Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Alihan Kuriş Suç Örgütü (AKÖS) soruşturmasında, yeni bir skandal boyut ortaya çıktı.
Kamuoyunda "Süleymancılar" olarak bilinen yapının firari isimlerini taşırken yakalanan devlet tahsisli lüks aracın ardından, eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’e ait iki resmi aracın daha şüpheli faaliyetlerde kullanıldığı tespit edildi.
Geçtiğimiz günlerde, cemaatin tutuklu lideri Alihan Kuriş'in kardeşi Hilmi Tuna Kuriş ve beraberindeki Erhan Yılmaz, Muğla’nın Marmaris ilçesinde yurt dışına kaçış hazırlığı yaparken çakarlı ve resmi geçiş üstünlüğüne sahip bir Volvo S90 model araçta yakalanmıştı.
Yapılan plaka sorgulamalarında, bu lüks aracın eski Bakan İdris Naim Şahin adına 2030 yılına kadar devlet tarafından resmi olarak tahsis edildiği ortaya çıkmıştı. Araç içerisinde yapılan aramalarda ise kaçış için hazırlandığı düşünülen 58 bin avro nakit para ele geçirilmişti.
Filo Mercek Altında
Marmaris'teki bu operasyonun ardından genişletilen teknik ve fiziki takip, skandalın boyutlarının tek bir araçla sınırlı kalmadığını gösterdi.
Savcılık talimatıyla eski bakanın adına kayıtlı ve koruma statüsündeki diğer araçları da incelemeye alan emniyet güçleri, 34 S 7815 ve 34 RM 8677 plakalı iki aracın daha tahsis amaçlarının dışına çıktığını belirledi. Resmi kayıtlara göre bu araçların da suç örgütüyle bağlantılı şüpheli faaliyetlerde aktif olarak rol oynadığı ve geçiş üstünlüklerini illegal amaçlar için kullandığı iddia ediliyor.
Soruşturmanın bu yeni aşamasında illegal yapı ile organik bağları olduğu değerlendirilen Ömer Sipahioğlu isimli şahsın yakalanması için geniş çaplı bir operasyon başlatılırken, bir diğer şüpheli Ömer Yücel’in de mercek altına alındığı bildirildi.

Eski Bakan: "Haberim Yoktu, Kiraladım"
Hakkındaki iddialar karşısında sessizliğini bozan eski İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin ise yaptığı açıklamada suçlamaları kesin bir dille reddetti. Ankara’da ikamet ettiğini belirten Şahin, söz konusu araçları İstanbul’a ziyaretlerinde kullanmak üzere bir lojistik firmasından kiraladığını söyledi. Araçların kendisinin bilgisi ve izni dışında üçüncü şahıslara kullandırıldığını öne süren eski bakan, "Benim bu kişileri tanımam mümkün değildir. Aracın otoparkta tutulması gerekiyordu. Şirket sahibi hakkında suç duyurusunda bulundum" diyerek kendisini savundu.
Milyarlarca Liralık Ağ
Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından hazırlanan 168 sayfalık dev raporda, örgüte bağlı şirketler üzerinden dönen para trafiğinin 66 milyar Türk Lirasını aştığı belirtiliyor. Sadece tek bir tekstil ve inşaat iştirakinden yurt dışına 8 milyar liralık şüpheli fon çıkışı yapılması, davanın sadece bir cemaat soruşturması değil, uluslararası bir kara para aklama operasyonu olma ihtimalini de güçlendiriyor. Soruşturma, yeni gözaltılar ve devlet içindeki olası bağlantıların tespiti amacıyla derinleştirilerek devam ediyor.




