Aydın Hedef Gazetesi'nden Kevser Dayan'ın haberine göre; Aydın’da turizm yatırımlarıyla tanınan ve aynı zamanda Aydın Yönetici, Sanayici ve İş Adamları Derneği (AYSİAD) Başkanı olan Fırat Barışık, Aydın Hedef Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Murat Tan’ın hazırlayıp sunduğu ‘Perde Önü’ programının konuğu oldu. Katıldığı programda hem iş hayatındaki yolculuğunu, hem de Tralleis Antik Kenti’ne sağladıkları katkıları anlatan Barışık, çocukluk hayali olan Tralleis kazılarının resmi sponsoru olmalarının ilin marka değerini daha da artırma amacı taşıdığını kaydetti.

“ÇOK ZİYARET EDİLEN NOKTALARDAN OLACAK”
Turizm alanında 10 yıldır hizmet veren Fibar Tur’un kurucusu olan Barışık, Efeler’deki 320 yıllık tarihi yapı olan Zincirlihan Otel işletmesini yeniden hizmete açmalarıyla birlikte artık yerli ve yabancı turistleri de Aydın’ın merkez ilçesi olan Efeler’de ağırladıklarını vurguladı. Tralleis Antik Kenti’nin kazı çalışmalarının başladığını belirten Barışık, “Tralleis, Efes kadar tarihi öneme sahip bir kent. Aydın’ın merkezinde yer alması büyük avantaj. Tarihte de çok önemliydi, şu anda da çok önemli. Kazı çalışmaları bittikten ve ziyaret açıldıktan sonra, iyi pazarlandıktan sonra Türkiye'de ve dünyada çok bilinen ve çok ziyaret edilen noktalardan bir tanesi olacak. Biz bu nedenle Aydın’ın antik kenti olan Tralleis için resmi kazı sponsoru olduk. Kültür ve Turizm Bakanlığımızın onayıyla süreci başlattık. Hem yerli hem yabancı ekipler kazıya katıldı. İtalya'dan bir ekip geldi. Burada kazı çalışmalarına katıldı, burada ağırladık. Bizim ekibimize destek çıktılar, güzel bir protokol oldu. Çok da değerli bir kazı ekibiydi. Ziyarete açılışı için artık çalışmalarda sona doğru yaklaşıldı. En geç önümüzdeki aylarda ziyarete açılacak” dedi.

“HAYALLERİMDEN BİR TANESİYDİ”
Fibar Tur adındaki firmasını 10 yıldır işleten Barışık, “Zincirli Han’ın işletmesine başlarken hayallerimden bir tanesiydi. Biz yıllardır hep dışarıdaki başka turizm destinasyonlarına götürdük misafirlerimizi. Aydın'a gelenleri de şehrimizde misafirperverliğimizle güzel bir şekilde ağırlayalım istiyorduk. Çok şükür bunu başardık. Yerli ve yabancı turistlerimiz çok yoğun bir şekilde artık Aydın’ı tercih ediyor. Buradaki en önemli avantajımız bizim turizmci olmamız oldu. Türkiye'ye yurt dışından turist getiren tur operatörleri var. Onların çoğu zaten bizim arkadaşımız, eşimiz ve dostumuz. Sürekli her sene fuarlarda ve İstanbul'da farklı ofislerinde ziyaretleri gerçekleştiriyoruz. Onlar da sırf bizi sevdikleri ve turizm camiasında oldukları için otobandan çıkartıp Efeler’deki Zincirli Han’a getiriyor. Yemeklerini yedirip konaklatıp gidecekleri yere yönlendiriyoruz. Bu sayede Aydın'ımızı İtalyanlar, Uzakdoğulular ve Latin Amerikalılar özellikle çok yoğun şekilde tercih etmeye başladı” diye konuştu.

“TANITIM TEK BAŞINA OLMAZ”
AYSİAD’ın çalışmalarına da değinen Barışık, dernek çatısı altında üyelerle güçlü bir dayanışma oluşturduklarını belirterek, “Bizim toplantılarımızda samimiyet ve birliktelik çok yüksek. Üyelerimizin hem ticaretini geliştirmeye destek oluyoruz, hem de sosyal sorumluluk projeleriyle Aydın’a katkı sunuyoruz. Tanıtım tek başına olmaz, birlikte hareket edersek Aydın’ın değeri daha da yukarılara çıkar. Biz elimizden gelen desteği vermeye devam edeceğiz. Elimizden geldiği kadar vatanımızı, milletimizi, Aydın'ımızı, şehrimizi daha üst seviyeye çıkarmak için çorbada bizim de tuzumuz olsun diye çalışmalarımız devam edecek. Bir şehrin ya da bir ürünün, bir tarihin pazarlamasını çok iyi yapmak lazım. İşte biz mesela İzmir'deki Turizm Fuarında stant açtık. Orada Aydın'ımızı, Tralleis’i, şehrimizi elimizden geldiği kadar tanıttık. Bunu belediyelerimiz, kurumlarımız, müdürlüklerimiz ve herkes yapıyor ama Aydın masaya tek yumruk vurulursa daha iyi tanıtılır. Daha iyi yerlerde şehrimiz görünür ve daha da güzel yerlere gelir” ifadelerini kullandı.
“EN BÜYÜK KAZANCIMIZ GÖNÜL BAĞI OLDU”
Turizm sektöründe sıfırdan başladığı yolculukta ilk yıllarda rehberlikten şoförlüğe kadar her işi yaptığını da kaydeden Barışık, “Hala bazen şaşırıyor misafirlerimiz. Bazen otobüsün direksiyonuna geçip kaptanlık yapıyoruz. Arkaya geçip kolonyayla dondurma dağıtıyorum. İnsanlar şok oluyor. Nasıl yani diyor ama ben böyle bunları yaparak bir yerlere geldim. Bir de insanların o mutluluğu işte bir şey ikram ederken yüzündeki o mutluluk insanlarla sohbet edebilmek beni çok mutlu ediyor. Bu işte en büyük kazancımız insanlarla kurduğumuz gönül bağı oldu” dedi.





