Aydın Hedef Gazetesi'nden Zeynep Özge Çümlek'in haberine göre; Aydın’ın Efeler ilçesinde faaliyet gösteren bir kreşte yaşandığı iddia edilen olay, 2024 yılının Mart ayında gün yüzüne çıktı. İddiaya göre, öğretmen A.Ç. ile çocuk bakıcısı B.G.’nin, kreşteki bazı çocuklara karşı sert ve şiddet içeren davranışlarda bulunduğu öne sürüldü.
Çocuklarının evde sergiledikleri alışılmadık davranışlardan şüphelenen aileler, konuyu araştırmak amacıyla çocuklarını pedagog eşliğinde dinledi. Yapılan görüşmelerde çocukların, kreş personelinin kendilerine yönelik uygunsuz tavırlar sergilediğini anlattıkları iddia edildi.
Bunun üzerine incelenen güvenlik kamerası kayıtlarında, bazı görevlilerin çocukları ortak kullanım alanlarında iterek yere düşürdükleri ve sert müdahalelerde bulundukları yönünde görüntüler bulunduğu ileri sürüldü.
6 KİŞİYE DAVA AÇILDI
Ortaya çıkan görüntülerin ardından harekete geçen ailelerden, mağdur olduğu belirtilen 8 çocuktan 6’sının velisi savcılığa başvurarak sorumlular hakkında suç duyurusunda bulundu. Söz konusu davranışların eğitim ve disiplin sınırlarını aştığı belirtilirken, iki isim hakkında “çocuğa karşı eziyet” suçundan yargılama talep edildi. İddianamede ayrıca kreşin sahibi B.İ.Y., kurum müdürü A.Y., müdür yardımcısı ve psikolog B.T.M. ile hareket koordinasyon ve jimnastik öğretmeni C.Y.’nin de olaylardan haberdar oldukları halde gerekli yerlere bildirimde bulunmadıkları gerekçesiyle “suçu bildirmeme” suçundan dava açıldı.

“DAHA ÖNCEDEN BİLDİRMİŞTİM”
Aydın 9. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmada ifade veren jimnastik öğretmeni sanık C.Y., “Mağdurlar küçük olduğu için onların bulunduğu sınıfa haftalık 15 dakikalık dersler veriyordum. Sınıf kalabalık ve çocuklar çok hareketliydi. Çocuklar çok hırçın olunca bu hususta yönetimle konuştum. Tek eğitmenin baş edemeyeceğinden ve psikolog da gerektiğinden bahsettim. A.Y. taleplerimi görmezden gelmemi söyledi. Ben çocuklara yönelik şiddet ve darp eylemine şahit olmadım. Kameralarda etkisiz kaldığımdan bahsedilmişse de, alanın kalabalık olması sebebiyle şahit olmadım. Bir keresinde öğrencilerden birisi sanık A.Ç.’nin yüzüne tükürünce öğretmen sadece kucaklayarak başka yere oturttu. Bu olaydan sonra da yönetimle konuştum. Eğitmenin artırılması gerektiğini bildirdim. Dosya içerisinde A.Ç.‘nin çocukları ittiği ve benim oturduğum videoda önümdeki çocuğa esneme hareketleri yapmam ve onunla ilgilenmem sebebiyle eylemi görmedim” dedi.
