Aydın'ın Kuşadası ilçesine bağlı Türkmen Mahallesinde devam eden otel inşaatı sırasında yerkayması ve toprak çökmesi meydana geldi.
İnşaat sahası önünde yer alan kıyı şeridinin dolgu ve kazı çalışmaları ile tahrip edildiği gerekçesiyle sivil toplum kuruluşları şikayette bulundu. İnşaat firması ise iddiaları reddederek, yağışlara bağlı olarak zeminin zayıfladığını savundu.
KAPSAMLI RAPOR HAZIRLANDI
Konuyla ilgili açıklamalara bulunan TMMOB Mimarlar Odası Kuşadası Temsilciliği, yerkayması ve yol çökmesi olayının yalnızca zemin problemi olmadığını kaydederek mühendislik ve kamusal denetim süreçlerini sorguladı.
Odadan yapılan açıklamada, "Söz konusu parsel, doğal topoğrafyası itibarıyla eğimli ve jeoteknik açıdan hassas bir yamaç karakteri göstermektedir. Teknik incelemeler, alanda doğal stabilite açısının sınırlı olduğunu, zemin yapısının ayrışmış ve düşük dayanımlı birimlerden oluştuğunu ve bu tür zeminlerin derin kazı müdahalelerine karşı son derece kırılgan davrandığını ortaya koymaktadır. Buna karşın, yüksek miktarda hafriyat gerektiren bir proje kapsamında şev geometrisinin doğal denge sınırlarının çok ötesine taşındığı anlaşılmaktadır" denildi.
"BEKLENEN BİR SONUÇ"
Raporun devamında şu ifadeler yer aldı:
"Yapılan kazı müdahalesiyle birlikte yamaçta doğal topuk desteğinin ortadan kaldırıldığı, eğimin kritik değerlerin üzerine çıkarıldığı ve bu durumun şev stabilitesini belirleyici biçimde zayıflattığı görülmektedir. Özellikle yoğun yağış sonrası gelişen zemin doygunluğu ve boşluk suyu basıncı artışı, zaten zayıflatılmış olan şev sistemini kayma noktasına taşımıştır. Bu tür bir kaymanın öngörülemez veya olağanüstü bir doğa olayı olarak değerlendirilmesi teknik açıdan mümkün değildir. Aksine, bu sonuç; yeterli şev stabilite analizlerinin yapılmaması, derin kazı destek projelerinin uygulanmaması ve kademeli, kontrollü kazı prensiplerine uyulmaması halinde ortaya çıkması beklenen mühendislik sonucudur. Kentler, telafisi mümkün olmayan jeoteknik hataların denetleme alanı değildir."





