Aile yapısını güçlendirmeyi hedefleyen yeni sosyal destek adımları kapsamında doğum izninin uzatılmasına yönelik düzenleme gündemin üst sıralarındaki yerini koruyor. AK Parti milletvekilleri tarafından hazırlanan kanun teklifiyle, halen 16 hafta olarak uygulanan ücretli doğum izninin 24 haftaya çıkarılması planlanıyor. Düzenleme hayata geçerse, kamu ve özel sektörde çalışan milyonlarca kadını doğrudan etkileyecek önemli bir değişiklik yapılmış olacak.

Doğum İzni Kaç Gün, Kaç Ay Olacak?
Hazırlık aşamasındaki düzenlemeye göre doğum izni toplamda 24 hafta, yani yaklaşık 6 ay olacak. Yeni modelde;
-
Doğum öncesi izin: 8 hafta
-
Doğum sonrası izin: 16 hafta
şeklinde planlanıyor. Böylece mevcut sistemde toplam 16 hafta olan doğum izni süresi, 8 hafta artırılarak annelere doğumdan sonra daha uzun bir iyileşme ve bebekle vakit geçirme imkânı tanınacak.

Kimler 24 Haftalık Doğum İzninden Yararlanabilecek?
Yeni düzenlemenin kapsamının oldukça geniş tutulması hedefleniyor. Kanun teklifine göre;
-
Kamu ve özel sektörde çalışan işçiler
-
Devlet memurları
-
Akademisyenler
-
Askeri personel
-
Hâkim ve savcılar
-
Kamu İktisadi Teşebbüsleri (KİT) çalışanları
dahil olmak üzere çalışma hayatındaki tüm kadınlar uzatılmış doğum izninden faydalanabilecek.
Düzenleme Meclisten Geçti mi?
Doğum izninin 24 haftaya çıkarılmasına ilişkin çalışma henüz TBMM’den geçmedi. Kanun teklifinin önümüzdeki günlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı’na sunulması bekleniyor. Ardından;
-
Komisyon görüşmeleri
-
Genel Kurul oylaması
-
Cumhurbaşkanı onayı
-
Resmî Gazete’de yayımlanma
aşamalarının tamamlanmasıyla düzenlemenin yürürlüğe girmesi öngörülüyor.
Ne Zaman Yürürlüğe Girmesi Bekleniyor?
Meclis takvimi ve yasama sürecine bağlı olarak, teklifin kısa süre içinde gündeme alınması halinde 2026 yılı içerisinde yürürlüğe girmesi bekleniyor. Resmî Gazete’de yayımlandığı tarih itibarıyla yeni doğum izni sürelerinin uygulanmaya başlanacağı belirtiliyor.

Yeni Doğum İzni Düzenlemesi Neyi Amaçlıyor?
Uzmanlara göre düzenlemenin temel hedefleri arasında;
-
Annelerin doğum sonrası fiziksel ve psikolojik toparlanma sürecini desteklemek
-
Bebeklerin anne bakımından daha uzun süre faydalanmasını sağlamak
-
Çalışan kadınların iş–yaşam dengesini güçlendirmek
-
Kadın istihdamını ve aile yapısını desteklemek
yer alıyor.



