletvekili Ömer Karakaş, geçmişteki çözüm sürecini hatırlatarak mevcut düzenlemeye sert tepki gösterdi. Karakaş, sürecin yeni bir “açılım” olduğunu savunurken, terör örgütü mensuplarının affedilmesi ve Türkiye’nin üniter yapısının zarar görmesi ihtimaline karşı uyarıda bulundu.
"Karşı Çıkıyoruz"
2012 yılında başlatılan çözüm sürecinde “Analar ağlamasın” söyleminin kullanıldığını hatırlatan Karakaş, kendilerinin o dönem sürece karşı çıktığını ve “Siz anaların ağlamasını mı istiyorsunuz?” şeklinde suçlandıklarını söyledi. Bugün ise aynı yaklaşımın “Terörsüz Türkiye” adı altında sürdürüldüğünü belirten Karakaş, “Şimdi yine karşı çıkıyoruz, şimdi de diyorsunuz ki ‘Siz terörün bitmesinden rahatsız mısınız?’” ifadelerini kullandı.

"Uyarılarda Bulunuyoruz"
Geçmişteki çözüm sürecinin ardından hendeklerin kazıldığını ve yüzlerce güvenlik görevlisinin şehit olduğunu belirten Karakaş, o dönemde yaşananların unutulmaması gerektiğini ifade etti. Her gün keskin nişancılar tarafından asker ve polislerin şehit edildiğini hatırlatan Karakaş, benzer bir tablonun yeniden yaşanabileceği uyarısında bulundu. Karakaş, geçmişte yaşanan sürecin sonunda Cumhurbaşkanı'ın “Biz kandırıldık” dediğini hatırlatarak, aynı sonuçların yeniden ortaya çıkabileceğini savundu. Karakaş, “Biz milli reflekslerimizden kaynaklı geleceği çok rahat öngörebiliriz. Bu konuda da uyarılarda bulunuyoruz. Ama maalesef dinlemiyorsunuz” dedi.
“Bin Kilometrelik Yolun İlk Adımı”
Konuşmasında Abdullah Öcalan’ın “Bin kilometrelik yolun ilk adımı” sözlerine de değinen Karakaş, bu ifadenin DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın 2024 bütçe görüşmelerindeki açıklamalarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Bakırhan’ın o dönemde Türkiye’de Kürtlerin son yüz yılda zulüm gördüğünü ve barışın tesis edilmesi gerektiğini söylediğini aktaran Karakaş, Filipinler’deki Moro örneğinin de gündeme getirildiğini belirtti. Söz konusu bölgenin kendi yasaları, anayasası, hukuku ve parlamentosu bulunan özerk bir yapı olduğunu ifade eden Karakaş, bu modelin Türkiye’de uygulanmasının ne anlama geleceğinin sorgulanması gerektiğini söyledi. Bakırhan’ın bu açıklamalarının Cumhur İttifakı tarafından da alkışlandığını ve onaylandığını öne süren Karakaş, “Peki arkadaşlar, biz ne yapmaya çalışıyoruz? Yani bu ilk adımı atarken neyin adımını atıyoruz?” diye sordu.
"Sonu Da Yanlış Olur"
Türkiye’nin yürütülen süreçle birlikte bölgesel bir projenin parçası haline getirilmeye çalışıldığını öne süren Karakaş, “Büyük Ortadoğu Projesi”ne dikkat çekti. Projenin ilk aşamasında “kukla bir Kürdistan”, ardından “Büyük İsrail Projesi” hedefinin bulunduğunu iddia eden Karakaş, Türkiye’nin de bu plan içerisinde değerlendirildiğini savundu. Karakaş, Türkiye açısından “Büyük Kürdistan’ın kuzeyi” olarak tanımlanan bir bölgeden söz edildiğini ileri sürerek, Rize’den Hatay’a uzanan bir çizgi üzerinden yapılan değerlendirmelere dikkat çekti. DEM Parti milletvekillerinin Irak’ın kuzeyinden bahsederken “Güney Kürdistan” ifadesini kullandığını belirten Karakaş, mevcut sürecin bu planların ilk adımı olduğunu savundu. Karakaş, “Hani bir gömleğin ilk düğmesini baştan yanlış düğmelerseniz, sonu da yanlış olur” dedi.
“9 Bine Yakın Teröristi Affediyorsunuz”
Teklif kapsamında yaklaşık 9 bin teröristin affedileceğini iddia eden Karakaş, bu kişilerin yeniden toplum içerisinde yer almasının güvenlik açısından ciddi sonuçlar doğurabileceğini savundu. Terör saldırılarında hayatını kaybeden asker, polis, öğretmen ve vatandaşları hatırlatan Karakaş, bu kişilerin yaşadığı mağduriyetlerin göz ardı edilmemesi gerektiğini belirtti. Karakaş, “50 bin kişi şehit olmuş. Bu insanlar benim askerim, polisim, öğretmenim, vatandaşım, Doğu’da yaşayan bebekler katledilmiş. Siz neyi affediyorsunuz? Allah’ın yapmadığını siz mi yapacaksınız? Böyle bir şey olur mu” ifadelerini kullandı.
Terör örgütü mensuplarının affedilerek topluma dahil edilmesinin yeni güvenlik sorunlarına yol açacağını savunan Karakaş, bu kişilerin vatandaşlarla aynı şehirlerde, aynı apartmanlarda ve aynı toplu taşıma araçlarında yaşayacağını söyledi. Karakaş, “Yarın bunların hepsi birer mafya olacak. Yarın bunlar benim topraklarımda terör estirecek” diye konuştu.

