Ege'nin incisinde termometrelerin tavan yaptığı şu günlerde, ev ve iş yerlerinde klimasız nefes almak neredeyse imkansız hale geldi. Serin havaya duyulan bu yoğun ihtiyaç, günün büyük bir kısmını kapalı alanlarda geçiren Aydınlıları farklı çözüm arayışlarına itiyor. Ancak yaz sıcağıyla başa çıkmaya çalışırken uygulanan bazı alışkanlıklar, ay sonunda gelen faturalarda tatsız sürprizlere kapı aralayabiliyor. Görünen o ki, kumandayı elimize aldığımızda farkında olmadan yaptığımız ufak bir tercih, hem cihazın ömrünü hem de cebimizdeki parayı doğrudan etkiliyor.

Aydın’da Su Faturası Şoku

18 Derece Efsanesinin Arkasındaki Acı Gerçek

Diyelim ki dışarıdan kan ter içinde eve geldiniz ve hemen klimaya sarılıp dereceyi 18'e çektiniz. Odanın saniyeler içinde buz gibi olacağını düşünüyorsunuz değil mi? Maalesef durum hiç de öyle değil. Klimaların büyük bir kısmı, kumandaya girdiğiniz rakama bakarak daha hızlı veya daha güçlü soğuk hava üflemiyor. Siz 18 dereceyi seçtiğinizde, cihaz odayı daha çabuk serinletmek yerine sadece o dip sıcaklığa ulaşana kadar kompresörünü durmaksızın çalıştırıyor. Yıpranan motor bir yana, o esnada elektrik sayacınız da fırıldak gibi dönmeye devam ediyor.

Tasarrufun Kilidi Kumandada Gizli

Peki faturayı nasıl hafifleteceğiz? Enerji uzmanlarına göre klimanın sıcaklık ayarında yapılan her 1 derecelik artış, soğutma için harcanan elektrikten yüzde 3 ile 6 arasında kar etmenizi sağlıyor. Eve girdiğinizde cihazı doğrudan en düşük ayara getirmek yerine 24 dereceyle başlatmak harika bir ilk adım. Ortam ferahlamaya başladığında bu rakamı 25 veya 26’ya çekerek konforunuzdan ödün vermeden faturadaki yükü ciddi oranda atabilirsiniz. Üstelik kumandadaki fan hızını sürekli yüksekte tutmak yerine "Auto" moduna almak, makinenin sadece ihtiyaç anında güç harcamasını sağlıyor.

Filtreler ve Güneş Işınları Sandığınızdan Önemli

Öğle saatlerinde güneşin Aydın sokaklarını kavurduğu anlarda sadece klimaya güvenmek yetmiyor. Pencerelerden içeri sızan sıcak hava ve doğrudan vuran güneş ışınları, makinenin verdiğinden daha fazlasını alıp götürüyor. Perdeleri veya panjurları kapalı tutmak, odanın ısınmasını yavaşlatarak klimanın yükünü alıyor. Aynı şekilde tozdan tıkanmış kirli bir filtre, cihazın havayı üfleyebilmek için iki kat fazla efor sarf etmesi demek. Aylık periyotlarla o filtreleri musluk altında yıkamak bile ay sonunda cebinizde kalacak parayı belirliyor.

Kısa Ayrılıklarda Kapatmak Mı, Kısık Bırakmak Mı?

Bakkala gitmek veya komşuya uğramak için evden bir iki saatliğine çıkacaksanız, klimayı tamamen kapatmak pek akıl karı değil. Evi tekrar soğutmak için harcanacak enerji, cihazı 3-4 derece artırarak açık bırakmaktan çok daha masraflı olabiliyor. Tabii ki her evin yalıtımı, güneş alma açısı veya evde yaşayanların yaşı gibi unsurlar hissettiğimiz serinliği değiştiriyor. Sizin için en doğru ayar, terlemeden oturabildiğiniz o en yüksek sıcaklık noktasında gizli.

Kaynak: Haber Merkezi