Aydın Hedef Gazetesi'nden Zeynep Özge Çümlek'in haberine göre; Aydın’da geçtiğimiz günlerde Atatürk Devlet Hastanesi’nde yaşanan toplu gıda zehirlenmesi olayı kamuoyunda endişeye sebep olurken olay sonrası çok sayıda personel hastanelere kaldırıldı.
“EĞİTİM VE DENETİM YETERSİZ”
TMMOB Gıda Mühendisleri Odası Aydın İl Temsilcisi Gülşan Aldemir, yaşanan olayın tesadüf olmadığını, geçmişte de benzer vakaların yaşandığını vurguladı. Aldemir, Çine ilçesinde yıllar önce meydana gelen toplu zehirlenme olayında ‘makarnanın bekletilme süresi ve hijyen koşullarındaki eksiklikten’ kaynaklı olduğunu, bu tür olayların tekrarlanma sebebinin denetim ve eğitim yetersizliği olduğunu kaydetti. Aldemir, “Yetkin eğitimler verilmediği sürece bu olaylar devam eder. Denetimlerin yılda yalnızca iki kez yapılması, kurumlarda iç denetim mekanizmasının olmaması ve gıda mühendisi yerine diyetisyen çalıştırılması gıda güvenliği açısından büyük risk oluşturuyor. Elbetteki bu olayın yaşanmasını kimse istemez, lakin gıda güvenliğinin kritik olduğunu anlamadığımız sürece daha çok böyle olaylarla karşılaşabiliriz. Gıdaların bozulabileceği ve bunun sonucunda zehirlenmelerin olduğunu bildiğimiz sürece bu tarz vakalar görülmeyecektir, maalesef ki halkımızın doğru sandığı ya da önemsemediği yanlış yaptığı uygulamalar yüzünden gıda zehirlenmeleri kaçınılmazdır” ifadelerini kullandı.
SIKLIKLA RASTLANAN ZEHİRLENMELERİ SIRALADI
Hangi zehirlenmelerin sıklıkla rastlandığı hakkında da bilgi veren Aldemir, tek tek maddelendirdi. Buna göre, “Makarna zehirlenmesi : tahıl ürünlerinde ( pirinç, buğday), süt ve et ürünlerinde bulunan Bacillus Cereus ısıl işlem sonrasında uygun olmayan soğutulma ve tekrar ısıtılması sonrası gözlenmektedir. Konserve zehirlenmesi: toprakta ve kaynak sularında ve deniz suyunda bulunan Clostridium Botulinim oksijensiz ortamda bile yaşayabilir. Yetersiz ısıl işlem, ev yapımı konservelerinde tıka basa dolum, kavonuzun ters çevirilmesi, asit değerinin düşmesi ile bozulmalar artar. Bu zehirlenmenin belirtisi kalp krizine benzer ve anı ölümlere sebep verir. Çiğ et tüketimi sonrası zehirlenme: insanların doğal olarak burunlarında boğazlarında ellerinde staphlylococcus Aureus bulunur. Kişinin ellerinin özellikle iltihap ve yaranlanmarı sonucunda gıda(çiğ sebze, süt , kümes hayvanları, kremalı pastalar) ile teması sonucu çoğalabilir. Balık zehirlenmesi : insan ve havyanların dışkısında bulunan Shigella iyi bir temizlik sağlanmaması durumunda çiğ balık, tavuk ve çiğ sebzelerde bulaşırsa çoğalma olur ve dizanteri olması kaçılnılmazdır.
"CİDDİ SONUÇLAR DOĞURUR"
Dondurulmuş ürünler sonucu zehirlenme: uygun çözülmeyi ve dondurulmayı sağlanmadığı sürece, donma noktasına dayanıklı ve çevremizde oldukça bulunan ve dayanıklı olan listeria monocytogenes
sonucu genellikle peynir, kremalı ürünler çiğ et, tavuk ürünlerinde dondurulmuş besinlerde gözlenir. Yumurtadan zehirlenme : özellikle kümes ve çiftlik hayvanlarda bulunan Salmonella çiğ et, tavuk, yumurta ve sütte kolaylıkla ürer. Sokakta satılan bu ürünlere özellikle dikkat edilmelidir. Bulaşması ve üremesi hızlı olur ve çok sık rastlanan vakalar arasındadır.
Ve daha bir çok patojen bakteriler yüzünden zehirlenmeler günümüzde yaşanmaktadır , yıllarca çiğ sütten yapılan peynirler yüzünden Brucella olmuş kişilerle karşılaşmışızdır. Nitekim bu tarz zehirlenmeler zamanla azaldı tüketici bilinçlendi sizlerde sağlığınız için evlerinizde gıdaların güvenirliliğini sağlamak zorundasınız ki zehirlenmeler olmasın yoksa durum çok ciddi sonuçlar doğurabilir” ifadelerine yer verildi.