“KENDİ ÇOCUĞUMA YAPILSA RAHATSIZ OLURDUM”
Grup sorumlusu B.G., eğitim vermek için herhangi bir formasyona sahip olmadığını dile getirerek, “Lise mezunuyum. Herhangi bir formasyonum yoktur. Okul yönetimiyle birlikte eğitim vereceğim bölgeyi belirledik. Öncesinde kreşe yardımcı öğretmen olarak girmiştim. Herhangi anormal bir olaya şahit olmadım. Hamileydim, bulantım vardı. O gün öğrenci çok hareketliydi. Çocuğu alarak yerine oturttum. Birçok kreşte bu tür uygulamalar vardır. Kendi çocuğuma bu şekilde yapılsaydı rahatsız olabilirdim. Videoda çocuğun herhangi bir anormal davranış göstermediği ve canının yanmadığı net şekilde bellidir. Söz konusu ceza duvarını okul yönetimi çocukların sakinleşmesi için bekleyeceğimiz alan olarak söyledi”
“OLAYI SOSYAL MEDYADA GÖRDÜM”
Psikolog olan sanık B.T.M., “Kâğıt üzerinden müdür yardımcısı olarak giriş yaptım ancak görevim psikologluktur. 2023 Mayıs ve Eylül arası doğum izni, Ekim’e kadar da hastalık iznindeydim. Bu süreçte kreşte bulunmadım. Ekim ayından itibaren 6 ay boyunca süt iznim vardı. Kurumda bulunma sürem kısıtlıydı. Olaylara şahit olmadım. Olay, sosyal medyaya düştüğünde gördüm, öncesinde haberim yoktu” dedi.

“BİLDİKLERİMİ AİLELERE ANLATMAMI ENGELLEDİLER”
Öğretmen sanık A.Ç. ise kurumun kendilerini baskı ve ağır şartlar altında çalıştırdığını iddia etti. A.Ç. mahkemedeki ifadelerinde, “2021 Nisan ayında yapılan teklifle 10 tane çocukla bu kuruma geldim. Hep sevilen ve sayılan bir öğretmendim. Ne oldu da olayın bu hale geldiğini bilmiyorum. Görüntülerdeki çocuğa yönelik eylemler, kasıt ve zarar verme amaçlı değil, terbiye amaçlı eylemlerdir. Görüntüler, kırpılarak kamuoyu oluşturmak için yapılmıştır. Madem eziyet işledim çocukların ayaklarını öptüğüm, sarıldığım görüntüler de ortaya çıkarılsaydı. Linç edildim, tehdit edildim. Küçük çocuk velileriyle tanıştırıldım ve onlara bakacağım söylendi. Stres olduğumu ve tek başıma nasıl başa çıkacağımı bilmediğimi söyledim. Normalde bu sınıflarda öğretmen ve yardımcı öğretmen olur. Üniversiteden özel olarak öğrenci getireceklerini ve yanıma bakıcı alacaklarını dile getirdiler ama son ana kadar oyaladılar. Kaloriferler yanmıyordu. Okulun soğuk olduğunu belli etmemem için velilerin karşısına ceketle çıkmamam gerektiği söylendi. Okulda bir öğrencinin ailevi problemleri vardı. Çantasında bir mektup buldum başını okuyunca çocukta özgüven eksikliğine sebep olabilecek durum vardı. Yönetim, bu hususta bildiklerimi aileye söylememem gerektiğini bildirdi. Ben insanım ahtapot değilim. Ben bir çocuğun ellerini yıkarken başka çocuklar klozetin sifonunu çekip ellerini yıkıyorlardı. Bunu kurum müdürü A.Y. de gördü. Çok ağır şartlar altında çalıştım. Çocukların sorunlarını ailelere anlatmamı engellediler” dedi.
“DURDURMAK İÇİN DOKUNDUM”
Spor salonunda çelme takma videosunun sorulması üzerine konuşan A.Ç., “Çocukları durdurmam gerekiyordu, tırmanma duvarına gidiyorlardı. O an durdurmak için küçük bir şekilde dokundum. Çocuk kendini yere attı. Gözünden yaş bile damlamadı” dedi.
Savcı, mağdur çocukların ifadelerinin alınmasının reddini, sanık A.Ç.’nin tutuklama talebinin reddini, bu celse dinlenemeyen sanıkların bir sonraki duruşmada savunmalarının alınmasını talep etti.
Mahkeme heyeti tarafından görüntülerin bilirkişiye gönderilmesine, mağdur çocukların dinlenme talebinin reddine, sanık A.Ç.’nin tutuklama talebinin reddine ve bu celse dinlenemeyen sanıkların bir sonraki duruşmada savunmalarının alınmasına karar verilerek duruşma ileri bir tarihe ertelendi.





