İMO Aydın Şubesi’nin 15 Şubat’ta gerçekleştirilen 17. dönem seçimleri, meslek odası tarihinde bir ilke sahne oldu. Daha önce 2022-2024 yıllarını kapsayan 15. dönemde başkanlık görevini yürüten Erbil Gökhan Sözeri, seçimlerde üyelerin çoğunluğunun oyunu alarak yeniden başkan seçildi. Sözeri, Aydın’da başkanlık yaptıktan sonra ara verip yeniden göreve dönen ilk isim olma özelliğini kazandı. Yeni dönemde hayata geçirmeyi planladığı çalışmalara yönelik olarak Aydın Hedef Gazetesi’ne özel açıklamalar yapan Başkan Sözeri, genç mühendisler için oryantasyon, belediyelerde istihdam ve mesleğe adaptasyon konularında da çalışmaları olacaklarını belirtti. ‘Asrın Felaketi’ Kahramanmaraş Depremleri’nin yaşandığı Hatay’daki zarar gören inşaatlarda 2023 yılında 2 ay süren hasar tespit çalışmalarına da aktif katılım sağlayan Sözeri, Aydın’da da deprem risk analizine yönelik konutlardaki hızlı tarama metotlarıyla kapsamlı veriler ortaya koyacaklarını belirtti. Yeni dönemde öncelikli hedeflerinin Aydın’daki belediyeleri 'Hızlı Tarama Yöntemi' konusunda sürece dahil etmek olduğunu belirten Sözeri, kentteki yapı güvenliğinin önemine de dikkat çekti.

“TOPLUMA KARŞI SORUMLULUĞUMUZ VAR”
İMO Aydın Şubesi'nin 1994 yılında kurulduğunu belirten Başkan Sözeri, 15 Şubat'ta gerçekleşen seçimin 17. dönem seçimi olduğunu söyledi. Aydın'da İMO tarihinde bir ilk yaşandığını anlatan Başkan Sözeri, “Daha önce başkanlık yapıp ara verdikten sonra göreve dönen ilk başkan olma özelliğini kazandım. Bu da benim için mutluluk vericiydi. Bin 833 üyenin oy kullanması hakkı olan bir meslek odası seçimiydi. Katılım güzel gerçekleşti. Beklentimiz ölçüsünde gerçekleşti. Biz seçim dönemi içerisinde de gerçekten üyelerimizden çok sıcak temas içerisindeydik. O temastan hep bizim de bir söylemimiz vardı. Üyelerin sevgisiyle bu sandığa gireceğiz. Onlara olan sevgimiz ve topluma olan saygımızla sandıktan çıkacağız. Hem seçim döneminde hem de seçim döneminin öncesinde de bizim bu mesleğe karşı, yani bu topluma karşı bizim sorumluluğumuz vardı. Bu sorumluluk nereden geliyor? Biz bu toplumun okuyanları, aydınları olarak, münevverleri olarak bu topluma, insanlara göstermekte olduğumuz bir sorumluluğumuz var. Biz de bunun gereğini yerine getirmek adına seçimlerde aday olmuştuk” dedi.

“İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ TOPLUM MÜHENDİSLİĞİDİR”
İnşaat mühendisliğinin yalnızca bina yapımıyla sınırlı olmadığını belirten Sözeri, mesleğin toplumun her alanına dokunduğunu söyledi. Ulaşım, altyapı, baraj, havaalanı, demiryolu ve yapı güvenliği gibi birçok alanın inşaat mühendisliğinin kapsamına girdiğini hatırlatan Sözeri, “İnşaat mühendisliği çok eski bir meslek. Hatta İngilizcesi toplum mühendisliği anlamına gelen civil engineer. Mesela toplumda sivil polis derler. Yani toplumun içerisinde, halkın içerisinde anlamına gelir. Türkçesi inşaat mühendisliği olduğu için bazı alanlarda inşaat mühendisliği sadece inşaat, bina yapan, demir kalıp betonu olarak düşünen arkadaşlarımız da var. Kamuoyunda böyle bilinen bir yönümüz de var ama inşaat mühendisliği dediğimiz gibi toplum mühendisliğidir. Yani yol trafiğinden, barajdan, havaalanından, trenden, demir yolundan, karayolundan, ulaşımdan, ondan sonra zeminden, binadan, yapıdan, bütün bu çalışma alanları inşaat mühendisliğinin branşları. Bizim de bu konularda tabii söyleyeceklerimiz vardı. O söylemleri yerine getirmek için aday olduk. Arkadaşların, üyelerin tercihleriyle de bir seçimi başarı ile tamamladık” diye konuştu.

