Aydın'da semt pazarında tezgahları gezerek esnafla ve vatandaşla istişarelerde bulunan YENİ Parti Aydın Kadın Kolları Başkanı Ayşe Özdemir, semt pazarında vatandaşın nabzını tuttu. Başkan Özdemir, geçim sıkıntısının artık insanca yaşam mücadelesine dönüştüğünü söyleyerek, "Emekli sadaka, işçi lütuf, asgari ücretli yardım istemiyor. Herkes insanca yaşayabileceği bir gelir istiyor” dedi. Sosyal medya hesabından paylaşımda bulunan Özdemir, adil gelir dağılımının bir lütuf değil, sosyal devletin görevi olduğunu belirterek mevcut ekonomik durumu eleştirdi.

Başkan Özdemir Aydın Pazarının Nabzını Tuttu “Çalışan Insan Açlık Sınırının Altında Yaşıyor” (2)

“Geçim Sıkıntısı İnsanca Yaşam Mücadelesine Dönüştü”

Ekonomik koşullar ve vatandaşların yaşadığı geçim sıkıntısına dikkat çeken Özdemir, açlık ve yoksulluk sınırları ile gelirler arasındaki farkın giderek büyüdüğünü belirterek, "Bugün Türkiye’de milyonlarca insanın önündeki en büyük sorun artık sadece geçim sıkıntısı değil, insanca yaşayabilme mücadelesidir. Açlık sınırı 37 bin TL’yi aşmış, yoksulluk sınırı 120 bin TL’ye dayanmış durumda. Peki gelirler ne kadar? Asgari ücret 28 bin TL, emekli maaşı ise 23 bin TL. Daha ayın başında cebindeki para açlık sınırının altında kalan bir emekçi, emekli, memur nasıl geçinecek? Kirasını mı ödeyecek, elektriğini, suyunu, doğalgazını mı karşılayacak, çocuğunun eğitim masrafını mı karşılayacak, markete gidip mutfak masrafını mı yapacak? Yoksa temel ihtiyaçlarından birinden vazgeçip diğerini mi karşılayacak?" ifadelerine yer verdi.

“Bu Düzen Kimin İçin İşliyor?”

Vatandaşların insanca yaşam sürebilecek bir gelir talep ettiğini vurgulayan Özdemir, yoksulluğun kader olarak kabul edilemeyeceğini ifade ederek, "İnsanlara “sabredin” demek kolay. Ama boş buzdolabının, ödenemeyen faturanın ve biriken borçların içinde yaşamak kolay değil. Emek veren, çalışan, yıllarca prim ödeyen, bu ülkeye alın teriyle hizmet eden insanların yoksulluğa mahkûm edilmesi kader değildir. Emekli sadaka istemiyor, işçi lütuf istemiyor, memur ayrıcalık istemiyor, asgari ücretli yardım istemiyor. Herkes emeğinin karşılığını, insanca yaşayabileceği bir geliri istiyor. Bir ülkede çalışan insan açlık sınırının altında yaşıyorsa, emekli temel ihtiyaçlarını karşılayamıyorsa, milyonlarca aile yoksullukla mücadele ediyorsa artık sormamız gereken soru şudur: Bu düzen kimin için işliyor? Biz, yoksulluğu kader olarak kabul etmiyoruz. İnsanca yaşam herkesin hakkıdır. Adil gelir dağılımı bir lütuf değil, sosyal devletin görevidir" diye konuştu.

Muhabir: Mine Eren