Aydın Hedef Gazetesi'nden Kevser Dayan'ın haberine göre; Efeler’de baba mesleğini sürdüren Yalım, kantinciliğe henüz ortaokul yıllarında babasının yanında başladığını ve 1989 yılında resmi olarak kendi işletmesini açtığını söyledi. Fiyat artışı yapmadığını belirten Gürkan Yalım, “Çocuklar bizim için her şeyden değerlidir. Fiyatlarımızı sabit tutarak en iyi hizmeti vermeye çalışıyoruz” dedi.

“ÇOCUKLAR BİZİM İÇİN HER ŞEYDEN DEĞERLİDİR”
Kantin işletmeciliğini bir meslekten öte yaşam biçimi olarak gördüğünü belirten Yalım, “Ortaokulda okurken babama yardım ediyordum, lise bittiğinde babamın yanında çalıştım. Babamın vefatından sonra okul idaresi benim işletmemi istedi ben de seve seve kabul ettim. 1989 yılında aile mesleğimize resmi olarak başladım ve bu günümüze kadar devam etmekteyim. Gereken hijyen sağlıklı koşullar sunarak elimizden geleni yapıyorum. Çocuklar bizim için her şeyden değerlidir. Hijyenik koşullarda en uygun fiyatlarla en kaliteli hizmeti sunmaya çalışıyoruz. Velilerimiz de bu konuda bize teşekkür ediyor” diye konuştu.

“FİYATLAR BİR YIL BOYUNCA SABİT KALIYOR”
Yalım, kantin fiyatların uygunluğuna dikkat çekerek, “Yarım tost 50, karışık tost 75, simit 15 ve ayran 15 lira. Fiyatlarımız bir yıl boyunca sabit kalıyor. Herhangi bir fiyat artışını kendi başımıza yapmıyoruz. Fiyat listemizi esnaf odasından çıkartıyoruz sonrasında valilik onaylıyor. Kendi başımıza fiyat belirlemiyoruz. Kantinciler derneğiyle çalışmalarımızı sürdürmekteyiz. Şartlarımızın yükümlü olduğu kadar ekonomik koşullarda çocukların yanında olarak en iyi şekilde hizmet vermekteyiz. Piyasa koşullarına rağmen fiyat artışlarını minimumda tutmaya çalışıyoruz. Son bir yılda yüzde 30 artış oldu ama biz gelen zamları yansıtmamaya gayret ediyoruz. Zam yapma niyetiyle sabahları dükkanımızı açmıyoruz. Bu konuda bize de destek olunursa en iyi hizmeti vermeye devam edeceğiz. Amacımız kazanç değil, çocuklara katkı sağlamak” ifadelerini kullandı.

“ÖĞLE ARASINDA KAPILAR KAPALI OLMALI”
Kantinlerde en çok tostun tercih edildiğini söyleyen Yalım, öğrencilerin öğle aralarında genellikle tostla karınlarını doyurduklarını belirtti. Ancak dışarıdan alınan yasaklı ürünler konusunda sıkıntı yaşadıklarını vurgulayarak, “Kola, cips, çikolata gibi ürünler bizde yasak ama öğrenciler dışarı çıkınca bu ürünleri marketlerden alabiliyor. Bu durumun önlenmesi için öğle arasında okul kapılarının kapalı olması gerektiğini düşünüyoruz. Okulların uzun tatil dönemlerinde gelir kaybı yaşıyoruz. Yılın sadece 155 günü çalışıyoruz, kalan günlerde geçim sıkıntısı çekiyoruz. Zaman zaman ikinci işler yaptık ama yaş ilerledikçe bu da zorlaşıyor. Kahveciler ve bakkallar odasına bağlı olarak faaliyetlerimizi yürütebiliyoruz. Kantinciler için ayrı bir oda kurulması gerekiyor ancak üye sayımız 500’ü bulmadığı için bu mümkün olmuyor. Eğitim camiasının içinde olmak bizim için gurur verici. Çocuklarla her gün yeni bir kazanım sağlıyoruz. Onlara baba abi rolünde oluyoruz sıcak aile yuvasını hissettiriyoruz. Onlarla beraber hareket ediyoruz bazen yeri geliyor çocuklardan bir şeyler öğreniyoruz. Bu da bir yaşam tarzımız haline geldi. Eskilerin de dediği gibi çocuktan al haberi oluyor, çocuklar bizlere öğretiyor” dedi.





