Aydın Ziraat Odaları İl Koordinasyon Kurulu ve Efeler Ziraat Odası Başkanı Mehmet Kendirlioğlu, 2025 tarım sezonunu değerlendirdi. Kendirlioğlu, Aydın Hedef Gazetesi’ne özel verdiği röportajında yıl boyunca en büyük sorunun tarımsal kuraklık olduğunu ifade ederek, pamuk, zeytin, incir ve kestane başta olmak üzere birçok üründe rekolte ve kalite kayıpları yaşandığını belirtti. Artan girdi maliyetlerine rağmen ürün fiyatlarının gerilemesinin çiftçiyi zor durumda bıraktığını söyleyen Kendirlioğlu, borç yükü artan üreticiler için destek ve kredi yapılandırmasının önemine dikkat çekti. Kendirlioğlu, 2026 yılına girerken su yatırımlarının ve modern sulama projelerinin hayati önem taşıdığını vurguladı.

“BÜYÜK SORUN KURAKLIK”

2025 yılı Aydın tarımı açısından nasıl geçti?
2025 yılında Türkiye genelinde son 50–60 yılın en sert zirai don olaylarından biri yaşandı. Zirai donlar genellikle ocak–şubat aylarında görülürken, bu yıl nisan ayında etkili oldu. Aydın’da özellikle rakımı yüksek bölgelerde sıcaklıklar eksi 8–9 derecelere kadar düştü. Ancak ilin iklim yapısı nedeniyle bu don, genel anlamda çok büyük ve yıkıcı kayıplara yol açmadı; bazı ürünlerde zarar görülse de ciddi çaplı kayıplar yaşanmadı. Asıl büyük sorun ise kuraklık, yani tarımsal kuraklıktır. Bu durum sadece Büyük Menderes Ovası ile sınırlı kalmadı; dağlık alanlarda yetişen incir, kestane, ceviz, kiraz ve zeytin gibi ürünleri de ciddi şekilde etkiledi. Bunun sonucunda hem rekolte hem de kalite önemli ölçüde düştü. Önceki yıllarda yüz kilogramda yüzde 60 civarında olan kalite oranları, bu sezon yüzde 40’lara hatta yüzde 30’lara geriledi. Verim ve kalite kaybına bir de fiyat düşüşleri eklendi. Özellikle zeytinde, iki yıl önce 250–300 lira bandında olan fiyatlar 2025 sezonunda 120–130 liraya kadar indi. Oysa aynı dönemde tarımsal girdiler yüzde 100’e varan oranlarda arttı. TÜİK verilerine göre bile girdi maliyetleri yaklaşık yüzde 40 yükselirken, ürün fiyatlarının yerinde sayması ya da gerilemesi çiftçileri ciddi şekilde zorladı. Bu süreçten özellikle ova kesiminde üretim yapan çiftçilerimiz daha fazla etkilendi.

Başkan Kendirlioğlu 2025 Aydın tarımını değerlendirdi

“ÇALIŞACAK İNSAN BULMAKTA ZORLANIYORUZ”