“PKK Bitti, Kalan Unsurlar PYD/YPG’ye Evrildi”
Türkiye’nin Pençe-Kilit Harekatı gibi sınır ötesi operasyonlarla PKK’yı büyük ölçüde etkisiz hale getirdiğini savunan Karakaş, örgütün kalan unsurlarının PYD/YPG’ye evrildiğini ileri sürdü. PKK’nın silah bırakmasının tek başına yeterli olmayacağını belirten Karakaş, örgütün çatı yapılanması olarak KCK’yı gösterdi. PYD/YPG, İran’daki PJAK ve Irak’taki PÇDK’nın da silah bırakıp bırakmayacağının sorgulanması gerektiğini ifade eden Karakaş, “Ya biten PKK’nın neyi silah bırakacak? Yani çapulcular, olmayan çapulcular silah bıraksa ne olur, bırakmasa ne olur?” dedi.
“Terörle Savaş Yapılmaz, Terörle Mücadele Edilir”
Karakaş, süreç kapsamında sıkça kullanılan “barış” kavramına da karşı çıktı. Barışın savaşın karşıtı olduğunu ve savaşın eşit unsurlar arasında gerçekleşebileceğini savunan Karakaş, terör örgütleriyle yürütülen mücadelenin farklı değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Karakaş, “Terörle savaş yapılmaz, terörle mücadele edilir. Dolayısıyla terörle yapılan mücadelenin karşılığı barış olmaz. Bunun karşılığı kayıtsız, şartsız teslimiyet olmalıdır arkadaşlar” dedi.
“En büyük tehlike üniter yapımız”
Karakaş, siyasi görüş fark etmeksizin milletvekillerinin Türkiye’nin temel değerleri konusunda ortak kırmızı çizgilere sahip olması gerektiğini belirterek, “Nedir kırmızı çizgimiz? Tek millet, tek devlet, tek bayrak ve tek dil olmalıdır. Üniter yapının muhafaza edilmesi gerekir. Bunu sekteye uğratacak her şeyin karşısında sizler aziz Türk milletinin seçtiği kıymetli milletvekilleri olarak dik durup karşı duruş göstermeniz şarttır” diye konuştu.

“Bizim Kürtlerle Hiçbir Problemimiz Yok”
Konuşmasının son bölümünde İYİ Parti’nin itirazının Kürt vatandaşlara yönelik olmadığını özellikle vurgulayan Karakaş, Türkler ve Kürtlerin bin yıldır aynı coğrafyada yaşadığını, ortak tarih, kültür ve kader paylaştığını söyledi. Karakaş, “Kürtler benim kardeşimdir. Ben Kürtlerle bin yıldır bu coğrafyada kardeşçe yaşıyorum. Bizim ayrımız gayrımız yoktur” diyerek terör örgütünün bölgede Kürt vatandaşlara da büyük zarar verdiğini savundu.
PKK’nın Kürt çocuklarına eğitim veren öğretmenleri, sivilleri ve bebekleri de hedef aldığını ileri süren Karakaş, terör örgütünün bu nedenle Kürt vatandaşları temsil edemeyeceğini belirterek, “PKK terör örgütü hiçbir şart altında Kürt kardeşlerimin temsilcisi olamaz” sözleriyle konuşmasını tamamladı.





