Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Üyesi ve Aydın Ticaret Odası (AYTO) Başkanı Hakan Ülken, televizyon programına konuk oldu. Başkan Ülken Türk özel sektörünün yaşadığı sorunlar ve çözüm önerilerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Başkan Ülken enflasyonla mücadelenin sürdürülmesi gerektiğini ancak reel sektörün yüksek faiz ve kredi kısıtları nedeniyle zorlandığını söyledi. Özellikle KOBİ’lerde kredi kısıtlarının gevşetilmesi, gecelik borçlanmanın yüzde 37’ye çekilmesi ve kredi faizlerinin düşürülmesi gerektiğini belirten Ülken, üretim kapasitesinin ve ihracatçıların korunmasının önemine dikkat çekti. Başkan Ülken, “Bir şirketi zarar batırmaz ama nakit akış döngüsü şirketi sıkıntıya sokar” diyerek işletmelerin finansmana erişiminin kolaylaştırılması gerektiğini belirtti.

“Aksi Halde Çok Ciddi Para Sıkışıklığı Var”

Enflasyonla mücadeleden taviz verilmemesi gerektiğini ancak reel sektörün de korunması gerektiğini belirten Ülken, “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın yılın 3. Enflasyon Raporu’na baktığımızda, yıl sonuna yaklaşıldığı için daha realist bir çerçeve görüyoruz. Piyasa beklentileriyle de örtüşüyor. Enflasyon tahmini yüzde 28’e revize edildi. Ancak gıda ve enerji alanındaki riskler, Merkez Bankası’nın hareket alanını sınırlamaya devam ediyor. İş dünyasının gündemindeki en önemli konulardan biri faiz ve kredi kısıtları. Özellikle KOBİ’lerdeki yüzde 2’lik kredi kısıtının gevşetilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Hem gecelik borçlanmayı 37’ye çekip hem de KOBİ kısıtlarının gevşetilmesi lazım. Aksi halde piyasada çok ciddi bir para sıkışıklığı var. Gün be gün üyelerimizden bunu duyuyoruz. Finansmana erişimin, faiz oranından bağımsız, o kısıtın gölgesinde çok sıkıntı yaşattığı dönemi görüyoruz” ifadelerine yer verdi.

Başkan Ülken enflasyon raporunu değerlendirdi: “Bir şirketi zarar batırmaz nakit akış döngüsü batırır”

“Çözümü Çok Zaman Alır ve Maliyetli Olur”

Enflasyonla mücadeleden vazgeçilmesini istemediklerini aktaran Ülken, “Yüksek enflasyonun zararlarını en çok reel sektör görüyor. Parasal sıkılaşma reel sektörün dayanma gücünü zorluyor. Bu süreçte daha selektif hareket edilmesi gerekiyor. Özellikle KOBİ kredilerinde ve kur kaynaklı maliyet baskısı altında faaliyetlerini sürdüren ihracatçıların öncelenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Talep kaynaklı enflasyonist baskı önemli ölçüde azaldı. Buna karşılık arz tarafında yaşanabilecek sorunlar uzun vadeli sonuçlar doğurabilir. Talebi istediğiniz anda açarsınız ama arzdaki sorunların çözümü çok zaman alır ve maliyetli olur. O nedenle üretim kapasitemizi korumamız gerekiyor” diye konuştu.

Yargıtay’dan milyonlarca çalışanı ilgilendiren karar! Eski kıdem yıllık izinde sayılacak
Yargıtay’dan milyonlarca çalışanı ilgilendiren karar! Eski kıdem yıllık izinde sayılacak
İçeriği Görüntüle

“Nakit Akım Döngüsü Kırılmamalı”

Herkesin bir şekilde elinden geleni yaparak ayakta kalmaya çalıştığını dile getiren Ülken, “Yüksek faiz ortamında elinde nakdi bulunanlar paralarını mevduat ve fonlarda değerlendiriyor. Diğer taraftan finansmana ihtiyaç duyan işletmeler krediye ulaşmakta zorlanıyor. Bu da şirketlerin ödeme ve nakit akış döngüsünü olumsuz etkiliyor. Bir şirketi zarar batırmaz ama nakit akış döngüsü şirketi sıkıntıya sokar. Nakit akım döngüsünü kırmamamız lazım. KOBİ kısıtlarının ivedilikle kaldırılması, gecelik borçlanmanın yüzde 37 seviyesine çekilmesi ve kredi faizlerinin düşürülmesi gerekiyor. İhracatçılarımız pazarlarını kaybetmemek için tüm bu zorluklara rağmen mücadele ediyor. Herkes elinden geleni yapıp ayakta durmaya gayret ediyor” dedi.

Muhabir: MİNE EREN