Empati, günümüzde sıkça karşılaştığımız bir kelime. Herkes empatiden bahsediyor. Peki, nedir empati? Empatinin diğer duygulardan farkı nedir? Almanca einfühlung olarak adlandırılan bu kavram, bir nesneyi incelerken ve gözlemlerken kişinin kendini nesneye yansıtması ve nesne ile arasında bir özdeşim kurması durumu olarak tanımlanmıştır. Türkçe karşılığı “eşduyum” ya da “duygudaşlık” olarak ifade edilen ve Türk Dil Kurumu’nun kişinin kendisini başka bir bilincin yerine koyarak söz konusu bilincin duygularını, isteklerini ve düşüncelerini, denemeksizin anlayabilme becerisi olarak tanımladığı empatinin, sosyal davranışları anlama ve insan davranışlarını açıklamada önemli bir role sahip olduğu konusunda çok sayıda uzman görüş birliği içerisindedir.
Kişinin kendini başka bir bilincin ya da daha yalın bir tanımla kişinin kendini başka bir kişinin yerine koyması onun fikirlerini ve duygularını anlamada yeterli değildir. Kişi kendini söz konusu olay karşısında karşısındaki kişi olduğunu hayal etmeli ve bunu yürekten hissetmelidir. Ayrıca bir insana karşı empati duymanın ilk şartı o kişinin kim olduğu, ne yapıyor ve ne yapmak istiyor olduğu hakkında yeterli bilgiye sahip olmaktır. John Steinbeck’in de söylediği gibi “Birisinin sana bir milyon Çinlinin açlıktan öldüğünü söylemesi pek bir şey ifade etmez ta ki o Çinlilerden birini tanıyana kadar.”
ACIMA, SEMPATİ, MERHAMET
Empati çoğu kez acıma duygusu, sempati ve merhamet ile karıştırılır. Bütün bu ifadeler başkalarının ihtiyaçlarına yönelik duyduğumuz duyguları simgeler. Acıma duygusu olumsuz bir duruma maruz kalmış kişiler için hissettiğimiz huzursuzluk duygusudur. Acıma duygusu bazen de karşımızdakini küçümseme ile alakalıdır. Acıma duygusu empati, sempati ve merhametten farklı olarak olayı yaşayan kişiden çok yaşanılan olay odaklıdır.
Sempati genellikle bir yakınımız için duyulan umursama ve sorumluluk duygularıdır. Bu duygular karşımızdaki kişiyi daha mutlu görme isteği ile beraber seyreder. Acıma duygusuna oranla sempati duyduğumuz kişilerle ortak noktalarımız fazladır ve yardım etmek için motivasyonumuz daha yüksektir. Empatiden farkı ise sempatide karşımızdaki insan ile paylaştığımız ortak bakış açısı ya da duygular daha azdır. Genellikle sempati ve empatinin birbirini doğurduğu düşünülür. Fakat bu her zaman geçerli bir durum değildir. Örneğin, acı içerisinde olan bir kedi için sempati duyarız fakat empati duymamız mümkün değildir. Aynı şekilde kurbanları için hiç bir sempati duymayan psikopatlar kurbanlarını ağına düşürürken üstün bir empati yeteneği sergilerler.
Merhamet ise tam anlamıyla acıyı karşımızda acı çeken kişi ile birebir yaşamaktır. Kişi karşısındakinin acısını o kadar derinden hisseder ki, empatiden farklı olarak mutlak olarak duruma müdahale etme ihtiyacı duyar. Empati “senin hissettiklerini seninle paylaşıyorum”, merhamet ise “senin hissettiklerini seninle paylaşmanın ötesinde bu duyguları aynı şiddette yaşıyorum”dur. Merhametin ilk basamağı empatidir, onun üzerine inşa edilir ve özgecilik (fedakarlık) için gerekli olan en önemli etkendir.
CÜMLELERLE DUYGULAR
Acıma, sempati, empati ve merhameti en iyi şekilde anlamak için bu duyguları cümlelerle ifade edelim.
Acıma: “Acı çektiğini görüyor ve anlıyorum”
Sempati: “Acı çektiğini önemsiyor ve daha iyi olmanı diliyorum”
Empati: “Acını hissedebiliyorum”
Merhamet: “Acını dindirmek istiyorum”