Türkiye’nin yakın tarihindeki en büyük siyasi ve hukuki hesaplaşmalardan biri olarak kabul edilen, aralarında muhalefet partisine mensup belediye başkanlarının da bulunduğu 200 sanıklı “ihale ve yolsuzluk davasında” mahkeme sürpriz bir karara imza attı.
İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmada hakim heyeti, davanın temelini oluşturan "suç örgütü kurma ve üye olma" suçlamalarından tüm sanıkların beraatine hükmetti.
Kamuoyunda "Aziz İhsan Aktaş Davası" olarak bilinen ve yaklaşık 7 aydır Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu (Silivri) duruşma salonlarında devam eden yargılama, iktidar ile muhalefet arasındaki yerel yönetim mücadelesinin odak noktası haline gelmişti.
Duruşmaya Kimler Katıldı?
Davada 5 sanık tutuklu bulunurken, Aktaş ve Baki Nugay hakkında “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” suçundan 5 yıldan 10’ar yıla, 26 sanık hakkında ise “örgüte üye olma” suçundan 2 yıldan 5’er yıla kadar hapis cezası talep edilmişti.
Aktaş’a yöneltilen suçlamalar kapsamında istenen toplam ceza 280 yıla kadar çıkıyordu.
Duruşmaya katılan tutuklu isimler şunlardı: Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Tekin’in eşi Celal Tekin, Adıyaman Belediye Başkan Yardımcısı Ceyhan Kayhan, Avcılar Belediye Başkan Yardımcısı Erhan Daka, Başka suçlamadan tutuklu Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz.
İtirafçı ve Siyasi İfadeler
Davanın merkezinde yer alan ve rüşvet çarkını organize etmekle suçlanan iş insanı Aziz İhsan Aktaş, savcılıkla iş birliği yaparak "etkin pişmanlık" hükümlerinden faydalanmıştı.
Aktaş, duruşmalardaki savunmasında İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) ve bazı ilçe belediyelerindeki hak edişlerin ödenmesi karşılığında kendisinden milyonlarca dolar kampanya finansmanı talep edildiğini iddia etmiş, bu iddialar muhalefet liderlerine yönelik bir siyasi operasyon olarak yorumlanmıştı.
Buna karşın, kendisi için 280 yıla kadar hapis cezası istenen ve bugün karar duruşmasına bizzat katılmayan Aktaş, mahkeme tarafından "suç örgütü kurma" suçlamasından tamamen aklandı.
Başkanlar Serbest Kalıyor
Dava nedeniyle aylardır cezaevinde bulunan ve görevlerinden uzaklaştırılan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) mensubu belediye başkanları için bu karar büyük bir hukuki zafer olarak değerlendiriliyor.
Yaklaşık 20 aydır tutuklu bulunan Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, "örgüt üyeliği" dahil hakkındaki üç ana suçlamadan beraat etti. Akpolat son sözünde, "Masumiyet karinemiz ihlal edildi, sadece iftiracı beyanlarıyla burada tutulduk" diyerek adaletin yerini bulmasını talep etmişti.
15 aydır tutuklu yargılanan Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin de örgüt suçlamalarından aklanan bir diğer isim oldu.
Siyasi Baskı mı, Hukuki Fiyasko mu?
Türkiye'de yerel seçimlerin ardından muhalefetin kazandığı belediyeler üzerindeki yargısal denetim artmış durumdaydı.
Savcılığın toplamda binlerce yılı bulan hapis cezası taleplerine ve yüzlerce sayfalık iddialı iddianamelere rağmen, mahkemenin "ortada bir suç örgütü yoktur" kararı vermesi, Türk yargı sistemi üzerindeki siyasi baskı tartışmalarını yeniden alevlendirecek nitelikte.
Mahkeme heyeti, 60 sayfalık kısa kararı okumaya devam ederken; sanıkların "rüşvet", "ihaleye fesat karıştırma" ve "belgede sahtecilik" gibi diğer bireysel suçlama kalemlerinden alacakları cezalar veya bu suçlardan elde edildiği öne sürülen mal varlıklarının durumu davanın nihai seyrini belirleyecek.
Ancak ana omurgasını oluşturan "organize suç şebekesi" iddiasının çökmesi, davanın siyasi ağırlığını büyük ölçüde hafifletmiş görünüyor.




