Aydın Hedef Gazetesi'nden Betül Ulaşzade'nin haberine göre; Eğitim-İş Aydın Şube Başkanı Şaban Özdemir, Ortadoğu’da ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla tırmanan gerilime ilişkin yazılı bir açıklamada bulundu. İsrail ve ABD’nin cumartesi günü İran’a yönelik düzenlediği hava saldırıyla, Ortadoğu’da uzun süredir biriken gerilim açık çatışmaya dönüşerek dünya gündemine oturdu. İran Kızılayı’na göre saldırılarda 200’den fazla kişi hayatını kaybederken İran’ın dini lideri Ali Hamaney'in öldürüldüğü bildirildi. Tüm bu gelişmeler arasındaysa en çarpıcı ve tepki gören konu saldırılarda okulların bombalanmasıydı. Eğitim-İş Aydın Şube Başkanı Şaban Özdemir, konuyla ilgili açıklamasında özellikle bu duruma dikkat çekerek okulların askeri hedef haline getirilmesini sert sözlerle eleştirdi
“EMPERYALİST SALDIRGANLIĞI KINIYORUZ”
Bu durumun insanlığa karşı işlenmiş en ağır suç olduğunu aktaran Özdemir, “Ortadoğu’da ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarıyla birlikte bölge fiilen yeni bir savaşın içine sürüklenmiştir. Bu savaş; doğrudan milyonlarca insanın yaşamını tehdit eden, ağır insani sonuçlar doğurabilecek büyük bir yıkım sürecidir. Savaşların bedelini ise her zaman olduğu gibi en savunmasız kesimler; çocuklar, kadınlar, yoksullar ve emekçiler ödemektedir. Bir okulun bombalanması sonucu onlarca çocuğun hayatını kaybetmesi ve yüzlercesinin yaralanması, yaşanan vahşetin boyutunu açıkça göstermektedir. Okullar; silahların, askeri hesaplaşmaların ve güç mücadelelerinin değil, bilimin, aklın ve geleceğin mekânıdır. Çocukların bulunduğu eğitim kurumlarının hedef alınması insanlığa karşı işlenmiş ağır bir suçtur. Eğitim alanlarının savaşın parçası haline getirilmesi hiçbir koşulda kabul edilemez” dedi.

“YURTTA BARIŞ, DÜNYADA BARIŞ”
Savaş zamanlarında hedef alınmaması gereken yerleri sıralayan Özdemir, “Okullar, hastaneler ve sivillerin yaşam alanları asla hedef alınamaz. Sivil yerleşimlerin vurulması, masum insanların hayatını kaybetmesi uluslararası hukukun açık ihlalidir ve insanlık vicdanında hiçbir meşruiyeti yoktur. ABD ve İsrail’in “güvenlik”, “önleyici saldırı” ya da “demokrasi getirme” söylemleri tarihin defalarca yalanladığı gerekçelerdir. Ortadoğu’ya yönelik müdahalelerin hiçbirinin gerçek amacı demokrasi ve özgürlük olmamıştır. Bu müdahalelerin arkasında jeopolitik çıkarlar, enerji kaynakları, bölgesel güç dengeleri ve küresel hâkimiyet hesapları bulunmaktadır. Irak’tan Filistin’e, Suriye’den bugün İran’a uzanan tablo bunun açık kanıtıdır” ifadelerine yer verdi.

“İNSANLIĞIN YARARINA DEĞİLDİR”
Savaşlarda kaybedenlerin insanlık olduğunu dile getiren Özdemir, “Ancak gerçekler bütünlüklü görülmelidir. İran’da yıllardır süren baskıcı yönetim anlayışı, demokratik hakların sınırlılığı ve özgürlüklerin kısıtlanması da ülkeyi kırılgan hale getirmiştir. Bir ülkenin yönetimi ancak o ülkenin insanlarının iradesiyle değiştirilebilir; dış müdahale, bombardıman ve savaş yoluyla demokrasi kurulamaz. Emperyalist saldırılar da otoriter yönetimler de insanlığın yararına değildir. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta barış, dünyada barış” ilkesi bugün her zamankinden daha hayati bir yol göstericidir. Vatan savunması dışında savaş politikalarının insanlığa yıkım getirdiği tarih boyunca defalarca görülmüştür. Savaşlarda kazanan silah lobileri ve güç odakları olur; kaybeden ise insanlıktır” diye konuştu.
“KARŞI ÇIKMAYA ÇAĞIRIYORUZ”
Tüm dünya kamuoyunu bu saldırılara karşı tepki göstermeye davet eden Özdemir, “Eğitim-İş olarak altını çiziyoruz: Çocuklar bombaların gölgesinde değil; barış içinde, güvenli okullarda eğitim görmelidir. Yaşam hakkını, eğitim hakkını ve güvenli gelecek hakkını savunmak insanlığın ortak sorumluluğudur. Tüm dünya kamuoyunu bu saldırılara, bu cinayetlere ve emperyalizmin savaş projelerine karşı çıkmaya çağırıyoruz. Tüm ülkelere; insan iradesine dayanan demokrasiyi, temel hakları ve özgürlükleri güçlendirme sorumluluğunu hatırlatıyoruz. İnsanlığın ortak geleceği savaşta değil barıştadır” dedi.