Sizce üreticiler yıl boyunca en çok hangi konularda zorlandı?
Şu anda tarımda en çok zorlandığımız konu tarımsal kuraklıktır. Çünkü birçok soruna çözüm bulunabilirken, kuraklığın çözümü maalesef yoktur. Bu tamamen yağışlara, tabiat şartlarına ve barajların doluluk oranlarına bağlıdır. Barajlar ancak yeterli yağış olduğunda dolabilir. Kış aylarında biriken sularla mayıs–haziran aylarından itibaren sulama sezonuna girilir ve sulu tarım yapılır. Sulu tarım yapılamadığında ise kuru tarıma geçmek zorunda kalınır. Ancak kuru tarımın getirisi sulu tarıma göre çok daha düşüktür ve çoğu zaman tek başına geçim sağlamaya bile yetmemektedir. Biz hiçbir zaman bu noktaya gelmek istemedik. Tarımı zorlayan ikinci büyük unsur ise girdi maliyetleridir. Bugün akaryakıt 60 liraya yaklaşmış durumda. 50 kiloluk gübre fiyatları bin-bin 500 lira arasında seyrediyor. Zirai ilaçlar, tohum, fide ve fidan fiyatları da anormal şekilde arttı. Buna bir de işçilik maliyetleri eklendi. Eskiden tarımda işçilik çok büyük bir kalem değilken, bugün ciddi bir sorun haline geldi. Tarımda çalışan genç nüfus neredeyse yok denecek kadar azaldı. Çalışacak insan bulmakta zorlanıyoruz. Hayvancılıkta çobanların büyük çoğunluğu Suriyeli veya Afgan kökenli. Üstelik yüksek ücretlere rağmen çalışacak eleman bulamıyoruz. Aile tarımında bile gençler artık çiftçilik yapmak istemiyor. Tüm bu olumsuzluklar tarım sektörünü son yılların en zor dönemine soktu. Zirai ekipmanlar, traktörler ve demir aksamlı tarım makinelerinde yaşanan fiyat artışları da maliyetleri daha da yükseltti. Nitekim 2025 yılında traktör satışlarının önceki yıllara göre yaklaşık yüzde 60 oranında düştüğünü, zirai ekipman satışlarının da ciddi şekilde gerilediğini görüyoruz. Bu rakamlar, tarımda yaşanan sıkıntıları açıkça doğrulamaktadır.

Başkan Kendirlioğlu 2025 Aydın tarımını değerlendirdi

“ÇİFTÇİ UMUTLA YAŞAR”

2026'ya girerken belirlediğiniz hedeflerin ne kadarına ulaştınız?
Açıkçası tarımda çok net hedefler koymak zordur. Elbette herkesin kendine göre bir hedefi, öngörüsü ve planı vardır; ancak tarım tamamen hava şartlarına bağlı olduğu için bu planların çoğu zaman tutmaması kaçınılmazdır. Bu nedenle tarımda uzun vadeli ve kesin planlar yapmak kolay değildir. Çünkü çiftçi üretim sürecinde neredeyse hiçbir şeyi kendisi belirleyemez. Hava şartlarını belirleyemez. Gübre, akaryakıt, zirai ilaç, tohum, fide ve fidan gibi girdi maliyetlerini belirleyemez. Aynı şekilde, ürettiği ürünün satış fiyatını da kendisi belirleyemez. Böyle bir çelişkiyle yıllardır karşı karşıyayız ve bu durum yeni değil, maalesef hep böyle oldu. Bu yüzden çiftçilikte sıkça söylenen bir söz vardır: “Çiftçinin karnını yarsan kırk yıl çıkar.” Yani çiftçi her şeye rağmen umutla yaşar. Bu yıl olmazsa seneye, seneye olmazsa bir sonraki yıla bakar. Bizim üretimdeki planımız, geleceğe dair bakışımız aslında umuttan ibarettir. Tarımda en büyük planımız da umuttur.

Başkan Kendirlioğlu 2025 Aydın tarımını değerlendirdi

“ELİMİZDEN GELEN GAYRETİ GÖSTERİYORUZ”

