Aydın Hedef Gazetesi'nden Betül Ulaşzade'nin haberine göre; Efeler’de 10 yıldır kuaförlük yaptığını belirten Gamze Katırcı, bayram dönemlerinde yoğunluğun genellikle son günlerde yaşandığını belirterek en çok tercih edilen işlemlerin kaş, bıyık, saç boyama ve fön olduğunu aktardı.
15 yıldır berberlik yapan Sedat Katırcı ise erkek berberlerinde de benzer bir yoğunluk yaşandığını belirtti. Erkeklerde randevu sisteminin çok yaygın olmadığını söyleyen Katırcı, müşterilerin genellikle son anda gelip tıraş olmak istediğini belirtti.
“ASIL YOĞUNLUK ARİFE GÜNÜ YAŞANIR”
Müşterilerin işlemleri son güne bırakma nedenlerinden bahseden Gamze Katırcı, “Genelde bayram dönemlerinde hareketlilik bayrama bir hafta, on gün kala başlar. Ama çoğu kişi randevusunu arife gününe alır ve asıl yoğunluk arifede yaşanır. Bunun sebebi de aslında insanların “Temiz olsun, boyam çıkmasın, beyazlarım görünmesin. Saçımı kestireyim, fönümü yaptırayım, bayramda da kullanabileyim” diye düşünmesidir. Bu yüzden insanlar işlemlerini son güne bırakır. Bayram için, bayram üç günse üç gün, dört günse dört gün açık olan bazı kuaförlerin fiyatlarını biraz artırdığını duyuyorum. Yani fönün fiyatı normalde 200 liraysa, bayram günü “bayrama özel tarife” adı altında 400–500 liraya çıkaranlar olduğunu duydum. Ama ben onlardan değilim” ifadelerine yer verdi.

“BAZI İŞLEMLERE TALEP DAHA YOĞUN OLUYOR”
En çok hangi işlemlere rağbet olduğundan söz eden Katırcı, “Bayram döneminde kaş, bıyık ve saç boyama gibi işlemlere daha çok rağbet oluyor. Ağda da yaptırılıyor ama en çok talep kaş, bıyık, boya ve fön işlemlerine oluyor. Örneğin 20–30 yaş aralığındakiler genelde sarı tonları ve ombreyi tercih ediyor. 30 yaş üstü kişiler ise daha çok doğal tonları, kendi saç renklerine yakın düz boyaları tercih ediyor. Yaşı daha ileri olanlar ise genelde sadece beyaz kapatma işlemi yaptırıyor. Saçındaki kırıkları fark eden kişiler de çoğu zaman direkt saç kesimi yaptırmak yerine sadece kırık aldırmak için geliyor” dedi.

“10 GÜN KALA İNANILMAZ YOĞUNLUK OLUŞURDU”
Eski dönemlere değinen Katırcı, “Randevu oluşturmaya başladılar ama eski bayramlardaki yoğunluk artık yok. Eskiden bayrama on gün kala inanılmaz bir yoğunluk olurdu. Geceleri bile çalışırdık. Arife geceleri sabaha kadar, hatta bayram ezanına kadar çalıştığımız olurdu. Bu durum özellikle pandemiden sonra değişmeye başladı. İnsanlar artık saç şekillendirme cihazlarını ve ağda makinelerini evde temin edebiliyor. Pandemi döneminde zaten birçok kişi bunları kullanmayı öğrendi. Tıraş makineleri, elektrikli düzleştiriciler, üflemeli dalga veren cihazlar gibi ürünler çok yaygınlaştı. Benim eşim de berber ve onun sektöründe de aynı durum var. Bu cihazların yaygınlaşması bizim sektörü bir miktar etkiledi” diye konuştu.

“BAYRAMDA KUAFÖRLER DELİ GİBİ PARA KAZANMIYOR”
Kazancın yine aynı seviyelerde olduğundan söz eden Katırcı, “Zaten benim var olan müşteri potansiyelim bir ay boyunca, hatta 20 gün boyunca bekleyip yine son güne geliyor. Yani aslında Ramazan’da veya bayramda “kuaförler deli gibi kazanıyor” gibi bir algı var ama bu doğru değil. Bir önceki ay ya da bir sonraki ayla karşılaştırıp toplam ciroya baktığınızda kazanç yine aynı oluyor. Sadece işlerin son güne yığılması nedeniyle böyle bir algı oluşuyor. Şu anda sektörde kaş ve bıyık alma fiyatları 200–250 lira arasında değişiyor. Saç kırık aldırma işlemi 600–800 lira civarında. Saç boyama ise çok farklı işlemleri kapsadığı için fiyat aralığı oldukça geniş. Dip boya, komple boya, ombre ve paketli işlemler var. Saçın uzunluğuna ve yapılacak işleme göre fiyat değişiyor. Genel olarak saç boyama işlemleri bin liradan başlayıp 7000 liraya kadar çıkabiliyor” ifadelerine yer verdi.

