Aydın Hedef Gazetesi'nden Kevser Dayan'ın haberine göre; Depremin ardından Hatay’dan Aydın’a taşınan 72 yaşındaki Hatice Eşkin ile 77 yaşındaki eşi Bedi Eşkin, yaşadıkları korku dolu anları ve deprem sonrası verdikleri yaşam mücadelesini anlattı. Çift, geride bıraktıkları acılarla yeni bir hayata tutunmaya çalışıyor. Depremi uzun süre hissettiğini ifade eden Bedi Eşkin, pijamalarıyla dışarı çıktığını ve havanın çok soğuk olduğunu belirtti. Doğup büyüdüğü topraklardan kopmanın zor olduğunu dile getiren Bedi Eşkin, Aydın’a alışamadığını söyledi. Hatice Eşkin’in ise depremin farkına ancak dışarı çıkıp evlerin yıkıldığını gördüğünde vardığı aktardı. Evlerine bir daha giremediklerini belirten Hatice Eşkin, “Kendimizi zorla dışarı attık ve bir daha o eve giremedik” dedi.
“İNSAN DOĞUP BÜYÜDÜĞÜ TOPRAKLARI ARIYOR”
Yaşadığı zorluklara ve depreme rağmen yine de Hatay’a dönmek istediğini belirten Bedi Eşkin, “Kaporta ve boyacılık yaptım yıllarca sonra emekli oldum. Depremi yaşadık ve sonrasında hep bir yerden bir yere savrulduk. Son durağımız Aydın oldu. Belki herkes için Aydın güzel olabilir ama insan illa doğup büyüdüğü toprakları arıyor. Benim her duygum Hatay’da geçti. Orada doğdum, büyüdüm, yıllarca çalıştım ve ailemi kurdum. Yaşadığım tüm zorluklara rağmen ben tekrar Hatay’a dönmek istiyorum ama eşim istemiyor” diye konuştu.

“ÖLÜMÜMÜZ HATAY’DA DEĞİLMİŞ”
Soğuk havalarda depremde yaşadığı zorlukları hatırladığını belirten Bedi Eşkin, “Deprem öyle bir şey ki, iki deprem de peş peşe geldi. İlk deprem 7.6 diğeri de 7.8 şiddetinde oldu. Dışarı çıkma fırsatımız oldu ama çok uzun sürdü. Belki o an bize yaşadığımız için uzun geldi ama öyle bir şey ki bina başıma yıkılacak sandım. Bir taraftan yağmur yağdı, ama yağmur gibi de değil. Sanki kovayla yukarıdan döküyorlar gibiydi sel oldu her yer. Pijamayla ve terlikle çıkmıştık dışarı hava çok soğuktu. Ben o yaşadığım soğuk havaları unutamıyorum, en ufacık yağmurlu havada o günleri hatırlıyorum. Depremin olduğu akşam oğlum gelip aldı bizi ama biz çok zor dayandık. Allah kimseye bu hisleri ve acıları yaşatmasın. Burası da deprem bölgesi ama ölümümüz Hatay’da değilmiş” ifadelerini kullandı.

“O DEPREMİ BEN UNUTAMAM”
Deprem anında tüm gücüyle eşine seslendiğini belirten Hatice Eşkin, “Hatay’da kirada oturuyorduk, ben ev hanımıydım. Çocuklarımın bir tanesi yanımdaydı, 2 çocuğum şehir dışındaydı. 6 Şubat’ta depreminden kısa bir süre önce ben yeni ameliyat olmuştum. Hasta halimle yataktan nasıl ayağa kalktım hiç bilmiyorum. Ameliyat olduğum için ayrı oda da yatıyordum. Tüm gücümle eşime bağırdım, yanıma geldi. O depremi ben unutamam. Aklıma geldikçe kötü oluyorum” dedi.

“ZAMANIMIZI BİR SERADA GEÇİRDİK”
Depremden sonra tekrar evine giremediğini belirten Hatice Eşkin, “İlk başta ne olduğunu anlayamadık ne yapacağımızı bilemedik. Dışarıya çıktıktan sonra o evlerin tost gibi olduğunu gördük ve o zaman anladık deprem olduğunu. Daha öncede bir deprem yaşadık ama bu deprem çok büyüktü. Deprem olduğunda kendimizi dışarı atmıştık ve bir daha eve girmedik. Oğlum duyduğu anda çıkıp yanımıza geldi. Oğlum gelene kadar zamanımızı bir serada geçirdik. Bizim oturduğumuz ev yıkılmadı, az hasarlıydı. Orada kalmayışımın sebebi de ev sahibimin kızının iki dairesi vardı. İkisi de yerle bir oldu, ev sahibim de evine kendi kızını yerleştirdi” diye konuştu.

“HATAY’A DÖNMEK İSTEMİYORUM”
Depremin ardından yaşadıklarını anlatan Hatice Eşkin, "Çevremizde depremden ölmeyip de su deposundan ölen oldu. Komşumu deprem öldürmedi dışarıda beklerken su deposu üzerine düştü ve hayatını kaybetti. Allah’a binlerce şükür birince derece ailemde kayıp yaşamadım ama halamın kızını, oğlunu, amcamın kızını ve gelinini kaybettik. Kimi ayaklarından oldu, kiminin de psikolojisi bozuldu. Biz de zamanla toparlandık. Hemen Aydın’a da taşınamadık çok savrulduk. İlk İzmir’e bağlı Karaburun ilçesine gittik. Orada bir aile yazlık bir evini bize açtı. Kızım ben ve eşim orada yaşadık. Yaz gelince okulların kapanmasıyla onlar da yazlık evlerine dönmek istediler. Herkesin kendi bir düzeni olduğu için oradan Hatay’a tekrar taşındık. 2 ay yapabildim sadece Hatay’da da sonra çocuklarım Aydın’ı önerdi ve taşındık. Aydın benim için güzel bir yer, hoşuma gidiyor ama eşim bir türlü alışamadı, sık sık Hatay’a gidiyor. Ancak ben depremden sonra Hatay’a bir daha dönmek istemiyorum. Bir yerden bir yere hep savrulduk şu anda da kirada oturuyoruz. Bu günlerimize çok şükür diyorum” ifadelerini kullandı.





