Ev sahiplerinin talep ettiği ağır şartlar, barınma ihtiyacını karşılamayı adeta zorlu bir mülakat sürecine dönüştürdü. Yüksek kira bedelleri ve emlakçı komisyonlarına eklenen yeni maddeler, kiralama sürecini içinden çıkılmaz bir hale getiriyor.
Sözleşmelerde Ortaya Çıkan Gizli Kurallar
Sosyal medyada da büyük yankı uyandıran bazı ilanlar, Aydın'daki kiralık ev piyasasının geldiği noktayı gözler önüne seriyor. Belirli periyotlarla evi denetlemek isteyen mülk sahiplerinin sayısı artıyor. Öyle ki, kiralanan konutun 50 günde bir fiziki olarak kontrol edileceği yönünde şartlar öne sürülüyor. Lavaboda bulaşık bırakılmaması veya mobilyaların duvarlara kesinlikle temas etmemesi gibi son derece ince ayrıntılar bile sözleşme taslaklarına ekleniyor. Vatandaşlar, barınma hakkı karşılığında özel hayatlarına bu denli müdahale edilmesinden oldukça rahatsız. Tahliye taahhütnamesi imzalatılması ise artık standart bir prosedür haline gelmiş durumda.

Maliyetler ve İstenen Teminatlar Zirvede
İşin maddi boyutu da en az kurallar kadar zorlayıcı. Sadece depozito ve ilk ay kirasıyla bir eve yerleşmek hayal oldu. Eşyalı daireleri kiralarken, mülk sahipleri 100 bin ile 250 bin lira bandında değişen yüksek tutarlı senetler talep edebiliyor. Hatta bazı durumlarda bir yıllık kira bedelinin tamamı peşin olarak isteniyor. Kira, taşınma giderleri ve komisyon üst üste konulduğunda, Aydın'da yeni bir düzen kurmanın başlangıç maliyeti rahatlıkla 100 bin lirayı aşıyor. Üstelik düzenli geliri olan bir çalışanın kendi maaşı yeterli görülmüyor; mutlaka devlet memuru statüsünde bir kefil getirmesi şart koşuluyor.