2025 yılı sizin için nasıl geçti? Bir oda başkanı olarak en zorlandığınız konu neydi?
Ben bir ziraat odası başkanıyım. Aynı zamanda Aydın genelinde 16 Ziraat Odası’nın koordinasyon başkanlığı görevini yürütüyorum. Bunun dışında başka bir işim yok, tamamen bu işle uğraşıyorum. Az önce saydığımız sorunların tamamı benim için de geçerli. Çünkü ben de bir üreticiyim. Ancak aynı zamanda çiftçilerimizin temsilcisi olarak bu sorunları, karar verici konumda olan siyasi iktidara, bölgemiz milletvekillerine, ilimizdeki bürokrasiye ve Ankara’da bakanlıklar nezdinde yetkililere iletiyoruz. Bu kurumlarla sürekli diyalog halinde olmamız gerekiyor. Çünkü sonuçta karar alan ve uygulayan biz değiliz. Biz sadece üreten ve bu sistemi kullanan kesimiz. Su, akaryakıt, gübre, zirai ilaç gibi temel girdilerin tedarikçisi biz değiliz; bunları kullanan tarafız. Bugün çiftçimiz hangi sıkıntıyı yaşıyorsa, ben de aynı sıkıntıyı yaşıyorum. Oda başkanları olarak, Aydın’daki tüm üreticilerin temsilcisi sıfatıyla bu sorunların bir an önce çözüme kavuşmasını istiyoruz ve bunun için elimizden gelen tüm gayreti gösteriyoruz, göstermeye de devam edeceğiz. Ancak mesele sadece sorunları dile getirmekle sınırlı değil. Aynı zamanda çözüm önerileri sunmak da gerekiyor. Biz Ankara’ya sorunları taşırken, bu sorunların nasıl çözülebileceğine dair önerilerimizi de yetkililere iletiyoruz.

Başkan Kendirlioğlu 2025 Aydın tarımını değerlendirdi

“KABUS GİBİ BİR YIL OLDU”

Aydın'da şu an ürün rekolteleri ne durumda? Verimde bir düşüş söz konusu mu?
Dönüp dolaşıp iş yine tarımsal kuraklığa geliyor. Aşırı ve düzensiz hava şartlarıyla karşı karşıyayız. Bir bakıyoruz sıcaklıklar anormal derecede yükseliyor, bir bakıyoruz hiç beklenmedik bir zamanda zirai don yaşanıyor. Kimi zaman da bir ayda yağması gereken yağmur, bir günde yağıyor. Uzmanların da belirttiği gibi, küresel ısınmaya bağlı olarak bundan sonraki hava şartları ani ve öngörülemez şekilde yaşanmaya devam edecek. Dünyada da bunun örneklerini görüyoruz; çölde sel oluyor, yıllardır kar yağmayan yerlere kar düşüyor. Artık sıra dışı doğa olaylarıyla karşı karşıyayız. Bu durum Aydın tarımını doğrudan etkiliyor. Aydın’ın “dört efesi” olarak bilinen pamuk, zeytin, incir ve kestanede ciddi sıkıntılar yaşadık. Pamukta hasat tamamlandı ve net olarak yüzde 20–30 arasında rekolte kaybı yaşandı. Bunun yanı sıra ekim alanları da hızla daralıyor. 40–50 yıl önce Aydın’da yaklaşık 1 milyon dönüm pamuk ekilirken, 2025 yılında bu alan 450 bin dekara kadar düştü. Önümüzdeki yıl bu rakamın 200–250 bin dekara kadar gerilemesini bekliyoruz. Zeytinde de bölgeye göre değişmekle birlikte rekolte kayıpları yaşandı. Ayrıca randıman ciddi şekilde düştü. Normalde 5 kilodan 1 kilo yağ alınırken, bugün 7–8 kilodan ancak 1 kilo yağ elde edilebiliyor. Bunun temel nedeni yine tarımsal kuraklık. İncirde de benzer şekilde rekolte düşüşleri görüldü. Kestanede rekolte çok belirgin düşmese de fiyatlar üreticiyi tatmin etmedi. Benim her zaman dediğim gibi, Aydın’da çay ve fındık dışında hemen her ürün yetişiyor; ancak 2025 yılında yetiştirilen tüm ürünlerde rekolte, verim ve kalite sorunları yaşandı. Üstüne bir de tatmin edici fiyatlar eklenmeyince, 2025 yılı Aydınlı çiftçiler için adeta kabus gibi bir yıl oldu.