“MESLEĞE ADAPTASYONLA İLGİLİ ÇALIŞMALARIMIZ OLACAK”
Yeni dönemde hayata geçirmeyi planladığı çalışmaları da açıklayan Sözeri, genç mühendisler için oryantasyon ve mesleğe adaptasyon eğitimleri düzenleyeceklerini belirterek, “Son yıllarda özellikle 2019 yılları etrafında kontenjanların çok artmasından dolayı yeni üye sayısı çok arttı. O zaman 12 bin-12 bin 500 civarında öğrenci alıyordu üniversiteler. O mezunlar son birkaç yıldır üniversitelerini bitirip mesleğe atıldılar. Son yıllarda ekonomik sebeplerden dolayı, inşaat sektöründeki duraksamadan dolayı birçok meslektaşımız iş bulmada veya çalıştıklarında istedikleri ücreti alma konusunda bayağı sıkıntı yaşadılar. YÖK’ün de birkaç yıldır devam eden bir politikası vardı. Az öğrenci yerleşen veya hiç yerleşmeyen bölümleri kapattılar. Birçok yerde de kontenjanları falan düşürdüler. Nitekim en son 3 bin 600 öğrenci üniversiteleri inşaat mühendisliği bölümüne yerleşti. Bu bizim için bir öncü bir göstergedir. Bundan sonraki birkaç yıl içerisinde üye sayıları biraz stabil hale gelecek. Bu da bizim kısa bir dönem içerisinde tekrardan mühendis olarak daha iyi pozisyonlara geleceğimizi anlamda taşıyor. Bu dönem içerisinde neyi yapacağız? Mesela genç inşaat mühendisliği meslektaşlarımızın oryantasyon eğitimi şeklinde eğitimlerini alarak mesleğe adaptasyonla ilgili çalışmalarımız olacak” ifadelerini kullandı.

“BELEDİYELERE İSTİHDAM İÇİN ÇABA SARF EDECEĞİZ”
Aydın’ın birkaç belediyesinde inşaat mühendisi çalıştırılmadığını belirten Başkan Sözeri, “Biz belediyelerde biri imar servisine, biri de fen işlerinde olmak üzere, iki inşaat mühendisliğine istihdam edilmesine ilgili ciddi anlamda çaba sarf edeceğiz. En az iki tane inşaat mensubunun çalışmasıyla ilgili bir çaba sarf edeceğiz. Çünkü fen işleri dediğimiz nedir? Altyapı hizmetlerinin yürütüldüğü bir bölümdür. Burada illa bir inşaat mensubu olması gerekiyor. Diğeri imar servisi dediğimiz, binalara ruhsat veren bir servistir. Yapılaşmaya direkt etkileyen bir servistir. Burada da yapılacak binaların fırsat verilmesi ve denetim aşamasında illaki bir inşaat merkezinde olması gerektiği düşüncesindeyiz. Günün Türkiye'sinde de artık 2026'nın Türkiye'sinde Aydın’da da bir ilçe belediyesinde bir inşaat mühendisinin çalıştırılmaması bizim kabul edebileceğimiz bir durum değil. Mutlaka en az iki tane inşaat mühendisi çalıştırılması ile ilgili bir çabamız olacak” sözlerine yer verdi.
“DEPREMLE İLGİLİ ÇALIŞMAMIZ OLACAK”
Deprem gerçeğine de dikkat çeken Sözeri, 2023’te Kahramanmaraş’ta yaşanan depremlerin ardından yapı güvenliğinin öneminin bir kez daha ortaya çıktığını belirtti. Bu kapsamda mevcut yapıların hızlı tarama yöntemleriyle incelenmesine yönelik çalışmalar yürüteceklerini ifade eden Sözeri, “Özel sektörde çalışan arkadaşlarımızın sıkıntıları var. Özellikle şantiye şefliği üstlenen meslektaşlarımızın sıkıntıları var. Çok düşük ücretlerle çalışıyorlar. Yani almış oldukları riskler de çok fazla. O riskin karşılığında ücretlerini alabilmeleri için hem kamuoyu oluşturmak hem de onlara bilgi vermek konusunda çalışmalarımız olacak. Özel sektörde, kamuda çalışan arkadaşlarımız var. Onların bilgi birikim, tecrübelerini arttıracak faaliyetlerimiz olacak. Yani üyelerimizin iyi günde, kötü günde yanında olmak için her türlü faaliyeti göstereceğiz. Bir de biliyorsunuz 2023 yılında ülkemizde gerçekleşen depremlerde ciddi kayıplar yaşadık. Yani bu kayıpların azaltılmasıyla ilgili tedbirler konusunda bir çalışmamız olacak. Bazı illerde inşaat mensubu odası şubesinin delegelerinden yapmış olduğu protokoller kapsamında hızlı tarama metotları dediğimiz metotlar var. Bu metotlarla mevcut yapılarına ve materyaller çıkartılıyor. Olası bir depremde nasıl hasar göreceklerine ilgili bir veri data oluyor kamunun önünde. Bunun Aydın’da da olması için ciddi çalışmalarımız olacak” şeklinde konuştu.