“ZAMAN PLANLAMASI ÇOK ÖNEMLİ”
Geç kalınması durumunda yaşanılabilecek aksaklıklardan bahseden Katırcı, “Örneğin saçın sadece dibinde çıkan beyazları boyamak farklı bir fiyatken, saç rengini tamamen farklı bir tona çevirmek çok daha farklı bir fiyatlandırma gerektiriyor. Şimdiden arife randevuları dolmaya başladı. Hareketlilik başladı diyebiliriz. Ben de kendi potansiyelimi bildiğim için randevularımı ona göre alıyorum. Program dolduğunda da müşterilerime bunu söylüyorum. Çünkü herkes sırayla geliyor ve zaman planlaması çok önemli. Özellikle müşterilerime randevu saatlerine dikkat etmelerini söylüyorum. Çünkü bir kişinin geç kalması, bir sonraki randevunun da gecikmesine neden oluyor” dedi.

“SON GÜNE BIRAKILMASINI TAVSİYE ETMİYORUM”
İşlemlerin son güne bırakılmamasını tavsiye eden Katırcı, “Örneğin kaş ve bıyık almak için kişiye 15 dakika ayırıyorum. Manikür için 40 dakika veriyorum. Bir sonraki randevuyu 50 dakika sonrasına koyuyorum ki arada kendime 10 dakika mola verebileyim. Ama biri geç kaldığında bu mola süresi de ortadan kalkıyor. Bu da gün boyu zincirleme bir aksaklığa neden olabiliyor. Kuaförlerin bayram döneminde müşterilerden en büyük beklentisi randevularına tam saatinde gelmeleri. Çünkü bayram öncesi dönemde müşteriler genellikle daha uzun süre işlem yaptırmadıkları için daha yoğun bir şekilde geliyor ve işlemler de daha uzun sürüyor. Normalde bir kaş için yarım saat ayırıp detaylı şekilde şekillendirebilirim. Ama arife günü aynı işlem için belki sadece 10 dakika ayırmak zorunda kalabiliyorum. Bu yüzden işlemlerin son güne bırakılmamasını tavsiye ediyorum” diye konuştu.

“ACİL ŞEKİLDE TIRAŞ OLUP GİDEBİLİYORLAR
Fiyat aralığından söz eden Sedat Katırcı ise, “Bizde de kadın kuaförlerinde olduğu gibi bayrama yaklaşık son 10 gün kala bir hareketlilik başlıyor. Ancak genelde herkes tıraşını arife gününe bırakıyor. Bu yüzden normalde bir aya yayılacak müşteri yoğunluğu son güne sıkışıyor. Aslında o gün ekstra bir kazanç elde etmiyoruz; sadece bir ayda kazanacağımız ciroyu o gün kazanmış oluyoruz. Hatta bazen daha düşük bile olabiliyor. Çünkü Ramazan boyunca işlerin sakin geçtiği günler oluyor, ardından sadece 3-5 gün yoğun çalışıyoruz. Genelde müşteriler saç ve sakal tıraşı için geliyor. Fiyatlar 500 liradan başlıyor, 600-700 liraya kadar çıkabiliyor. Sadece saç yıkama ve saç kesimi 500 lira. Sakal da olursa 200 lira fark ediyor. Erkeklerde randevu sistemi çok yaygın değil. Erkeklerin randevu alma alışkanlığı pek yok. Çoğu çalıştığı için gün içinde işleri oluyor ve son anda bir işi çıkabiliyor. Bu yüzden genelde acil şekilde gelip tıraş olup gidiyorlar” ifadelerine yer verdi.

“DOMİNO TAŞI GİBİ HEPSİ BİRBİRİNİ ETKİLİYOR”
Kadın kuaförleriyle berberlerin randevu sisteminin aynı olmadığına dikkat çeken Katırcı, “Kadın kuaförlerinde ise müşteri kitlesinin bir kısmı ev hanımı olabiliyor; dolayısıyla zaman konusunda daha rahat olabiliyorlar. Erkeklerde ise durum farklı. Çoğu gün içinde çalıştığı için iş çıkışı gelmek zorunda kalıyor. Bu nedenle özellikle akşam saatlerinde yoğunluk oluşuyor ve müşterinin işini hızlı bitirmeniz gerekiyor. Bir tıraş ortalama 45 dakika ile 1 saat arasında sürüyor. Makineyle yapılırsa daha kısa sürebilir ama biz genelde tarak ve makas kullanıyoruz. Bunun da kendine göre bir dengesi var. Kısa saç aslında daha risklidir; uzun saçı ayarlamak daha kolaydır. Kısa saçta hata yapma payı çok daha düşüktür. Bizde asıl hareketlilik ise bayrama 2-3 gün kala başlar. Randevu sisteminde tek sorun müşterinin gecikmesi olabiliyor. Bir kişinin gecikmesi demek bir sonraki müşterinin de işinin aksaması demek ve ondan sonraki müşterinin de. Bu şekilde domino taşı gibi hepsi birbirini etkiliyor” dedi.