Başkan Kendirlioğlu 2025 Aydın tarımını değerlendirdi

“ÜRETİME DEVAM ETMELERİ CİDDİ ŞEKİLDE ZORLAŞIYOR”

Son dönemde ipotekli tarım arazilerinin arttığı konuşuluyor. Buna bağlı olarak borç batağındaki çiftçilerin durumu hakkında neler söylemek istersiniz?
Bugüne kadar konuştuklarımızı özetlediğimizde tablo net: Rekolte düşük, dekara ve ağaç başına verim az, bazı ürünlerde kalite sorunları var. Bunlara bir de düşük fiyatlar eklenince, çiftçimizin kazancı ya çok azalıyor ya da hiç olmuyor. Bu durumda çiftçilerin kullandıkları kredileri geri ödeyip yeniden üretime devam etmeleri ciddi şekilde zorlaşıyor. Çiftçilerimiz genellikle Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri üzerinden, piyasa koşullarına göre daha düşük faizli ve sübvansiyonlu krediler kullanıyor. Ancak bu krediler de yetmeyince, bazı üreticiler diğer bankalara yönelmek zorunda kalıyor. Bu bankalardaki faiz oranları ise Ziraat Bankası’nın neredeyse iki, iki buçuk katı seviyesinde. Bu şartlarda alınan kredilerin geri ödenmesi neredeyse imkânsız hale geliyor. Bu konuyu son bir ay içinde iki kez Tarım ve Orman Bakanlığı’na ilettik. Hem Sayın Bakan’la hem de Bakan Yardımcısı’yla yaptığımız görüşmelerde, sorunun çok ciddi boyutlara ulaştığını ve mutlaka çözüm üretilmesi gerektiğini ifade ettik. Yetkililer, kredi borçlarıyla ilgili erteleme ve taksitlendirme başta olmak üzere bir çalışma yürüttüklerini belirttiler. Bizim talebimiz, kredilerin çok düşük faizle ve sadece erteleme değil, en az üç yıl vadeye yayılarak yeniden yapılandırılmasıdır. Şu an için net bir sonuç almış değiliz; ancak yılbaşına kadar bu çalışmanın sonuçlarının açıklanmasını bekliyoruz.

Başkan Kendirlioğlu 2025 Aydın tarımını değerlendirdi

“BOŞ TARLALARI GÖRMEMİZ MÜMKÜN OLACAK”

2026’da kuraklığa bağlı olarak Aydın’da ürün yelpazesinde değişiklik olur mu?
Evet, bu durum kesinlikle yaşandı. 2025 sezonu artık tamamlandı. Tarla bitkilerine baktığımızda, Aydın genelinde yaklaşık 450 bin dönüm civarında pamuk ekili alan vardı. Ancak tarımsal kuraklık açısından 2026 sezonu için beklentilerimiz maalesef daha da olumsuz. Yılbaşına gelmiş olmamıza rağmen yeterli yağış alınmadı. Bu da 2026’nın, hatta 2025’ten bile daha kurak bir sezon olabileceğini gösteriyor. Bu tablo karşısında çiftçilerimiz tedbir almaya başladı. Bizlerin yönlendirmesiyle birlikte DSİ, Tarım İl Müdürlüğü ve Ziraat Odaları sürekli bilgilendirme yaptı. Özellikle Söke başta olmak üzere, pamuğun yoğun olarak yetiştirildiği ovalarda üreticiler buğday ve kışlık ekimlere yöneldi. Pamuk ise artık sadece kendi imkânı olan, yer altı suyu ya da artezyen kullanabilen üreticiler tarafından ekilebiliyor. Üstelik pamuk fiyatlarının dünya genelinde düşüş eğiliminde olması bu eğilimi daha da hızlandırıyor. Bu nedenle pamuk ekim alanlarının 200–250 bin dönüm tahminimizin de altına düşmesi mümkün. Şu anda Aydın’da üretim deseni daha çok buğday ve buğday sonrası ayçiçeği şeklinde şekilleniyor. Eğer tarımsal kuraklık bu şekilde devam ederse, Aydın tarımında ciddi bir ürün deseni değişimi yaşanacak. Kuru tarıma geçiş artacak ve yaz aylarında, şartlar böyle giderse, boş kalan tarlaları daha sık görmemiz mümkün olacak.