AYDIN’DA ÖNCELİK VERİLECEK YERLERİ SIRALADI
Yeni dönemde öncelikli hedeflerinden birinin de belediyeleri 'Hızlı Tarama Yöntemi' konusunda ikna ederek ortak çalışmalar yürütmek olacağını vurgulayan Sözeri, “Türkiye’de değerli hocalarımızın geliştirdiği bu bilimsel metot binalarda herhangi bir tahribat yapmadan binanın yaşı, çıkma durumu, kısa kolon varlığı, kat yüksekliği ve 'yumuşak kat' gibi teknik parametreler üzerinden veri girişi yaparak kapsamlı bir risk analizi sunuyor. Özellikle yapılaşmanın eski olduğu bölgelerde bu yöntemle çok değerli sonuçlar elde ediyoruz. Ancak bu çalışmanın tüm il genelini kapsamasının ekonomik ve rasyonel olmayacağı kanaatindeyiz. Bu noktada önceliğimizi 'dezavantajlı' olarak tanımladığımız; şehir merkezinde kalan, ulaşımın aksamaması gereken, nüfus yoğunluğunun yüksek, yapı stokunun eski ve teknik açıdan riskli yani yüksek katlı veya yumuşak katlı binaların olduğu bölgelere vereceğiz. Bu alanlarda yapılacak çalışmalar çok daha ekonomik ve uygulanabilir olacaktır” dedi.
“DEPREM BİLİNCİ İÇİN KAMUOYU OLUŞTURMALIYIZ”
Depremle mücadelenin sadece bir meslek odasının ya da teknik insanların tek başına yürütebileceği bir süreç olmadığını da belirten Sözeri, “Bu mücadeleyi ancak kamuoyunu sürece dahil ettiğimizde başarıya ulaştırabiliriz. Toplumda genel olarak bir değişim direnci mevcut diyebilirim. İnsanlar maalesef yaşadıkları konutun riskli olduğu gerçeğini kabullenmekte zorlanıyorlar. 'Yıllardır deprem oluyor ama binama bir şey olmadı' gibi varsayımlarla hareket ediliyor. Bu direnci kırmak ve doğru bilinci topluma aktarmak ancak güçlü bir kamuoyu oluşturmakla mümkündür. Bizim oda olarak tek başımıza çabalamamız yeterli olmaz; bu noktada basınımıza da büyük sorumluluklar düşüyor. Deprem gerçeğini halkımıza doğru anlatabilmek adına basın mensuplarımızın desteği bizim için hayati önem taşıyor” ifadelerini kullandı. HABER MERKEZİ





