Öz Orman-İş Sendikası Genel Başkanı Settar Aslan, yükselen sıcaklıklar ve artan kuraklık riski karşısında orman yangınlarına dair kritik açıklamalarda bulundu. Aslan, özellikle bu yıl kış ve ilkbahar yağışlarının fazla olması nedeniyle orman zemininde oluşan yoğun ot ve çalı örtüsünün, yangın riskini geçmiş yılların çok üzerine çıkardığını vurguladı.

"Barut Gibi Yanıcı Hale Gelecek"
Yağış bereketiyle birlikte gelen gizli tehlikeye dikkat çeken Aslan, “Bu yıl yağışlar oldukça fazla oldu. Yağış berekettir ama beraberinde ciddi bir risk de getiriyor. Çünkü orman diplerinde, yol kenarlarında, makilik alanlarda çok yoğun çalı, çırpı ve kuru ot oluştu. Havaların aşırı ısınmasıyla birlikte bu örtü adeta barut gibi yanıcı hale gelecek. Bu nedenle özellikle orman yoğunluğu bulunan şehirlerimizde valiliklerimizin kontrolsüz giriş çıkışlara izin vermemesi, riskli bölgelerde orman girişlerini geçici olarak yasaklaması büyük önem taşıyor.” ifadelerini kullandı.
Yangınların Yüzde 98’i İnsan Kaynaklı
Türkiye’de son 5 yılda çıkan orman yangınlarının bilançosu tehlikenin boyutunu ortaya koyuyor. Resmî verilere göre; 2020 yılında 3 bin 413, 2021 yılında 2 bin 793, 2022 yılında 2 bin 160, 2023 yılında 2 bin 579 ve 2024 yılında 3 bin 797 yangın çıktı.
Uzman raporları ve Orman Genel Müdürlüğü verilerine göre bu yangınların yaklaşık yüzde 84 ila yüzde 98’inin insan kaynaklı olduğu belirtildi.
Bu vahim tabloya da dikkat çeken Aslan, “Demek ki mesele sadece sıcak hava değil. İnsan ihmali, dikkatsizlik ve bilinçsizlik en büyük tehdit. Atılan bir sigara izmariti, yol kenarına bırakılan bir cam şişe, kontrolsüz yakılan anız ya da bilinçsizce yapılan piknikler binlerce hektar ormanı yok edebiliyor. Yangın çıktıktan sonra verilen mücadele çok daha ağır ve maliyetli oluyor. Yangından önce alınacak tedbirler, yangın sonrası harcanacak emeğin ve maliyetin kat kat önüne geçer.” diye konuştu.
“Anız Yakma Kültürü Terkedilmeli”
Özellikle anız yakmanın verdiği zararlara vurgu yapan Başkan Aslan, “Anız yakmanın toprağa hiçbir faydası yoktur. Aksine toprağın organik yapısını bozuyor, verimi düşürüyor, faydalı mikroorganizmaları yok ediyor. Bir kıvılcım kilometrelerce alanı yakabiliyor. Her yıl tarım arazilerinden başlayan birçok yangın ormanlara sıçrıyor. Bu kültür artık tamamen terk edilmelidir.” dedi.
Piknikçilere Kritik Uyarı
Vatandaşlara da önemli çağrılar yapan Aslan, “Ormana bırakılan plastikler, cam parçaları, mangal közleri büyük felaketlere neden oluyor. Özellikle cam kırıkları güneş ışığını mercek gibi yansıtarak yangın başlatabiliyor. Vatandaşlarımız piknik sonrası alanı temiz bırakmalı, ateşi tamamen söndürmeden bölgeden ayrılmamalıdır. Unutulmamalıdır ki orman sadece ağaç değildir. Orman; nefesimizdir, suyumuzdur, geleceğimizdir, yaban hayatıdır.” şeklinde konuştu. Aslan açıklamasını, “Yeşil Vatan’ı korumak sadece orman işçisinin değil, 86 milyonun ortak sorumluluğudur.” ifadesiyle tamamladı.