Başkan Kendirlioğlu 2025 Aydın tarımını değerlendirdi

“PROJE İHALE AŞAMASINA GELMİŞ DURUMDA”

2026 için beklentileriniz nedir?
Bizim beklentilerimiz ve umutlarımız hiçbir zaman bitmez. Zaten umut biterse çiftçilik de, üretim de biter. Çünkü çiftçilik son derece meşakkatli bir meslektir. Tohumun toprağa atılmasından çimlenmesine, bakımından sulamasına kadar uzun, zahmetli ve yoğun emek isteyen bir süreçtir. Üstelik tamamen hava şartlarına bağlı bir sektörden söz ediyoruz. Bu nedenle en büyük beklentimiz, Aydın tarımı için hayati öneme sahip olan Dalaman Çayı’nın Kemer Barajı’na bağlanması projesinin hayata geçirilmesidir. Ziraat odalarımızın yoğun çabaları ve Aydın milletvekillerimizin destekleriyle bu proje bugün ihale aşamasına gelmiş durumda. Yetkililerden edindiğimiz bilgilere göre, projenin 2026 yılında yatırıma alınması bekleniyor. Ancak bu, çok büyük bir proje olduğu için hızlı çalışılsa bile tamamlanması 4–5 yılı bulabilir. Daha önce bu projeyi gündeme getirdiğimizde, bazı yetkililer bunun mümkün olmadığını, hatta hayal olduğunu söylemişti. Biz ise buna “çılgın proje” diyorduk. Ancak bugün gelinen nokta, bu tür projelerin ne kadar gerekli olduğunu ortaya koyuyor. Bu süreçte başta Sayın Cumhurbaşkanımız olmak üzere emeği geçen tüm yetkililere teşekkür ediyoruz. Elbette ziraat odalarımızın bu projedeki katkılarını da göz ardı etmemek gerekir.

Başkan Kendirlioğlu 2025 Aydın tarımını değerlendirdi

“ÜRETMEYE DEVAM”

Aydınlı üreticilere yıl sonu mesajınız nedir?
Benim yıl sonu mesajım şu: İnsanlık var olduğu sürece tarım, üreticilik ve çiftçilik asla bitmez. Çünkü her şeysizlik olur ama gıdasızlık olmaz. Raflarda gördüğümüz gıdalar orada yetişmiyor. O ürünler toprağa atılan tohumla başlıyor; çimleniyor, büyüyor, sulanıyor, hasat ediliyor ve pazarlanıyor. O rafa gelmesi en az bir yıl süren, zahmetli bir süreçtir. Biz her şartta üretime devam etmek istiyoruz. Bu sulu tarım olur, kuru tarım olur; yöntemler değişir, teknolojiler değişir ama üretim devam eder. Artık sulama teknolojilerini değiştirmemiz şart. Vahşi sulamadan vazgeçip, damlama ve yağmurlama gibi modern sulama sistemlerine geçmemiz gerekiyor. Dünyada gelişmiş ülkeler bu modeli uzun zamandır uyguluyor. Biz de yavaş yavaş bu noktaya geliyoruz. Ancak bu dönüşüm sadece çiftçinin çabasıyla mümkün değil. Devletin ciddi yatırımlar yapması gerekiyor. Çine–Koçarlı arasında yarım kalan basınçlı sulama projesinin tamamlanıyor olması bizim için çok değerli. Çünkü modern sulama için basınçlı su şart. Bu da çiftçinin tek başına altından kalkabileceği bir iş değil. Son olarak çiftçimize mesajım şudur: Tüm zorluklara rağmen üretime devam.

Muhabir: SEVAL ÖNCÜ